31 Ocak 2010 Pazar

Füzeyle Bisiklet Vurmak, Muhriple Sandal Kovalamak

Bir süre önce, İngiliz Kraliyet Donanması’nda görev yapmış emekli bir subayla sohbetimde çok ilginç bir anekdot dinledim. Kendisinin aktardığına göre, Afganistan’daki İngiliz birliklerinin halen en çok sarfettikleri mühimmatın başında Javelin güdümlü tanksavar füzesi gelmekte imiş. Bu füzelerin de en çok kullanıldıkları hedefler, motosiklet ve bisiklet kullanan, RPG roketatarları ile silahlanmış Taliban / El Kaide militanları imiş. Cepheden saldırırken görece hızlı hareket eden ve çok ince bir hedef teşkil eden bu militanların piyade tüfeği ve makinalı tüfeklerle etkisiz hale getirilmesi çok zor olduğundan, çoğunlukla uzak mesafeden güdümlü tanksavar füzesi ile ateş edilmekte imiş (Nitekim İngiltere kısa süre önce Raytheon’a 176 Milyon Dolar karşılığı 1,300 adet Javelin füze siparişi verdi. Teslimatların 2012’ye kadar tamamlanması öngörülüyor).

Konuştuğum emekli subay, tank ve koruganlara karşı kullanılmak için tasarlanan füzelerin bisiklet gibi asimetrisi yüksek hedeflere karşı ateşlenmesinin ilk bakışta çok komik göründüğünü ancak birliklerin başka çarelerinin olmadığını söyledi.

Bu örnek aslında, modern orduların karşı karşıya oldukları meydan okumanın ulaştığı boyutu çok güzel özetlemekte. Javelin gibi füzeler tankları, Fulda Ovası’na akan Sovyet / Varşova Paktı tanklarını durdurmak için tasarlanmıştı. Bisiklet üzerindeki RPG’li, sivil kıyafetli militanları değil.

Benzer bir durumu Aden Körfezi’nde gözlemek mümkün. Dünyanın dört bir yanından gelmiş irili ufaklı savaş gemileri, bu bölgeden geçen ticaret gemilerinin güvenliğini sağlamak için devriye geziyorlar. Ticaret gemilerine yönelmiş olan tehdit ise, Somalili deniz korsanları. Çoğunlukla “Skiff” adı verilen süratli ve küçük teknelerle saldıran korsanlar, zaman zaman çok cüretkâr saldırılar düzenliyor, gemilere çıkıp personeli rehin alıyor ve fidye karşılığı serbest bırakıyorlar. Muhripten korvete çeşitli gemiler, helikopterler, RHIB botlar ve deniz komandoları ile birlikte gece gündüz Skiff peşinde koşuyorlar. Bir Arleigh Burke muhribini skiff peşinde tahayyül etmek çok güç, ama gerçek bu. O kadar ki, skiff’ler çoğunlukla radara, o son teknoloji ürünü radarlara yakalanmıyor: Çünkü skiff’ler, çevrelerindeki dalgalardan çok daha yüksek değil ve çok inceler. Son teknoloji ürünü atış kontrol sistemlerinin ekranlarında bir martıdan ya da kuvvetli bir dalgadan çok farklı bir iz bırakmıyorlar. Ancak o teknenin üzerindeki birkaç korsanın yaratacağı moral ve ekonomik etki misliyle büyük olabiliyor.

Öte yandan şurası da son derece ilginçtir ki, korsanlarla mücadele etmek, daha doğrusu korsanları savuşturmak için muazzam paralarla yeni sistemler alınıyor, görev güçleri oluşturuluyor, yeni taktik ve teknolojiler deneniyor ama sorunun köküne, Somali’deki devlet otoritesinin yokluğuna ilişkin en ufak bir eylem dahi gerçekleştirilmiyor. Sonuçta her şey maliyet hesabına dayanıyor değil mi?

Asimetri mi demiştiniz?

2007’de Estonya ve 2008’de Gürcistan’ın tecrübe ettiği üzere, bir grup kararlı bilgisayar korsanının başarabileceği şeylerin boyutunu öngörmek son derece zor.

Bir anıtın yerinin değiştirilmesi ve takip eden diplomatik kriz, Rusya ile Esyonya’yı siber savaşa sürükledi. Kamu işlemlerinin neredeyse tamamen internet ortamında yürütüldüğü Estonya, Rus “hacker”ların kararlı saldırısına maruz kaldı. Ülkenin tüm bilişim altyapısı felç oldu, kamu hizmetleri ciddi biçimde sekteye uğradı. Bu saldırılardan sonra sibersavaşın yıkıcı etkisinin farkına vara Estonya Savunma Bakanlığı, ülkede bir Siber Savaş Mükemmeliyet Merkezi kurarak hem kendi personeline hem de NATO müttefiklerine bu alandaki tecrübesini aktarıyor, müşterek projeler ile karşı tedbirler geliştiriyor.

2008 Ağustos’unda Gürcistan’ın tek taraflı bağımsızlık ilan eden Güney Osetya’ya karşı giriştiği harekât ve akabinde Rusya’nın müdahalesi ile patlak veren Kafkasya Savaşı, kısa ancak oldukça kanlı çarpışmalara sahne oldu. Rusya’nın paralel olarak yürüttüğü siber operasyonlarda bu sefer daha yaratıcı taktikler kullanıldı: Tecrübeli ya da donanımlı olmayan, orta seviye bilgisayar kullanıcılarının bile kolayca çalıştırabileceği “hacker programcıklar” Rus forum ve paylaşım sitelerinde dağıtılarak, deyim yerindeyse paralı siber askerler devşirildi. Böylece Gürcü kamu ve askeri bilişim ağlarına saldırı düzenleyen Rus siber cephesi genişletildi.

Bilgi, yeni yüzyılda savaşların hem cephanesi hem de amacı olacak. “Ağ merkezli muharebe”, “ağ destekli yetenek”, “siber savaş” ve sair renkli tanımların, terminoloji kokteyllerinin odağında tek bir hedef var aslında: Bilgiyi toplama, değerlendirme ve eyleme geçme döngüsünü hasmından daha çabuk gerçekleştiren taraf, yeni nesil savaşların galibi olacaktır. Ve adına ister ağ merkezli savaş ister siber savaş deyin, yeni yüzyılın savaşları, bu döngüyü daha çabuk tamamlama mücadelesi şeklinde gerçekleşecek.

Mesele savaş alanındaki tüm unsurları birbirine muhabere sistemleri ile bağlamaktan ibaret değil aslında.

Etiketler: , , ,

08 Aralık 2009 Salı

Terörizmde Yeni Boyut: Deniz Korsanlığı - Güncelleme

Dışişleri Bakanlığı'ndan, Bilgi Edinme Talebi'me istinaden 4 Aralık günü gelen cevap:


    Somali Geçici Federal Hükümeti (GFH),  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1897 (2009) sayılı kararı çerçevesinde korsanlık ve deniz haydutluğu ile mücadele konusunda ülkemiz dahil uluslararası toplumla işbirliği yapmaktadır. Bu işbirliğinin çerçevesi sözkonusu kararda ve BM Genel Sekreteri’nin dönemsel raporlarında belirtilmektedir. Sözkonusu Güvenlik Konseyi kararına ve Genel Sekreter’in ilgili dönemsel raporlarına Birleşmiş Milletler’in internet sitesinden ulaşılması mümkündür.

Etiketler: ,

28 Kasım 2009 Cumartesi

Terörizmde Yeni Boyut: Deniz Korsanlığı


Somali bir "failed state"; yani somut bir hükümet otoritesinin bulunmadığı bir ülke. Bu otorite boşluğu da deniz korsanlarının gideek daha cüretkar eylemlere girişmesine ve bölgedeki deniz ticaretinin aksamasına neden oluyor. Somali - Aden Körfezi oldukça işlek bir deniz ticaret hattı üzerinde. Yani Somali'de etkin bir devlet otoritesinin bulunmaması, dünya ticaretini, pek çok ülkenin ekonomisini, bölge güvenliğini doğrudan tehdit ediyor.

Bir ülkeye çok uluslu bir "barışı tesis etme ve koruma" görevi düzenlemek için bundan daha somut bir gerekçe bulunabilir mi? 1993'te yaşananlar bu kadar mı travmatik izler bıraktı ABD ve Batı'nın hafızasında?

Şimdi en son İspanyol sivil güvenlik şirketleri (PMC'ler) İspanyol bandıralı ticaret gemilerine güvenlik elemanı yerleştirmeye başlamış. Mesele hukuki açıdan tam bir saçmalığa dönüşmek üzere.

Peki neden? Cidden, neden? Neden bütün dünya, "istemem yan cebime koy" dermiş gibi bu kedi-fare oyununa devam etmeye bu kadar hevesli?

Konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığı'na ilettiğim Bilgi Edinme Talep formu:

Başvuru Tarihi: 25.11.2009 / Başvuru Sayısı:352908

Sayın yetkili,

Deniz korsanlığı oldukça güncel ve yoğun bir tehdit olarak pek çok ülkenin ekonomik çıkarlarını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır.

Bu kapsamda Somali'nin Aden Körfezi açıklarında artan deniz korsanlık ve haydutluk faaliyetleri, pek çok ülkenin ticaret gemisine ve personeline zarar vermiş, pek çok ülkenin askeri gemileri ile bölgeye devriye gücü göndermesine neden olmuştur. Bu bağlamda Türkiye'nin de CTF-151 görev gücüne aktif katılımı, deniz korsanlığına karşı askeri alandaki çaba ve gayretleri malumdur.

Bu bağlamda,

1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, deniz korsanlığı ile mücadele amacı ile, Somali Cumhuriyeti ile deniz haydutluğu ve korsanlığına karşı işbirliği amacı ile imzalamış olduğu protokol, anlaşma ve benzeri metinlerin bulunup bulunmadığı, eğer bulunuyorsa birer kopyalarının tarafıma ulaştırılması,

2. Somali Cumhuriyeti'nin Türkiye Cumhuriyeti ile ya da Türkiye Cumhuriyeti'nin üyesi olduğu uluslararası kurum ve kuruluşlarla bu konuda herhangi bir işbirliği içinde bulunup bulunmadığı ile ilgili bilginin tarafıma ulaştırılması

hususlarında gereğinin yapılması için saygılarımla arz ederim.

M. Arda MEVLÜTOĞLU


Bu da İspanyol güvenlik firmalarının Aden Körfezi'ne gidecek ticaret gemilerinde görev almaları ile ilgili haber metni:

Jane's Navy International

Spain arms ships with private security guards

David Ing

The first armed private security guards to be carried in Spanish-flagged merchant vessels were expected to head for the Indian Ocean this week after the Spanish government approved the relevant legislation.

The decree was passed a few weeks after Somali pirates seized the crew of a Basque ship that was fishing in the Indian Ocean on 4 October. Spain is holding two suspected pirates.

Allowing armed private agents on board merchant ships is intended to have a "dissuasive effect" on pirates, according to Spain's deputy prime minister, María Teresa Fernández de la Vega.

The change in the law came after the government turned down calls from fishing fleet operators to deploy Spanish marines on board commercial vessels. The International Maritime Organisation has strongly discouraged the use of firearms on board commercial vessels.

It will permit the "use of adequate armament to comply effectively with the task of protection and prevention" in areas of "severe risk". Ship owners have referred to the carriage of heavy machine guns, but the weapons to be used in each case will be subject to conditions laid down by the Ministries of Defence and the Interior, said Fernández de la Vega.

The first agents were due to fly out to join the fishing vessels in the Seychelles after more than 70 candidates were put though a training course involving the armed forces in Cartagena.

Etiketler: ,

05 Nisan 2006 Çarşamba

Korsanlar!

Yok artık o eski çengel kollu, tahta bacaklı Long John Silver'lar... Teknoloji gelişip devir değişince korsanlık da çağ atladı. Artık korsanlar RPG-7'li, AK-47'li ve gemileri de Hispaniola değil, motor botlar, sürat tekneleri.. Özellikle Hint Okyanusu ve Uzakdoğu'da korsanlık, ticaret açısından büyük tehdit. Zira başta elektronik eşya olmak üzere kaçakçılık ve karaborsa ile yasadışı göç ve insan ticaretini besleyen, ve bunlardan beslenen bir tehdit haline gelmiş durumda. Ülkelerin ulusal güvenliklerini tehdit edebilecek boyutlarda hem de.. İşte en son örnek:


Navy: Pirates Hijack S. Korean Ship
Associated Press | April 05, 2006
WASHINGTON - Pirates captured a South Korean-flagged fishing vessel off the coast of Somalia on Tuesday and efforts by a U.S. Navy ship and a Dutch vessel to intervene were abandoned when members of the South Korean crew were threatened with guns and the ship slipped into Somali territorial waters, the Navy said.

Cmdr. Jeff Breslau, spokesman for the U.S. Navy's 5th Fleet in Bahrain, said he did not know the number of crew aboard the South Korean vessel, the Dong Won.

It was the latest in a series of incidents off the coast of Somalia. On March 18, two U.S. Navy ships exchanged gunfire with suspected pirates, killing one and wounding five. No U.S. sailors were injured. Somalis involved in that incident later claimed they were patrolling Somali waters to stop illegal fishing when the U.S. ships fired on them.

On Tuesday morning, naval ships patrolling international waters in the Persian Gulf region as part of an international Maritime security mission received a radio distress call from the Dong Won, which reported that it had been fired upon about 60 miles off the coast of Somalia, according to a statement issued by 5th Fleet.

Some hours later the guided missile destroyer USS Roosevelt and the Dutch ship HNLMS Zeven Provincien arrived at the scene. Apparently, by that time the pirates had taken control of the fishing vessel.

Breslau said that when the Dong Won turned toward Somali territorial waters, one or both of the U.S. and Dutch ships tried to intercept it and fired warning shots in its direction. Members of the South Korean crew were seen on the deck of the Dong Won with guns pointed at them, so the intercept effort was broken off, he added.

"The top priority is the safety of innocent lives," the 5th Fleet statement said.

Breslau said the U.S. and Dutch ships remained in the area in international waters to monitor the situation.
http://www.military.com/NewsContent/0,13319,93276,00.html


Coalition Naval Assets Challenge Hijackers On South Korean Motor Vessel


Story Number: NNS060404-16
Release Date: 4/4/2006 6:40:00 PM

From Combined Forces Maritime Component Public Affairs
USS ROOSEVELT (NNS) -- Ships conducting maritime security operations (MSO) as part of Coalition Task Force 150 (CTF 150), received bridge-to-bridge reports at approximately 10 a.m. local, April 4 from Motor Vessel Dong Won (628), a South Korean-flagged fishing vessel, that it had been fired upon approximately 60 nautical miles off the coast of Somalia.

Combined Maritime Forces Component Commander (CFMCC), based in Bahrain, immediately directed multiple maritime assets from CTF 150 to respond.

The Dutch ship HNLMS Zeven Provincien (F 802) and the guided-missile destroyer USS Roosevelt (DDG 80), which were conducting maritime security operations in the vicinity, were tasked to monitor the situation.

At approximately 3 p.m., Dong Won, towing two skiffs, turned toward Somali territorial waters. The coalition ships tried to thwart it from doing so; however, the motor vessel did reach territorial waters after the pirates aboard demonstrated hostile intent toward the crew members. The top priority is the safety of innocent lives. CTF 150 assets remained in international waters and continued to monitor the situation.

TF 150 routinely patrols the international waters of the Gulf of Oman, North Arabian Sea, parts of the Indian Ocean, the Gulf of Aden and the Red Sea conducting maritime security operations.

MSO help set the conditions for security and stability in the maritime environment and complement the counter-terrorism and security efforts of regional nations. MSO deny international terrorists use of the maritime environment as a venue for attack or to transport personnel, weapons or other material.

CTF 150 is one of three coalition maritime task forces that conduct MSO under the direction of Vice Adm. Patrick Walsh, CFMCC, based in Bahrain. Walsh also commands CTF 58 in the northern Persian Gulf and CTF 152, which is responsible for patrolling the central and southern Persian Gulf.
http://www.news.navy.mil/search/display.asp?story_id=22991

Etiketler: , ,