09 Mart 2010 Salı

Portekiz'de Ekonomik Kriz ve Tip 214'ler

Reuters'in haberine göre, Yunanistan'la birlikte ekonomik krizle boğuşan bir diğer Avrupa ülkesi, Portekiz, krizden çıkış için acil ekonomik önlem paketi açıkladı. Taslak plana göre kamu harcamalarında büyük kısıntılara gidilecek, savunma alımlarında 40%'a varan kesinti öngörülüyor.

Bu konunun Papanikolis ile ilgisi ise şu: İnşası tamamlanan ancak Yunan Deniz Kuvvetleri tarafından kabul edilmeyen Papanikolis'in üçüncü ülkelere satışı söz konusu idi ve bu satış ile ilgili olarak en muhtemel adayların başında Portekiz'in adı telaffuz edilmekteydi. Halihazırda Tridente sınıfı ve Tip 214 "muadili" iki adet Tip 209PN modeli denizaltıyı hizmete almaya hazırlanan Portekiz'in, orijinal tedarik planında opsiyon yer alan üçüncü Tip 209PN olarak, Papanikolis'i alabileceği değerlendirilmekteydi. Zira alt sistem ve genel tasarım bakımından Tip 214 ile Tip 209PN arasında neredeyse hiçbir fark bulunmuyor; ülke bazındaki bazı özelleştirmeler hariç (Ayrıca bkz: "Yunanistan İki İlave Denizaltı Sipariş Ediyor", "Greek Submarine Force").

2004 yılında denize inen Papanikolis Kiel tersanesinde, 2007 - 2008 arasında denize inen Pipinos, Matrozos ve Katsonis ise Skaramanga'da kızakta beklemekte. Zaman Yunan Deniz Kuvvetleri'nin aleyhine işlemekte ve iflasın eşiğindeki Yunan ekonomisi sorunun çözümüne hiç de katkı sağlayabilecek gibi görünmemekte.

Etiketler: , , , ,

26 Şubat 2010 Cuma

Yunanistan ve FREMM: Başka Bahara mı?

Yunanistan'daki, Başbakan Papandreu'nun deyimi ile "ulusal egemenliğe tehdit" haline dönüşen ekonomik krizin, ülkenin savunma tedarik projelerine olumsuz etkisi gitgide daha da hissedilir oldu. Önce Tip 214 Papanikolis yeni denizaltı inşa ve Poseidon II denizaltı modernizasyon, ardından 5 adet deniz karakol uçağı alım projelerinin iptali ardından yeni ileri jet eğitim uçağı alım ve MEKO 200 modernizasyon projelerinin belirsiz bir süre ile ertelenmesi, komşunun savunma alanında yaşadığı sıkıntıların tezahürü.

Bu sıkıntı ve darboğazı daha iyi anlamak için deniz karakol uçağı projesi örnek olarak verilebilir: Yunanistan'ın envanterindeki ABD'den ikinci el tedarik edilen P-3B Orion deniz karakol uçakları faydalı hizmet ömürlerini tamamladı ve aktif hizmetten çekilmiş durumdalar. Bu uçakların yerini almak için bir süredir devam eden yeni nesil karakol uçak tedarik projesi ise iptal edildi. Yani şu anda Yunan Deniz Kuvvetleri'nin Ege ve Doğu Akdeniz'de havadan keşif, denizaltı savunma harbi, karakol ve arama ve kurtarma maksadı ile kullanabileceği, sabit kanatlı bir uçak bulunmuyor.

İşte bu ortamda, zaten üzerinde Demokles'in kılıcı sallanan bir başka proje, yeni nesil firkateyn inşa projesi de tehlikeye girmiş durumda (ayrıntılar için: Yunanistan ve FREMM).

Jane's Defence Weekly'nin haberine göre, Fransız DCNS firması, Yunanistan'ın ekonomik sorunlarının, bir sözleşme imzalanması ihtimalini büyük oranda azalttığını düşünüyor. Toplam bedeli USD 2,900,000,000 olması beklenen proje, DCNS tarafından, FREMM firkateyni için kısa vadede gerçekleşmesi en muhtemel satış olarak ifade edilmekteydi. Ancak Yunanistan'da patlak veren büyük ekonomik kriz ve akabinde uygulamaya konulması öngörülen kamu harcamalarının sıkı denetimi, büyük çaplı savunma alımlarının ertelenmesi ya da iptalini gündeme getirecek gibi görünüyor. Nitekim ülkedeki büyük çaplı askeri resm-i geçitler iptal edildi, kara kuvvetlerinde 30%'a varan personel ve araç gereç indiriminden bahsedilmeye başlandı.

Bu durumun uzantısı olarak DCNS'in FREMM satışı için olası müşteriler listesinde Yunanistan alt sıralara inmiş durumda. Başka bir ifadeyle, DCNS Yunanistan'dan umudunu kaybetmek üzere.

Fas'a bir adet satış sözleşmesi imzalanmış FREMM için halen Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Cezayir diğer muhtemel müşteriler olarak belirtiliyor.   



Greek debt crisis 'may hinder' DCNS FREMM deal

Date Posted:  25-Feb-2010

Jane's Defence Weekly

J A C Lewis JDW Correspondent
   Paris

French warship manufacturer DCNS has conceded that Greece's debt problems have dashed its hopes of landing a contract to supply the Hellenic Navy with six FREMM frigates.

"The debt crisis obviously complicates the picture," a DCNS official told Jane's on 22 February. "Talks are still going on but we now see little chance of a positive outcome in the foreseeable future."

Earlier in 2010 a senior DCNS official said that Greece was the strongest prospect for a sale worth an estimated EUR2.2 billion (USD2.9 billion), while defence figures in Paris were predicting that a memorandum of understanding on the FREMM deal could be penned when Greek Prime Minister George Papandreou visits Paris, expected by mid-2010.

However, because of revelations concerning the true extent of Greece's debt, Athens has been downgraded to being just one prospect among others in DCNS' drive to find export customers for FREMM. France has so far sold only one of the 5,000-ton frigates to Morocco, while Paris is in talks concerning FREMM with Saudi Arabia, the United Arab Emirates and Algeria. The French Navy has ordered 11 of the new frigates.

Greece stated on 22 January that it had begun negotiations with France on FREMM after excluding German, Dutch and Spanish yards from its competition to acquire six frigates. In April 2008 DCNS forged a partnership with Elefsis Shipyards that called for all six of the hulls to be built in Greece, while DCNS would essentially supply the rest, including propulsion and weapon systems functionality.

Etiketler: , , ,

25 Kasım 2009 Çarşamba

Yunan Denizaltılarının Makus Talihi

Jane's Navy International'de 23.11.2009 tarihinde Tim Fish ve Theodore Valmaz imzası ile yayınlanan habere göre, Papanikolis skandalının çözümü, tam da tahmin ettiğiim şekilde ilerliyor. Yunan Savunma Bakanı Evangelos Venizelos, Yunanistan'daki Skaramanga Tersanesi'nde inşa edilen 3 denizaltının nihai kabul testlerine başlanacağını, Papanikolis'in ise satılacağını teyit etti.

Venizelos ayrıca, Yunan Deniz Kuvvetleri envanterindeki Tip 209 / 1200 sınıfı denizaltıların modernizasyonunu içeren Neptune II projesinin iptalini de teyit etti. Proje kapsamında ilk bot Okeanos AIP yakıt hücresi ve modern komuta kontrol sistemleri ile donatılmış, ancak kabul testlerine başlayamadan proje sözleşmesi HDW tarafından tek taraflı feshedildiği için tersanede beklemeye başlamıştı. Proje ile iki Tip 209 / 1200 sınıfı denizaltının daha modernize edilmesi öngörülüyordu.

Habere göre Yunan Hükümeti, THKMS tarafından satışa çıkartılan Skaramanga Tersanesi yeni sahibine devredilene kadar işçilerin aylık ortalama 3.5 - 4 Milyon Euro'yu bulan giderlerini karşılamayı kabul etti. Bu giderler, Yunan Hükümeti'nin TKMS'ye Arşimed ve Neptune II projelerinden kaynaklanan borçlarından düşülecek.

Tip 214 denizaltı tedarik projesi olan Arşimed ve Tip 209 / 1200 modernizasyon projesi olan Neptune II'nin iptali ile haberde verilen çözümün gerçekleşmesi sonucunda Yunan denizaltı filosu şu şekilde oluşacak:

3 adet Tip 214
1 adet Tip 209 / 1200+ AIP
3 adet emekliliği yaklaşan Tip 209 / 1200
4 adet emeklilik vakti gelen Tip 209 / 1100

Tip 214 projesi, Tip 209 /1100 modeli Glavkos sınıfı denizaltıları yenilemek için başlatılmıştı. Glavkos'lar 2010 - 2015 döneminde faydalı hizmet ömürlerini tamamlamış olacaklar.

Neptune II projesi, Tip 209 / 1200 modeli Poseidon sınıfı denizaltıların ömrünü 2015 - 2020 civarına kadar uzatmayı hedefliyordu. Halihazırdaki durumda, modernizasyon kapsamı dışında tutulmuş bir adet bot ile projenin iptalinden sonra kızaktan indirilip tekrar kuvvete teslim edilecek 2 denizaltı Glavkos'lardan kısa süre sonra faydalı hizmet ömürlerini doldurmuş olacaklar.

Savunma basınına yansımış bazı haberlere göre Yunanistan Neptune II projesini iptal edip iki adet yeni Tip 209 / 1400 AIP  (yani Tip 214) almak istiyor. Ancak böyle bir satış gerçekleşecekse, Skaramanga Tersanesi'nin satışından sonra bu botların Yunanistan'da inşa edilmeleri mümkün değil; Almanya'dan hazır alınmaları gerekecektir. HDW'nin halihazırda devam ettiği Portekiz Tip 209 / 1400 ve İsrail Dolphin II projeleri ile kısa vadede alması muhtemel yeni denizaltı ve modernizasyon projeleri göz önüne alındığında, Yunanistan'ın acil ihtiyacı olan botlara kavuşmasının kısa sürede gerçekleşmesi zor görünüyor.

Yunanistan 1970'lerin ortalarından bu yana herhangi bir zamanda envanterinde mutlaka 7-8 denizaltı tutmaya çalışıyor. Ancak hesaplar karışmış durumda.


Date Posted:  23-Nov-2009

Jane's Navy International

Hellenic Navy accepts Greek-built Type 209s, but German boat will be sold

 
Tim Fish

Theodore L Valmas

The Hellenic Navy is to accept three Papanikolis-class Type 214 submarines from ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) in an effort to resolve the dispute between the Greek state and the German shipbuilder.

The new Greek Defence Minister, Evangelos Venizelos, confirmed on 13 November that the three indigenously boats, located at the TKMS-owned Hellenic Shipyards in Skaramangas, near Athens, would be accepted and that the navy was eager to initiate sea trials for the trio.

However, first-of-class Papanikolis , built by TKMS' HDW subsidiary in Kiel, Germany, will be sold to a third party, Venizelos said. He also confirmed a decision to cancel the Neptune II upgrade programme for three Type 209 submarines, stating that instead Hellenic Shipyards will build two new submarines equipped with air-independent propulsion.

Jane's reported on 16 October that Hellenic Shipyards was in financial difficulty following the cancellation of the Archimedes programme (for the four Type 214 submarines) and the Neptune II programme (for the upgrade of three Type 209 submarines) and TKMS said it was owed payments of EUR524 million (USD780 million) - including EUR300 million owed to Hellenic Shipyards - for work on the two programmes.

To help cover the costs of the deal, Venizelos said that the Greek government would meet Hellenic Shipyards' labour costs (approximately EUR3.5 million-EUR4 million per month) until a buyer for the yard is found. The sum would be offset from the payments due to TKMS.

Despite the decision, TKMS still intends to end its Greek operations and sell Hellenic Shipyards. The company is being advised by the investment bank Lazard & Co, which will evaluate its plans to divest itself of the yard.

A spokeswoman from TKMS told Jane's on 17 November: "We are in talks with the new Greek government about the sale of the yard and we can confirm that that Archimedes programme and the Neptune II progamme have been terminated."

The company would not comment on the statement by Venizelos while discussions about the future of Hellenic Shipyards are under way.

If Hellenic Shipyards changes hands it is unclear what arrangements can be put in place to ensure the entry into service of the three Greek-built Type 214s and whether the construction of new Type 209/1400 boats (a design owned by TKMS) can go ahead. 



Yunan Deniz Kuvvetleri denizaltı filosu analizi: Tablonun büyük hali için lütfen üzerine tıklayınız

Etiketler: , , , , , ,

07 Ekim 2009 Çarşamba

Yunanistan'ın Yeni Savunma Bakanı: Evangelos Venizelos

Yunanistan'daki 4 Ekim erken genel seçimlerinde PASOK, kamuoyu araştırmalarının da ötesinde net bir zaferle tekrar iktidara geldi.

Ekonomik ve sosyal kriz, öğrenci olayları, artan işsizlik gibi faktörler, Yeni Demokrasi Partisi'nin (ND) sonunu hazırladı. Eski Başbakan Kostas Karamanlis, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından parti başkanlığından istifa etti.

Yunanistan'da 1990'dan bu seçime kadarki süreçte hükümetler şu şekilde kurulmuş (Kaynak: wikipedia)

2009: PASOK, Yorgo Papandreu
2007: ND, Kostas Karamanlis
2004: ND, Kostas Karamanlis
2000: PASOK, Kostas Simitis
1996: PASOK, Kostas Simitis
1993: PASOK, Andreas Papandreu
1990: ND, Konstantin Miçotakis

Çiçeği burnunda Başbakan Yorgo Papandreu, yeni hükümetin Savunma Bakanı olarak Evangelos Venizelos'u atadı.

Evangelos Venizelos kimdir?

wikipedia'ya göre Venizelos, 1 Ocak 1957 Selanik doğumlu. Selanik'teki Aristo Üniversitesi'nde Hukuk lisans, Fransa Paris Üniversitesi'nde yüksek lisans ve akabinde Aristo Üniversitesi'nde doktorasını tamamlamış. Akademisyenlik kariyerinin ardından Yerel Yönetimler Merkezi Komitesi, Yunan Milli Bankası ve Yerel Radyo Komitesi'nin (bizim RTÜK'ün yerel radyolarla ilgilenen muadili) çeşitli görevlerde bulunmuş.

Siyasi kariyerine PASOK'tan Selanik milletvekili olarak başlamış. 1993, 1996 ve 2000 seçimlerinde meclise girmiş. 1993 - 2007 arasında PASOK sözcülüğü görevini yürütmüş, Meclis Anayasa Düzenleme Komisyonu üyeliği yapmış. Ayrıca çeşitli dönemlerde meclisteki Milli Savunma ve Uluslararası İlişkiler Komitesi (KYSEA) ile Kamu Yönetimi, Kamu Düzeni ve Adalet, Avrupa İlişkileri komisyonlarında görev almış.

Bugüne kadar aldığı hükümet görevleri ise şunlar:

Kültür Bakanı: 21.11.2000 - 10.03.2004,
Kalkınma Bakanı: 19.01.1999 - 13.04.2000,
Kültür Bakanı: 25.09.1996 - 19.02.1999,
Adalet Bakanı: 22.01.1996 - 05.09.1996,
Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı: 15.09.1995 - 22.01.1996,
Basın Yayın Bakanı ve hükümet sözcüsü: 08.07.1994 - 15.09.1995,
Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü: 13.10.1993 - 08.07.1994

PASOK'un 2007 seçimlerindeki yenilgisinden sonra parti liderliğine adaylığını koymuş ancak 38%'ye karşı 56% oranla şimdiki Genel Başkan Yorgo Papandreu'ya karşı kaybetmiş.

Papandreu'nun, parti başkanlığı konusundaki rakibini, Savunma Bakanlığı gibi önemli bir göreve atamış olması ilginç. Bu konum, Venizelos'un siyasi kariyerindeki yükseliş trendine de uygun.

Venizelos'la ilgili bir başka ilginç not da, kendisinin bir blogger olması. Resmi web sitesinin yanında kişisel bir blog'u da bulunuyor.

Etiketler: , , ,

07 Eylül 2009 Pazartesi

Haftalık Bakış #14: Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası – 3

Komşumuz Yunanistan’ın tedarik projelerini incelemeye, nakliye uçağı, arama ve kurtarma helikopteri ile insansız hava aracı projeleri ile devam ediyorum. 3 bölümden oluşan bu serinin bu son bölümünü, öncekiler gibi, “Yunanistan’ın Savunma Projelerine Genel Bakış” başlıklı çalışmamdan alıntıladım. Çalışma, kısa süre içine sizlerin ilgisine sunulacak.

C-27J Spartan Nakliye Uçağı Tedariği

2. Dünya Savaşı emektârı C-47 Dakota’nın NATO içindeki son kullanıcılarından olan Yunanistan, bu uçağın yerini almak için yeni bir hafif / orta sınıf taktik nakliye uçağı arayışlarına, 1990’ların ortalarında başladı. Yeni nakliye uçağının en öncelikli görevlerinden biri, anakara Yunanistan’ı ile adalar arasındaki nakliye ve irtibat uçuşu görevlerini C-130 Hercules’lerden devralarak yüklerini hafifletmek olarak belirlenmişti. Böylelikle YHvK havadan taktik nakliye görev ihtiyacının 50 – 60% miktarı karşılanmış olacaktı.

Nakliye uçağı ihtiyacında kazanan aslında en başından beri belliydi. Dönemin Yunan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos, Ağustos 1998’de, Yunanistan’ın, o dönem hanüz geliştirme sürecinde olan C-27J Spartan nakliye uçağını almak istediğini beyan etmişti. Bu açıklamadan bir süre sonra, Haziran 1999’da Alenia, HAI ve bir savunma danışmanlık ve mümessillik şirketi olan Commersa, “Hellenic Company for Space Applications” (HCSA) adlı bir ortak yatırım şirketi kurdular. Kuruluş amaçları Alenia’nin uzaktan algılama çözümleri, uzay sistemleri ile C-27J nakliye, ATR-42MP deniz karakol ve AMX saldırı uçaklarının Yunanistan’da pazarlanması olan şirkette, Alenia ve HAI’nin hissesi 35%, Commersa’nın hissesi 30% idi.

Çohacopulos’un C-27J istendiğine dair açıklamasından kısa bir süre sonra, garip bir şekilde 15 adet hafif / orta sınıf taktik nakliye uçağı için ihaleye çıkıldı. Yarışmaya katılan üç şirketten Antonov An-32, CASA CN-235 ve Lockeed Martin – Alenia ortaklığı (Lockheed Martin Alenia Tactical Transport Systems [LMATTS]) ise C-27J Spartan için en iyi ve son tekliflerini (BAFO; Best and Final Offer) 1999 sonunda teslim ettiler. Değerlendirme sonucunda Yunan hükümeti C-27J’nin seçildiğini 01.03.2002 tarihinde açıkladı. 4 adedi havada yakıt ikmal sondası ile donatılmış 12 adet C-27J Spartan için 383 Milyon Dolar değerindeki sözleşme, 17.01.2003 tarihinde imzalandı. LMATTS teklifindeki ilave 3 adet C-27J ve İtalyan Hava Kuvvetleri’nden ikinci el 2 adet C-130H Hercules’i içeren opsiyon paketi ise işletilmedi. Bu sözleşmeden kısa süre sonra da, uçaklarda kullanılacak AE2100 turboprop motorları için Rolls Royce şirketi ile 60 milyon Dolar’lık bir sözleşme imzalandı.

Bu sözleşme Yunanistan’ı, C-27J Spartan’ın, memleketi İtalya da dahil olmak üzere, dünya çapındaki ilk müşterisi yapıyordu.

YHvK’ne ilk C-27J’yi 22.03.2005 tarihinde resmen teslim aldı ve uçak ön kabul testlerinin ardından 04.08.2005 tarihinde Elefsis Üssü’ne inerek, tekrar faal hale getirilen 354 numaralı filoda görevine başladı. Teslimatların tamamlanmasıyla birlikte C-27J – C-130B/H filosu, 2010’ların sonlarına kadar beraber görev yapacak. Bu tarihten itibaren de C-130’ların emekliye ayrılıp yerlerine yeni nesil bir orta nakliye uçağı ihtiyacı gündeme gelecek. C-27 ile çok sayıda ortak altsistem kullanan C-130J Hercules, HAI ile Alenia’nın bu uçağın yapısal parçalarının Yunanistan’da üretilmesine ilişkin 2007 yılında imzalanan işbirliği anlaşmasının da katkısıyla en avantajlı aday olarak görünüyor. Eğer başarılı bir biçimde seri üretime geçebilirse, A400M de bir diğer seçenek olabilir.


C-130 Modernizasyon Projesi

YHvK envanterinde 1975 yılında hizmete giren 10 adet C-130H ve 1992 yılında hizmete giren 5 adet C-130B Hercules nakliye uçağı bulunmakta. Afganistan’daki ISAF gücüne bağlı olarak görev yapan birliklerine losjistik destek sağalamak için bir adet C-130 ayıran Yunanistan ayrıca, Kosova’daki KFOR barış gücü bünyesinde de, bölgeye ayda iki kere C-130 uçuşu gerçekleştirmekte. Özellikle çokuluslu harekâtların artması ve bu harekâtlarda Yunanistan’ın daha aktif görev alması için NATO’nun uyguladığı baskı, C-130 filosunun modernie edilmesi ihtiyacını doğurdu.

Nitekim Yunanistan, Hercules filosunu modern aviyonik sistemlerle donatıp 2010’ların sonlarına kadar görev kalmalarını sağlamak için, Kanadalı L-3 Communications şirketine bağlı Spar Aerospace ile 2002 yılında 90 Milyon Dolar bedelli bir sözleşme imzaladı. Spar Aerospace tarafından “2020 Herc” adı verilen projede, uçaklara yeni çok fonksiyonlu renkli ekranlar, entegre GPS/INS seyrüsefer sistemi, TCAS (Traffic Alert and Collision Avoidance System; Trafik İkaz ve Çarpışma Sakınma Sistemi), EGPWS (Enhanced Ground Proximity Warning System; Geliştirilmiş Yer Yakınlık İkaz Sistemi) entegrasyonu ile muhabere sistemlerinin uluslararası hava trafik kaide ve kurallarına uygun hale getirilmesi kalemleri yer alıyor.

Proje çerçevesinde Kanada’da modernize edilen iki adet C-130H 20.12.2005 tarihinde, denemelerinin tamamlanmasını müteakip teslim edildi. Spar tarafından HAI Tanagra tesislerinde modernize edilen bir adet C-130B ise 2006 yılında YHvK’ne teslim edildi. Geri kalan 8 adet C-130H ile 4 adet C-130B, HAI tesislerinde, Spar Aerospace tarafından sağlanan modernizasyon kitleri kullanılarak modernize edildiler.


Arama ve Kurtarma Helikopteri Tedariği

Yunanistan’ın egemenliği altında bulunan ada ve deniz yüzölçümünün genişliği, Ege Denizi’nin kaçakçılık ve yasadışı göç geçiş yollarından biri olması, Türk uçakları ile sık sık yaşanan it dalaşlarının, uçak kayıplarının artmasına neden olması gibi etkenler, YHvK’ni Arama ve Kurtarma (A&K) helikopter filosunu genişletmeye sevk etti.

Yunanistan’ın A&K platformu olarak tercihi, Eurocopter üretimi AS-332 Puma oldu. Yunan Denizcilik Bakanlığı YHvK için, Eylül 1998’de 40 Milyon Euro karşılığı 4 adet AS-332C1 Super Puma tipi A&K helikopter sipariş verdi. Helikopterlerin ilk ikisi Aralık 1999, kalan ikisi Aralık 2000’de teslim edildi. Son iki helikopterin teslim töreninde bir konuşma yapan dönemin Yunan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos, Muharebe Arama & Kurtarma (MAK) tipinde 4 adet AS-532 Cougar helikopterinin alınacağını duyurdu. Nitekim 4 adet AS-532AL Cougar Mk2 tipi MAK helikopteri için 100 Milyon Euro’luk sözleşme, 21.12.2000 tarihinde imzalandı. Sözleşmedeki opsiyon hakkı da işletilerek sipariş miktarı 6’ya çıkartıldı. Cougar’lar YHvK’nde 2004 yılında hizmete girdi.

Cougar sözleşmesinin önemli bir özelliği, Yunan sanayii için 100% oranında offset içermesi.

YHvK A&K AS-332C1’leri görev sistemi olarak, Sextant Avionique Nadir Mk2 seyrüsfer sistemi, Bendix 1500B radar, Thomson-CIF Clio FLIR, Spectrolab projektör, megafon, 270kg kapasiteli vinç, cankurtaran salları, ilkyardım teçhizatı ile donatılmış durumda.

Ege’deki artan kaçakçılık ve yasadışı göç trafiği, Super Puma / Cougar filosunun üzerindeki yükü artırdı. Özellikle Güney ve Doğu Ege’de artan uçuşlar, ilave A&K helikopteri alımını gündeme getirdi. İhtiyacı karşılamak için 22.01.2009 tarihinde KYSEA, Silahlanma Genel Müdürlüğü’ne, Fransız savunma tedarik kurumu DGA (Délégation générale pour l’armement; Silahlanma Genel Kurulu) ile 15 adet AS-332C1 Super Puma helikopterinin tedariği için görüşmelere başlama talimatı verdi. Sözleşme görüşmelerine 25.06.2009 tarihinde başlandı ve 02.07.2009 tarihinde EADS ile 15 adet Eurocopter AS-332C1 Super Puma için 400 Milyon Euro değerinde bir sözleşme imzalandı.

Sözleşmenin yürürlüğe girip teslimatların tamamlanması ile birlikte 25 adet Super Puma / Cougar tipi A&K ve MAK helikopterine sahip olacak olan YHvK, bu konuda önemli bir kabiliyete kavuşmuş olacak.

YHvK envanterindeki 1971-1972 arasında hizmete giren 4 adet Agusta-Bell AB-212 ve 12 adet AB-205 tipi helikopter, hizmet ömürlerinin sonuna yaklaşıyor. VIP ve genel maksat amaçlı kullanılan bu orta vadede yenilenmesi gündeme gelebilir. Agusta-Westland AW-139 ya da AW-149, NHI NH-90, Eurocopter EC-725 ve Sikorsky H-92 muhtemel adaylar olarak öne çıkabilir.


İnsansız Hava Aracı (İHA) Projeleri

Yunanistan’da insansız hava araçları ve hedef dronları konusunda kayda değer bir ArGe yatırım ve tecrübesi bulunmakta. HAI ve 3 Sigma şirketleri ile Girit Teknik Üniversitesi ve Atina Ulusal Teknik Üniversitesi bu alanda ciddi projelere imza attılar. 3 Sigma’nın geliştirdiği değişik tipteki hedef dronları, gerek Yunan Silahlı Kuvvetleri gerekse NATO’nun Girit, Hanya’daki NAMFI’deki (NATO Missile Firing Installation) füze testlerinde kullanılmakta.

Yunan havacılık sanayiinin bu alandaki bilgi birikimi ve tecrübesinin, Pegasus İHA sistemi haricinde çok verimli bir şekilde kullanıldığını iddia etmek güç.

Pegasus, YHvK Araştırma ve Teknoloji Merkezi KETA ile HAI işbirliği ile geliştirilen bir taktik İHA sistemi. 1980 yılında başlanan projede sistemler 1986-1987 arasında teslim edildi. 15,000ft irtifada, azami 100kt süratle ve 150 deniz mili menzilde, 12 saat otonom uçuş kabiliyetine sahip olan Pegasus, YHvK’nin 2002 yılında kurulan 131 numaralı İHA filosunda görev yapmakta. Pegasus’u, 1999 yılında daha gelişmiş ve MALE (Medium Altitude Long Endurance; Orta İrtifa Uzun Süreli Havada Kalış) sınıfına daha yakın bir İHA olan Pegasus II takip etti. Havada kalış süresi ve irtifası ile görev yükü taşıma kapasitesi artırılan Pegasus II, 2005 yılından itibaren YHvK envanterine girmeye başladı.

Pegasus haricinde Yunanistan’ın halen İHA alanındaki en güncel ve somut projesi, SAGEM Sperwer tipi orta menzil taktik İHA sistemi tedariği.

Savaşalanı gözetlemesi, topçu hedef tespiti ve sınır devriyesi görevlerinde kullanılacak orta menzil bir İHA sistemi için Yunan Savunma Bakanlığı Aralık 1995’te bir TÇD yayınlamıştı, ancak proje iptal edildi ve Haziran 2000’de tekrar yayınlandı. TÇD’de tarif edilen asgari teknik özellikler şunlardı:

1. Her biri 4 İHA içeren 2 adet sistem (toplam 8 insansız uçak),
2. Azami menzil 100km,
3. 6 saat havada kalış süresi,
4. 10,000ft (3,048m) hizmet tavanı,
5. Gündüz kamerası, FLIR, datalink, elektronik karşı tedbir, SIGINT sistemleri,
6. 1,000 saatin üzerinde arıza arası ortalama zaman (MRBF; Mean Time Between Failures) süresi,
7. Paraşütlü iniş sistemi

İhaleye katılan şirketler tekliflerini Nisan 2001’de sundular. Adaylar şunlardı:

1. Alman STN Atlas Elektronik, Yunan ortağı 3 Sigma ile: Hunter ya da Brevel,
2. İngiliz Meggit Defence, Yunan ortağı Miltech ile: Sentry HP,
3. Fransız SAGEM: Sperwer,
4. ABD’li General Atomics: Prowler II, Gnat 750,
5. İsrailli Silver Arrow: Hermes 450,
6. İsviçreli SFA: Ranger

Adaylardan STN Atlas Elektronik ve Meggit Defence’in teklifleri, yurtiçi üretim seçeneğini de kapsıyordu.

Değerlendirme süreci sonunda kazanan aday SAGEM Sperwer oldu. 8 adet Sperwer insansız uçak, yer kontrol istasyonları ve datalink sistemlerinden müteşekkil 2 adet sistem için 35.7 Milyon Euro değerindeki sözleşme Temmuz 2002’de imzalandı. İlk sistem 2004, ikinci sistem 2005 yılında teslim edildi. Böylelikle Yunanistan, 200km menzilli sistemin 5. kullanıcısı olmuş oluyordu. Esas görevi Makedonya sınırının gözetlenmesi olan Sperwer için ilave iki sistemi kapsayan opsiyon 2006 Haziran’ında işletildi.

Yunanistan haricinde Kanada, Fransa, İsveç, Hollanda ve İsveç orduları tarafından kullanılan Sperwer’in parlak bir sicile sahip olduğunu söylemek güç. 10 adet Sperwer sistemini 2002 yılında envanterine alan Danimarka ordusu tarafından, ISAF harekâtlarını desteklemek için Afganistan’a gönderilen Sperwer’ler, istenen performansı göstermek bir yana dursun, arıza ve teknik sorunlar nedeniyle neredeyse hiçbir görev uçuşuna çıkamadı. Sistemlerin tamamen atıl duruma düşmesi üzerine, satışları gündeme geldi. Eylül 2006’da toplam ilkalım maliyetlerinin 10% kadar bir bedelle Kanada ordusuna satıldılar.

İHA alanında YHvK’nin yakından takip ettiği bir sistem, Fransız Dassault firmasının geliştirdiği ve süreç içinde çokuluslu bir Avrupa projesine dönüşen nEUROn İMHA (İnsansız Muharip Hava Aracı) sistemi. HAI’nin 11.01.2006 tarihinde katıldığı ve arka gövde, kuyruk konisi ve egzoz üretiminden sorumlu olduğu projede ilk uçuşun 2011 sonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Etiketler: , , , , , , ,

27 Ağustos 2009 Perşembe

Haftalık Bakış #13: Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası – 2

Yunanistan'ın güncel savunma tedarik ve modernizasyon faaliyetlerini incelediğim çalışmamın, hava kuvvetleri projeleri ile ilgili bölümünün ilk kısmını geçen hafta bu köşede sizlerle paylaşmıştım. Bu haftaki yazımda, elektronik harp ve özsavunma sistemleri, EMB-145H HEİK projesi ile ileri jet eğitim uçağı tedarik programı ile ilgili bölümleri kaleme aldım. Önümüzdeki hafta nakliye uçağı, arama & kurtarma helikopteri, İHA programları ve mühimmat tedarik çalışmalarını aktaracağım.

Söz konusu çalışmayı tamamladığımda en kısa süre içince siz SavunmaSanayi.net okurlarının dikkatine sunacağım.


Elektronik Harp ve Özsavunma Sistemleri

Yunanistan, Peace Xenia I ve II projeleri ile aldığı Block 30 ve Block 50 F-16’lar için, Eylül 1993’te 66.7 milyon Dolar’lık bir sözleşme ile Raytheon’un ASPIS (Advanced Self-Protection Integrated Suite) sistemini seçmişti. Litton AN/ALR-66H RWR (Radar Warning Receiver, Radar İkaz Alıcısı), Tracor (sonradan BAe Systems) AN/ALE-47 CMDS (Counter Measure Dispenser System; karşı tedbir salıcısı) ve Litton AN/ALQ-187 DIAS (Defensive Integrated Avionics System) elektronik harp sisteminden oluşan ASPIS’in rakipleri, Loral AN/ALQ-178 Rapport, Dassault Electronique EWS-16 ve Marconi Defence Systems’in Zeus sistemleri idi. Proje, tüm uçaklara RWR ve CMDS takılmasını içerirken AN/ALQ-187 ile donatılacak uçak sayısı 33 olarak belirlendi. ASPIS entegrasyonu, 1995’te başlayıp sorunlu geçen bir test sürecinden sonra, 1997 – 1999 yılları arasında gerçekleştirildi.

Yunanistan’ın, Peace Xenia III projesi ile aldığı 60 adet F-16 Block 52+ uçaklarına takılacak elektronik harp sistemi için açtığı ihaleye iki aday katıldı: Elisra SPS-3000 ve Raytehon ASPIS II. İsrail’in F-16I Soufa uçaklarında da kullanılan SPS-3000, projede en avantajlı aday konumundaydı. Ancak İsrail ürünü olan bu sistemi satışı, ABD engeline takıldı. İsrail istisnası haricinde, FMS programı ile ihraç ettiği uçaklara yabancı kaynaklı elektronik donanım engtegre edilmesine izin vermeyen ABD, SPS-3000 sistemine veto koydu. Bu, ihaleden SPS-3000’in safdışı kalması ve FMS programı aracılığı ile ABD Hava Kuvvetleri üzerinden tedarik edilecek ASPIS II’nin, biraz da mecburen, seçilmesi anlamına geliyordu.

Peace Xenia III ile alınan 60 adet F-16 Block 52+ uçağı için ise, modern elektronik harp sistemi olarak, bir önceki nesil ASPIS’in halefi olan ASPIS II sistemi seçildi. ASPIS II, Northrop Grumman AN/ALR-93 RWR, Raytheon AN/ALQ-187 elektronik harp sistemi, BAe Systems AN/ALE-47 CMDS, MBDA AN/AAR-60 MWS (Missile Warning System, Füze İkaz Sistemi) bileşenlerinden oluşuyor. 242 Milyon Dolar değerindeki ASPIS II sözleşmesi, 29.04.2003 tarihinde bir sözleşme imzalandı. Ayrıca ilk ASPIS projesindeki opsiyon paketi de işletilerek ASPIS’lerin işlemci kapasiteleri artırıldı, DRFM (Digital Radio Frequency Memory; Sayısal Telsiz Frekans Hafızası) modülleri eklendi ve 29 adet F-16C Block 50 için AN/ALQ-187 elektronik harp sistemi tedarik edildi.

Sözleşme takvimine göre Nisan 2009’da tamamlanması öngörülen projede, entegrasyon ve test süreçlerindeki sorunlar nedeniyle yaklaşık 2 senelik bir gecikme söz konusu. 2009 başı itibariyle tam kapasite seri üretim ve entegrasyona geçilebilmiş değil. Dolayısıyla, teslimatları 2002 – 2004 arasında tamamlanan Peace Xenia III F-16 Block 52+’larının neredeyse tamamı halen elektronik harp ve özsavunma sistemi olmadan uçmaktalar.

Peace Xenia III’den sonra Peace Xenia IV F-16’ları için de ASPIS II seçildi. Toplam 33 adet sistem için Raytheon şirketi ile 01.08.2006 tarihinde 96 Milyon Dolar’lık bir sözleşme imzalandı. Bu sözleşmede sistemlerin sadece laboratuar / yer testleri yer alması, uçuş testlerinin öngörülmemiş olması, Savunma Bakanlığı ve YHvK kurmay kademesini, Yunan savunma basınının eleştirilerinin hedefi haline getirmişti. Takip eden süreçte gerek test uçuşlarına ilişkin sözleşme sıkıntıları, gerekse AN/ALR-93 RWR’nin entegrasyonuna ilişkin sorunlar nedeniyle, Raytheon’un sözleşmesi, 22.06.2007 tarihinde, uçuş testlerini de kapsayacak şekilde tadil edildi ve toplam proje bedeli 115.2 Milyon Dolar’a yükseldi. Önceki projelerin aksine bu sefer sistemler uçaklara üretimleri sırasında entegre edilmekteler.

Öte yandan YHvK, hizmetteki C-130 nakliye uçağı ve AS-332 Super Puma A&K helikopterlerini özsavunma sistemleri ile donatmak için de hazırlık yapıyor.

Çokuluslu insani yardım, barışı tesis etme ve koruma harekâtlarına katılım, en son 2006 İsrail – Lübnan Savaşı’nda da görüldüğü üzere yurttaşların kriz bölgesinden hızlı, güvenli ve etkin biçimde kurtartılması, kaçakçılık, korsanlık ve yasadışı göçle mücadele gibi savaş dışı görevlerin giderek artan oranda gündeme gelmesi, YHvK helikopter ve C-130’larının bu görevlere yönelik olarak tadil edilmesi ihtiyacını doğurdu. Bu bağlamda söz konusu uçak ve helikopterlerinin özsavunma kabiliyetlerinin artırılması öncelik arz etmekte.

İçeriği henüz netleşmemiş ancak RWR, MWS ve CMD altsistemlerinin dahil olması muhtemel projenin bütçesi 16 Milyon Euro olarak tahmin ediliyor. Projenin 2010’dan sonra başlatılması bekleniyor. Muhtemel aday şirketler Northrop Grumman, Raytheon, Elisra, Elbit, Rafael ve EADS ve OGMA.


EMB-145H Erieye Havadan Erken İhbar ve Kontrol (HEİK) Uçağı Tedariği

Yunanistan’ın 1996 yılından sonra başlattığı geniş çaplı modernizasyon faaliyetlerinde, komuta, kontrol, haberleşme ve istihbarat sistemleri kalemleri önemli yer tutmaktaydı. Bu kapsamda Havadan Erken İhbar ve Kontrol (HEİK) sistemi tedariği en önemli kalemi teşkil etmekteydi.

Yunanistan’ın ihtiyacına yönelik olarak en şanslı görülen aday, Northrop Grumman üretimi E-2C HawkEye 2000 HEİK uçağı idi. Ancak Yunan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos 15.12.1998 tarihinde sürpriz bir şekilde Embraer üretimi EMB-145 uçağına monteli Ericcson Erieye HEİK sistemini seçtiğini duyurdu. Toplam 4 uçağı kapsayan ve 363 Milyon Euro bedelindeki sözleşme 02.07.1999 tarihinde imzalandı. Sözleşme bedeli ilerleyen süreçte 530 Milyon Euro’ya yükseldi.

Eriyeye seçimine ABD, uçağın sistemlerinin NATO uyumlu olmayacağı ve sırf bu uyumluluk sorununun giderilmesi adına, kendi önerdiği çözümlerin (C-130 monteli MESA radarı ve E-2C 2000) iki katı pahalı bir sistemin seçilmesini öne sürerek büyük tepki gösterdi. İsveç’in NATO üyesi olmaması ve NATO standartlarından farklı olarak kendi datalink altyapısına sahip olması hususları göz önünde bulundurulacak olursa ABD’nin tepkisi kısmen doğru hususlara işaret etmekteydi. Nitekim bu sorunlar geliştirme sürecinde yoğun olarak gözlendi, kesin kabul büyük gecikmelerle ancak 2008 yazında gerçekleştirildi.

Erieye’ların teslimatına kadar geçen süreçte YHvK personeli, Haziran 2001 – Eylül 2003 arası dönemde, İsveç HvK’nden kiralanan Saab S-100B Argus uçakları üzerinde eğitimlerini gerçekleştirdiler. Üretimi tamamlanan ve EMB-145H Erieye olarak sınıflandırılan HEİK uçaklarından ilki Yunanistan’a 16.10.2003 tarihinde ulaştı. Kalan üç uçak ise Mayıs 2005’te teslim edildi. Ancak uçakların kesin kabulü, datalink, IFF (Identification Friend or Foe; Dost Düşman Tanımlama) ve diğer muhabere sistemlerinin entegrasyonunda karşılaşılan sorunlar nedeniyle gecikti. 2 – 4 GHz dalgaboyunda çalışan Ericcson Erieye radarına ilave olarak 5 adet Saab operatör konsolu, Elettronica ALR/755(V)5 elektronik destek sistemi Link 11/14/16 data link, MBDA Elipse-ADS karşı tedbir sistemi, Thales UHF telsiz, TSA/TSB 2500 MkXII entegre IFF, KY-100 muhabere ve KG-40 kripto sistemleri ile donatılan uçaklar 380 numaralı filoda 2008 ortalarında hizmete girdiler. Yunan Erieye’lerin ilk denemesi NATO’nun müşterek Noble Midas 2008 tatbikatı sırasında oldu.


İleri Jet Eğitim Uçağı (LIFT) Projesi

F-16 ve Mirage 2000 gibi yüksek performanslı ve modern aviyoniklere sahip savaş uçaklarını etkin biçimde kullanacak pilotları yetiştirebilmek için bir ileri jet eğitim uçağına (LIFT; Lead-In Fighter Trainer) olan ihtiyaç, söz konusu uçakların envantere girmeye başladığı 1990’ların başlarından bu yana gündemdeki yerini koruyor.

YHvK’nin halen ileri jet eğitiminde kullandığı North American T-2E Buckeye uçakları, 1974 – 1976 yılları arasında hizmete girdi. Zaman içerisinde kaza kırım nedeniyle sayıları 35’e düşen Buckeye’ların sayısını tamamlamak için ABD’nin envanter dışına çıkardığı 5 adet T-2C, 2001 yılında teslim alındı. T-2E/C uçakları, 362 ve 363’ncü Filolar’da görev yapmaktalar. Faydalı hizmet ömürlerinin sonuna gelen, TACAN haricinde herhangi bir modern seyrüsefer ya da aviyonik sistemine sahip olmayan Buckeye’lar, modern bir savaş uçağını kullanacak bir pilotun ihtiyaç duyacağı sistem kullanım ve taktik tecrübesini kazandırmaktan oldukça uzaklar.

40 – 45 adet yeni nesil LIFT uçağının tedariğini içeren proje 1990’ların ikinci yarısından bu yana TÇD (Teklife Çağrı Dosyası) aşamasına bir türlü ulaşamadı. Son 10 yılda Dassault-Breguet-Dornier Alpha Jet, EADS MAKO, Aermacchi MB-339FD, Yakovlev-Aermacchi Yak/Aem-130, Aero Vodochody L-59F ve hatta modernize edilmiş McDonnell Douglas TA-4J Skyhawk bile değerlendirmeye alındı.

Orijinal plan, T-2’lerin 2010’dan itibaren yeni uçakla değiştirilmesi idi. Ancak bunun için en iyimser senaryo dahilinde 2006 – 2007 arasında TÇD yayınlanmış olması gerekliydi. Ne var ki en son 2009 Paris Hava Şovu sırasında Yunan yetkililer, özellikle küresel ekonomik krizin de etkisiyle, TÇD’nin en erken 2010 ikinci yarısında yayınlanabileceğini açıkladılar. 2006 – 2010 5 yıllık tedarik planında bu proje için ayrılmış bütçe yaklaşık 900 Milyon Euro idi.

LIFT tedarik sürecinin bu kadar uzamasının bir başka sebebi olarak, Yunanistan’ın, Avrupa müşterek pilot eğitim programı olan EuroTrainer projesinin üyesi olması ve bu girişime yoğun destek sağlaması olarak gösteriliyor. Programın başarısının beklenmesi ile ülkenin acil ihtiyacı arasında yaşanan gelgitler, ekonomik ve siyasi ortamla birleşince, karar verilmesini geciktirmiş olabilir.

Projede adı geçen adaylar:

1. Aermacchi M-346
2. Aero Vodochody L-159BAT
3. BAe Systems Hawk
4. Korean Aerospace Industries (KAI) T-50 Golden Eagle

Özellikle Aermacchi ve KAI, diğerlerinden daha avantajlı görünüyor. İki şirket de 2000’lerin ilk yarısından bu yana yoğun bir pazarlama kampanyası yürütmekte. İtalyan Aermacchi şirketi 19.01.2005 tarihinde Yunan Savunma Bakanlığı ile, HAI öncülüğündeki Yunan sanayi şirketlerinin, M-346 eğitim uçağının geliştirme ve üretim faaliyetlerinde yer almasına ilişkin yaklaşık 85 Milyon Dolar değerinde bir Mutakabat Muhtırası (MoU: Memorandum of Understanding) imzaladı.

Avrupa müşterek Eurotrainer programının da bir üyesi olan Yunanistan’ın, LIFT projesinde TÇD’yi 2010’un ikinci yarısında yayınlamasının ardından sorunsuz bir ihale süreci gerçekleşirse, ilk uçakların 2010’ların ortalarında hizmete girmeye başlamaları beklenebilir. Bu durum, o dönemde hizmet ömrünü tamamen tüketmiş ve herhangi bir ekonomik ya da taktik değeri kalmamış olacak T-2’lerin yaratacağı boşluğu doldurmak için YHvK’ni ara çözümlere yöneltebilir. Ne var ki, mevcut ekonomik kriz ortamı ve bütçe sıkıntıları, halen deniz karakol uçağı tedariği ile birlikte en yüksek aciliyete sahip bu projede seçeneklerin sayısını önemli ölçüde azaltıcı etki yapabilir.

Etiketler: , , , , , , , ,

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Haftalık Bakış #12: Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası

Yeni Nesil Savaş Uçağı Projesi

Yunan Hava Kuvvetleri’nin (YHvK) en belirgin özelliklerinden biri de, hizmete giren muharip uçak tiplerinin çeşitliliğidir. Bir dönem aynı anda Mirage F1, Mirage 2000, F-4, F-5, F-16 ve A-7 uçaklarını bir arada kullanmış YHvK, 1996 Kardak Krizi’nden sonra yürürlüğe koyduğu geniş çaplı askeri modernizasyon programı dahilinde hava kuvvetlerine özel önem verdi.

1997’den bu yana gerek modern muharip uçak, gerekse yeni nesil güdümlü füze ve bomba projeleri çerçevesinde hem yeni alım hem de modernizasyon projeleri bir arada yürütülmekte. Bu kapsamda,

1. Peace Icarus 2000 F-4E modernizasyon projesi,
2. Mirage 2000-5 Mk2 modernizasyon ve yeni uçak tedariği,
3. Peace Xenia III ve Peace Xenia IV F-16 tedariği,
4. EF-2000 Typhoon tedariği

Projeleri ele alındı. Modernizasyon ve yeni alım projelerinin bir arada yürütülmesi ile, yeni nesil sistemlerin hizmete girmesine kadar geçecek süre içinde oluşacak açığı kapatmak için eski sistemleri güncel tutmak, böylelikle birbiri ile örtüşen, birbirini takip eden takvimler dahilinde YHvK’ni en son teknoloji ile donatmak hedeflendi.

Ne var ki 1997’den itibaren yürürlüğe konan bu iddialı tedarik ve modernizasyon projeleri silsilesinde ciddi yol kazaları meydana geldi.

Modernizasyon faaliyetleri kapsamında Yunanistan ilk olarak, elindeki F-4E filolarını yenilemeye başladı ve 94 adet F-4E ve RF-4E uçağı iki aşamalı bir yenileme programına tabi tutuldu. İlk aşamada gövde ömürlerinin uzatılması için uçaklar, SLEP (Service Life Extension Program; Hizmet Ömrü Uzatma Programı) işlemine sokuldu. Uçakların gövde ömrünü yaklaşık 15 sene kadar uzatan bu yapısal tadilat projesinden sonra, 39 adet F-4E için kapsamlı aviyonik ve silah sistemi modernizasyon projesine geçildi. Uzun süren ihale aşamasından sonra Ağustos 1997’de Alman DASA şirketi ile 336 Milyon Dolar tutarında bir anlaşma imzalandı. “Peace Icarus 2000” adı verilen modernizasyon projesi için seçilen uçaklardan 4’ünün kaza / kırıma uğraması neticesinde modernize edilecek uçak sayısı 35 olarak tekrar belirlendi.

Proje ile F-4E’lerin radar, elektronik harp, seyrüsefer sistemleri yeni nesil sistemlerle değiştirildi. Ayrıca AIM-120 AMRAAM orta menzil ve IRIS-T kısa menzil havadan havaya füzeler, gelişmiş hassas güdümlü havadan yere silah ve İsrail yapımı LITENING III hedefleme ve seyrüsefer podu kabiliyeti kazandırıldı. , Proje ile hizmet ömürleri 2015 civarına kadar uzatılmış olan F-4E’ler, yeni nesil savaş uçakları hizmete girene kadar YHvK F-16 ve Mirage 2000 filolarının üzerindeki yükü önemli ölçüde hafifletmiş oldu.

Peace Icarus projesi bir bakıma, yeni nesil çok rollü savaş uçakları hizmete girene kadar oluşacak kabiliyet açığını örtücü işleve sahipti. Modernize edilmeyen F-4E’ler, her ne kadar gövde ömürleri 2010 civarına kadar dayanabilecek şekilde yenilenmiş olsalar da, modern aviyonik ve silah sistemlerine sahip değildiler.

1975’te yeni üretim ve 1992’de ikinci el olarak hizmete giren taktik taarruz görevli A-7 Corsair’ler, alçak irtifada uzun menzil ve silah taşıma kapasiteleri haricinde faydalı olmaktan uzak hale gelmekteydiler. Her iki uçak tipinin de 2000 – 2010 döneminde yeni nesil bir savaş uçağı ile değiştirilmesi ihtiyacı doğmuştu.

Yunanistan’ın, Eurofighter EF-2000 Typhoon macerası da işte bu aşamada başladı.

Yeni nesil savaş uçağı ihtiyacı kapsamında 60 adedi kesin, 30 adedi opsiyon toplam 90 adet Eurofighter EF-2000 Typhoon alımı ve Eurofighter projesine katılım, Mart 2000’de dönemin Yunan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos tarafından açıklanmıştı.

Haziran 2000’deki Peace Xenia III siparişinin hemen ardından atılan bu adım, Eurofighter için son derece önemli bir satış başarısı olmasının yanısıra, Ege’deki hava kuvvetleri dengesinin Türkiye aleyhine dramatik ölçüde değişmesi anlamına geliyordu.

Ne var ki 2004 Atina Olimpiyat Oyunları’nın Yunan ekonomisi üzerindeki olağanüstü olumsuz etkisi, AB fonlarının geri ödemesi ve mali bildirim usülsüzlüklerinin neden olduğu skandal ve 1997’den itibaren neredeyse kontrolsüz biçimde saldırılan dev savunma projelerinin bütçe üzerine bindirdiği aşırı ödeme yükü, diğer pek çok iddialı proje gibi EF-2000 alımını da söndürdü:

Yunan Hükümeti 05.02.2001 tarihinde, üretici EADS şirketine yeni bir ödeme planı teklif etti. Ancak bu ödeme planına ilişkin görüşmeler devam ederken ani bir kararla 29.03.2001 tarihinde Yunanistan, EF-2000 alımını 3 sene ertelediğini duyurdu, nitekim proje 2004 yılında iptal edildi.

Bu kararın alınmasında ana etken olarak 60 uçak için yaklaşık en az 5 Milyar Dolar civarındaki maliyetin bütçeye getireceği ek yük ve 2004 Olimpiyat Oyunları için yapılan harcamalar gösterilmekte. Kararda ayrıca Türk Hava Kuvvetleri’nin görünür gelecekte büyük çaplı bir taktik savaş uçağı alımı gerçekleştirmeyeceği ve güç dengesinde büyük bir oynama olmayacağı öngörüsünün getirdiği göreceli rahatlığın da rol oynamış olması da muhtemeldir.

EF-2000 alımının iptali, birbirini takip eden tedarik ve modernizasyon süreçleri planına darbe vurdu. Bütçeye büyük yük getirecek yeni nesil savaş uçağı alım kararı, nihayetinde 2006 – 2010 EMPAE’sinden çıkartılarak ve Peace Xenia IV projesi ile F-16 alımı yapılarak en erken 2011 – 2015 dönemine ötelendi.

Hizmet ömürlerinin sonuna gelen ve 335 ile 336 numaralı filolarda görev yapan A-7C/E/H Corsair II tipi taarruz uçakları Peace Xenia IV F-16’ları ile değiştirilirken, 2015 civarından itibaren emekliye ayrılacak modernize edilmiş 34 adet F-4E Peace Icarus’un ve hatta büyük ihtimalle uzun vadede, Peace Xenia I ile alınan F-16 Block 30’ların yerini alacak yeni nesil uçak ihtiyacı gündemde yerini, üst sıralarda olmasa da, korumaya devam etti.

TÇD hazırlama çalışmaları devam eden ve 30 – 40 uçağın alımını içeren yeni nesil çok rollü savaş uçağı projesinde yarışan adaylar şunlar:

1. Eurofighter EF-2000 Tranche III Typhoon
2. Dassault Rafale F3
3. Boeing F/A-18E/F Super Hornet Block II
4. Saab Gripen NG

Eurofighter iddiasını, eskisi kadar güçlü olmasa da korumaya devam ediyor. Ancak EF-2000’in yüksek maliyeti, iptal edilmiş olan alımın psikolojik etkisi ve Fransa’nın, Yunan savunma alımlarında Almanya’nın yerine öne çıkması, Rafale’nin yıldızının parlamasına neden oldu.

Yunanistan, Fransa haricinde herhangi bir ülkeye satış başarısı yakalayamamış Rafale için, Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte en ciddi potansiyel müşteri durumuna gelmiş durumda. Bunda Fransa ile son derece olumlu seyreden ikili ilişkilere ek olarak 1970’lerden bu yana Mirage F1, Mirage 2000EG/BG ve en son Mirage 2000-5 Mk2 tecrübesi ve envanterdeki MICA ve SCALP-EG gibi Fransız kaynaklı modern mühimmatın varlığı da önemli rol oynuyor. Rafale’nin Yunanistan’daki iddiası, Dassault şirketinin Atina’da Mart 2008’de bir büro açması ile daha da pekişmiş oldu.

1980’lerde F-16’ya karşı F-18L ile yarışan ve YHvK renklerine boyanmış uçağı ile deneme uçuşları yapmasına rağmen kaybeden F-18, bu sefer Super Hornet ile tekrar yarışa dahil oldu.

Hindistan’ın MRCA (Multi Role Combat Aircraft; Çok Rollü Savaş Uçağı), Brezilya’nın FX-2 ve Danimarka ihalelerinde iddialı konumda olan Boeing 10.03.2009’da, Yunanistan’a yerel sanayi katılımı ve offset paketini kapsayan bir teklif sunacağını duyurdu.

Saab Gripen NG’nin şansının düşük olduğunu iddia etmek çok kolay değil. Yunanistan’ın bugüne kadar Fransız uçak ve mühimmatlarını kullanarak sağladığı “ikizleme” politikasının devamı olarak Gripen’in seçilmesi ihtimal dahilinde olabilir.

YHvK’nin erken ihbar ve komuta kontrol kabiliyetinin odağında yine İsveç üretimi Erieye sisteminin bulunması, Gripen’in pek çok farklı havadan havaya ve havadan yere silah sistemini kullanmaya sertifiyeli ve kısa mesafeli pistlerden iniş kalkışa uygun oluşu artı puanları arasında sayılabilir.

Yeni nesil savaş uçağı projesinde, TÇD’nin 2009 son çeyreğinde yayınlanması beklentileri mevcut. Ancak bu, gerek ekonomik durum gerekse 2009 yılı içerisinde gündeme gelmesi muhtemel erken seçim dolayısıyla mümkün olmayabilir.


Peace Xenia IV Projesi

Eurofighter EF-2000 tedarik projesinin iptal edilmesi, eskiyen A-7 ve F-4E’lerin yarattığı kabiliyet boşluğunu doldurmak için ilave uçak alımını gündeme getirdi. 60 + 30 şeklinde düşünülmüş olan EF-2000 alımı rafa kaldırılınca, oluşan açığı kapatmak için hızlıca hizmete alınabilecek ve harbe hazırlık için asgari geçiş süreci gerektirecek bir uçak alımı gündeme geldi. Türkiye’nin Peace Onyx III projesi ile envanterindeki tüm F-16’ları aviyonik modernizasyonuna sokması ve Peace Onyx IV projesi ile 30 adet ilave F-16 alımına gitmesi, Yunanistan’ın kararını doğrudan etkiledi.

Nitekim KYSEA’nın 19.07.2005’teki toplantısından sonra basın açıklaması yapan dönemin Savunma Bakanı Spilios Spiliotopoulos’un 10 adet opsiyon ile birlikte toplam 40 adet F-16 alımına karar verildiğini açıklaması büyük bir sürpriz olmadı.

Yunanistan bu son paketten önce, “Peace Xenia” proje serisi kapsamında, 1989 – 2004 yılları arasında üç pakette toplam 140 adet F-16 teslim aldı. Bu siparişlerin dağılımı şu şekilde idi:

Peace Xenia I: 34 adet F-16C Block 30, 6 adet F-16D Block 30,
Peace Xenia II: 32 adet F-16C Block 50, 8 adet F-16D Block 50,
Peace Xenia III: 40 adet F-16C Block 52+, 20 adet F-16D Block 52+.

Öncekiler gibi FMS kredisi kapsamında gerçekleştirilecek Peace Xenia IV projesi ile ilgili resmî bildirim, DSCA tarafından ABD Kongresi’ne 26.10.2005 tarihinde yapıldı. Bildirimde, Pratt Whitney F100-PW-229 ve AN/APG-68(V)9 radarla donatılmış 40 adet F-16C/D Block 52+ ve ilgili aviyonik sistemler, keşif ve hedefleme podları ile lojistik destek ve eğitim kalemleri ile satışın toplam azami 3.1 Milyar Dolar’ı bulması öngörülmüştü.

20 adet F-16C Block 52+ ile 10 adet F-16D Block 52+ uçağını kapsayan 2 Milyar Dolar tutarındaki satış ile ilgili LOA (Letter of Offer and Acceptance; Teklif ve Kabul Mektubu) 13.12.2005 tarihinde Yunan ve ABD hükümetleri arasında imzalandı. Yunan Savunma Bakanlığı, 15.03.2006 tarihinde yaptığı bir açıklama ile, KYSEA toplantısında oybirliği ile alınan karar doğrultusunda ilave 10 adetlik opsiyonun işletilmeyeceğini duyurdu. Bu kararda, muhalefetin yoğun eleştirileri ve kamuoyu baskısının etkili olmuş olması muhtemeldir.

Projenin offset yükümlülüğü kapsamında Lockheed Martin, uçakların konuşlanacağı Araksos Üssü’ne gerekli altyapı yatırımlarını yapmakla yükümlü kılındı. Bu çerçevede Araksos’a 5 adet yeni komuta kontrol ve bakım tesis binası inşa edildi.

Yunan savunma projelerinde büyük ağırlığı bulunan siyasi etkenler, Peace Xenia IV projesinde hükümet – muhalefet çekişmesi şeklinde zuhur etti. İktidarda bulunan merkez sağ ND (Néa Dimokratía; Yeni Demokrasi) partisi ile merkez sol PASOK (Panhellinion Sosialistiku Kinema; Pan Helenist Sosyalist Hareket) arasında yoğun ve şiddetli tartışmalar yaşandı.

Yunanistan’da 1996 – 2004 yılları arasında Kostas Simitis başbakanlığında iktidarda kalan PASOK hükümeti, 1997’den itibaren özellikle Almanya ile çok sayıda dev ölçekli savunma projesine imza atmıştı. PzH-2000 kundağı motorlu obüs, Tip 214 denizaltı, Leopard 2A6HEL, Peace Icarus 2000 F-4E modernizasyonu, IRIS-T havadan havaya füze alımı gibi çok sayıda projeyi gerçekleştiren ve EF-2000 alımı için adım atan PASOK, ND’nin F-16 gibi bir ABD yapımı uçağın alımına karar vermesine şiddetle karşı çıktı.

Buna ilaveten, DSCA bildiriminde 3.1 Milyar Dolar olarak telaffuz edilen ancak KYSEA tarafından 19.07.2005’te 1.3 Milyar Dolar tutacağı bildirilen alım hakkında, hem de söz konusu KYSEA toplantısından sonra, Savunma Bakanı Spiliotopoulos’un kesin tutar için sözleşme görüşmelerinin sona erdirilmesinin gerektiğini ifade etmesi, ND’nin eleştiri oklarını PASOK’un üzerine çekti. Yunan meclisinde Eylül 2005’te sert tartışmalar yaşandı, ancak sözleşme yine de yürürlüğe girdi.

Peace Xenia IV kapsamında ilk 4 uçak 335 numaralı filo bünyesinde 22.05.2009 tarihinde resmen hizmete girdi. Teslimatların Mart 2010’a kadar tamamlanması planlanıyor.

30 yeni F-16 Block 52+ bir yandan 335 ve 335 numaralı filolardaki A-7’lerin yerini alırken, öte yandan 348 numaralı filodaki RF-4E Phantom II taktik keşif uçaklarının da emekliye ayrılmalarını sağlayacak.

Zira Yunanistan, Mayıs 2007’de Goodrich Aerospace’e 2 adet opsiyon ile birlikte 2 DB-110 keşif podu siparişi verdi (Peace Xenia IV projesine ilişkin 3.1 Milyar Dolar tutarındaki DSCA bildiriminde toplam 11 adet keşif podu yer alıyordu). Hizmette halen 10 ila 15 arası RF-4E bulunan YHvK, bu görevi 335 ve 336 filo F-16 Block 52+’lerine devredecek.


Mirage 2000-5 Mk2 Projesi

Yunanistan, 1970’lerde Mirage F1 ile başlattığı, envanterde ABD kaynaklı olmayan savaş uçağı bulundurma politikasını, Mirage 2000 ile devam ettirdi. YHvK için 36 adet tek kişilik Mirage 2000EG ve 4 adet çift kişilik Mirage 2000BG alımına dair sözleşme 20.07.1985 tarihinde imzalandı ve uçaklar 1988 yılında teslim edildi. YHvK ilk F-16’larının siparişini, 40 adet uçağı içeren Peace Xenia I projesi ile, aynı dönemde vermişti.

AM-39 Exocet füzesi ile donatılarak gemisavar görevleri de üstlenebilen Mirage 2000’ler, özellikle Ege göklerinde THvK F-16’ları ile sık sık karşı karşıya geldiler. Yunanistan’ın 1990’lı yıllardan bu yana Mirage 2000 ve F-16 gibi aynı sınıftaki ancak farklı performans özelliklerine sahip iki farklı tipteki uçağa sahip olmanın avantajından istifade ettiği iddia edilebilir.

Yunanistan, gerek EF-2000 iptalinin orta vadede neden olacağı kabiliyet açığını telafi etmek gerekse Mirage 2000 filosunun muharebe kapasitesini yükseltmek için bir modernizasyon projesi başlattı. Bu çerçevede 21.08.2000 tarihinde Fransız Dassault şirketi ile, 10 adet Mirage 2000EG’nin, Mirage 2000-5EG Mk2 (Mirage 2000EGM) seviyesine modernizasyonu, yeni üretim 10 adet Mirage 2000-5EG Mk2 (Mirage 2000EGM) ve 5 adet Mirage 2000-5BG Mk2 (Mirage 2000BGM) alımı ile 56 adet Matra BAe Dynamics SCALP EG seyir füzesi, 200 adet MBDA MICA havadan havaya füzenin tedariği içeren bir sözleşme imzaladı. Uçak alım ve modernizasyon paketinin tutarı, yaklaşık 1.2 Milyar Euro, silah sistemlerine ilişkin sözleşmenin tutarı ise 424 Milyon Euro idi.

Sözleşmeye göre Yunanistan’ın ayrıca 3 adet yeni üretim Mirage 2000-5EG Mk2 alımı ve 5 adet Mirage 2000EG’nin modernizasyonu için opsiyon hakkı da bulunmaktaydı. Sözleşmeye göre tüm modernizasyon işlemleri Dassault desteği ile HAI tesislerinde gerçekleştirilecekti.

YHvK’nin modern çok rollü uçak açığını kayda değer biçimde kapatan Mirage 2000-5 Mk2’lerin başlıca özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Tamamen sayısal göstergelerle desteklenen “glass cockpit” kokpit,
2. Renkli MFD’ler, Sextant yapımı geniş açılı HUD, HOTAS
3. Entegre GPS/INS seyrüsefer sistemi, geliştirilmiş data link sistemi,
4. Damocles hedefleme ve seyrüsefer pod kabiliyeti,
5. Yeni nesil Thales RDY radarı, Thales ICMS Mk3 özsavunma sistemi,
6. Azami kalkış ağırlığının 17,500kg’ye çıkarılması,
7. Yeni nesil MICA havadan havaya ve SCALP EG seyir füzesi kabiliyeti.

Mirage 2000-5 Mk2 projesinin en önemli bileşenini kuşkusuz, SCALP EG seyir füzesinin alımı teşkil etmekte. 300km’den yüksek menzili, entegre INS/GPS, TERPROM ve IIR güdüm kontrol sistemi ile 450kg’lik harp başlığı ile son derece etkili bir stratejik silah sistemi olan SCALP EG ile YHvK, Anadolu’nun derinliklerindeki hassas hedeflere erişim imkânı kazandı.

3 + 5 uçaklık opsiyonu işletmeyen ve AM-39 Exocet kabiliyetini, maliyeti nedeniyle modernizasyon paketinden çıkaran YHvK’nin ilk Mirage 2000-5 Mk2’leri 28.01.2005 tarihinde uçtu. ICMS Mk3 özsavunma sisteminde yaşanan sorunlar nedeniyle geciken projede modernize edilen uçakların teslimatı 2006 sonunda, Dassault üretimi 15 yeni uçağın teslimatı ise 2007 sonunda tamamlandı.

Öte yandan Dassault şirketi, Mirage 2000 savaş uçağı üretim hattını, YHvK için ürettiği son uçağın tamamlanmasından sonra Kasım 2007’de kapattı.


(sürecek)

Etiketler: , , , , , , , , ,

31 Temmuz 2009 Cuma

Yunanistan Modernize Edilen Firkateynini Teslim Aldı

Yunan Deniz Kuvvetleri, modernize edilen Elli sınıfı F-450 Elli firkateynini, Skaramanga’daki Hellenic Shipyards Tersanesi’nde 28 Temmuz günü düzenlenen bir törenle teslim aldı.

Elli, Yunan Deniz Kuvvetleri envanterindeki 10 adet eski Hollanda yapımı Kortenaer sınıfı firkateynden modernizasyona tabi tutulan beşinci gemi.

Elli sınıfı gemilerin ömürlerini 2020 yılına kadar uzatmayı hedefleyen MLM (Mid Life Modernization; Yarı Ömür Modernizasyonu) projesi ile, 1980 – 1997 yılları arasında hizmete giren ve Batch I ve Batch II olarak sınıflandırılan ilk 6 gemi, Hellenic Shipyards ana ve Thales Nederland alt yükleniciliğinde kapsamlı bir tadilattan geçmekteler. MLM kapsamında, TACTICOS muharebe komuta kontrol sistemi entegrasyonu, ZW06 satıh arama radarının Scout radarı ile değiştirilmesi, LW08 ve WM25 STIR radarlarının modernizasyonu, Mirador elektro optik atış kontrol sistemi entegrasyonu ve elektronik harp ve karşı tedbir sistemlerinin iyileştirilmesi gibi kalemler bulunuyor.

Başlangıçta modernizasyon pakedine dahil olan RIM-162 ESSM (Evolved Sea Sparrow Missile) entegrasyonu, maliyeti nedeniyle projeden çıkartılarak rafa kaldırıldı.

MLM projesi kapsamında Hellenic Shipyards’ın Skaramanga tersanelerinde modernize edilen gemilerden F462 Kountouritis Eylül 2006, ikinci ve üçüncü gemiler F459 Adrias ve F461 Navarinon 2007 ve dördüncü gemi F451 Limnos Ocak 2009’da tekrar göreve başladılar.

MLM projesindeki son gemi F460 Aegeon’un da 2010’da teslim edilmesi planlanıyor.

Modernizasyon sonrası 2006 – 2010 arası tekrar hizmete dönmüş olacak 6 adet Elli, YDzK’nın halihazırdaki en modern firkateynleri olan ve 1992 – 1998 arası hizmete girmiş 4 adet Hydra sınıfı ile birlikte yaklaşık 2020’ye kadar görev yapacak. Hydra sınıfı için de kısa vadede modernizasyonun gündeme gelmesi bekleniyor.

Öte yandan Yunanistan, 2010’ların ikinci yarısından itibaren hizmete girmeye başlayacak ve peyderpey Elli sınıfının yerini alacak bir firkateyn ihtiyacı çerçevesinde çalışmalarını 2008’de başlatmıştı.

Proje kapsamında ilk geminin, sözleşmenin imzasından sonra ve 8 ay sürecek kabul denemelerini müteakiben 48’nci ay (4 yıl) içerisinde hizmete girmesi isteniyor. Tam yüklü deplasman olarak 6,000t, azami sürat olarak 27 deniz mili belirlenmiş. 6 deniz durumunda seyir ve 30 gün desteksiz seyir kabiliyeti de isterler arasında. Helikopter hangar ve pistinin, 10t sınıfı bir helikopter veya İHA (İnsansız Hava Aracı) görevlerine elverişli olması bekleniyor.

Silah sistemi olarak kısa/orta menzilli hava savunma ve kara saldırı füzelerinin kullanılabileceği 40 hücreli VLS lançer (Vertical Launcher System; Düşey Lançer Sistemi), 8 adet gemisavar füze, 127mm/54 baş top, öz savunma silah sistemi (Close In Weapon System; CIWS) ve iki adet üçlü 324mm torpido tüpü tanımlanmış durumda. Silah sistemlerinin, sıralı dizinli radar (Phased Array Radar) sisteminin odağında olduğu komuta kontrol sistemi tarafından yönetilmesi de temel isterler arasında.

Söz konusu projede Fransa ile FREMM (Frégate Multi Mission) tabanlı bir tasarım için görüşmeler devam etmekte.

Etiketler: , , ,

23 Mart 2009 Pazartesi

Haftalık Bakış #2: Yunanistan ve FREMM

Yunanistan ve FREMM

Avrupa’nın en büyük savunma sanayii şirketlerinden MBDA’nın CEO’su Antoine Bouvier, 17 Mart’ta yaptığı açıklama ile firmanın Fransız pazarındaki satışlarının önümüzdeki 5 yıl içinde önemli ölçüde düşeceğini, buna karşılık oluşacak açığı ihracat gelirleri ile kapatmayı hedeflediklerini belirtti. MBDA’nın cirosunun yaklaşık yüzde 40’ını oluşturan ihracat kalemlerinin payının, önümüzdeki 5 yıl içinde yüzde 50’ye ulaşması planlanıyor.

2007 yılında 3 milyar Euro olarak gerçekleşen geliri 2008 yılında 2,7 milyar Euro’ya düşen şirketin elinde devam eden yaklaşık 11,9 milyar Euro tutarında sözleşme bulunuyor. MBDA yetkilisinin ifadesine göre bu, şirketi yaklaşık 4 yıl daha idare edebilecek bir miktar. Fransız Savunma Bakanlığı’nın kısa süre önce 2009 – 2014 dönemi için açıkladığı kuvvet modernizasyon ve bütçe planı ile birleşince, şirketin ihracat pazarına gayretle sarılmasının arkasındaki itici güç daha iyi anlaşılabiliyor.

Nitekim Bouvier, şirketin ihracat atağı çerçevesinde özellikle Rafale çok rollü taktik savaş uçağı ile FREMM (Frégate Multi Mission; Çok Rollü Firkateyn) firkateyni ihracatına bağlı olarak füze sistemi satışlarında artış beklediklerini ekledi. MBDA’nın patronuna göre 2009 sonuna kadar Rafale veya FREMM ile bağlantılı bir ya da iki adet büyük ölçekli satış anlaşması imzalanması kuvvetle muhtemel.

Gerek ima ile gerekse bizzat isim vererek zikredilen iki muhtemel müşteri: Rafale için Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve FREMM için Yunanistan.

Bir süredir özellikle Papanikolis sınıfı Tip 214 modeli denizaltıların tedarik sürecinde yaşanan sorunlarla boğuşan Yunan Deniz Kuvvetleri’nin (YDzK) envanterinde halen, 10 adet Elli sınıfı (eski Hollanda Kortenaer tipi) ve 4 adet Hydra sınıfı (Alman MEKO 200HN tipi) firkateyn bulunuyor. YDzK, 1990’ların başlarında hizmete giren Epirus sınıfı (eski ABD FF-1052 Knox) 3 adet firkateyni, yaklaşık 10 yıl gibi görece kısa bir süre hizmette tuttuktan sonra 2000’lerin başlarında emekliye ayırmıştı. Epirus’ların envanterden düşmesi ile birlikte, YDzK ana muharip gücünde ABD imali bir gemi kalmadı.

Elli sınıfı gemilerin ömürlerini 2020 yılına kadar uzatmayı hedefleyen MLM (Mid Life Modernization; Yarı Ömür Modernizasyonu) projesi ile, 1980 – 1997 yılları arasında hizmete giren ve Batch I ve Batch II olarak sınıflandırılan ilk 6 gemi, Hellenic Shipyards ana ve Thales Nederland alt yükleniciliğinde kapsamlı bir tadilattan geçmekteler. MLM kapsamında, TACTICOS muharebe komuta kontrol sistemi entegrasyonu, ZW06 satıh arama radarının Scout radarı ile değiştirilmesi, LW08 ve WM25 STIR radarlarının modernizasyonu, Mirador elektro optik atış kontrol sistemi entegrasyonu ve elektronik harp ve karşı tedbir sistemlerinin iyileştirilmesi gibi kalemler bulunuyor. Başlangıçta modernizasyon pakedine dahil olan RIM-162 ESSM (Evolved Sea Sparrow Missile) entegrasyonu, maliyeti nedeniyle projeden çıkartılarak rafa kaldırıldı.

MLM projesi kapsamında Hellenic Shipyards’ın Skaramanga tersanelerinde modernize edilen gemilerden F462 Kountouritis Eylül 2006, ikinci ve üçüncü gemiler F459 Adrias ve F461 Navarinon 2007 ve dördüncü gemi F451 Limnos Ocak 2009’da tekrar göreve başladılar. Beşinci gemi F450 Elli’nin bu sene içerisinde, son gemi F460 Aegeon’un da 2010’da teslim edilmesi planlanıyor.

Modernizasyon sonrası 2006 – 2010 arası tekrar hizmete dönmüş olacak 6 adet Elli, YDzK’nın halihazırdaki en modern firkateynleri olan ve 1992 – 1998 arası hizmete girmiş 4 adet Hydra sınıfı ile birlikte yaklaşık 2020’ye kadar görev yapacak. Hydra sınıfı için de kısa vadede modernizasyonun gündeme gelmesi bekleniyor.

Bu genel resim içerisinde de YDzK’nın yeni nesil firkateyn ihtiyacı da, 2010’ların ikinci yarısından itibaren hizmete girmeye başlayacak ve Elli sınıfının yerini alacak bir gemi olarak göze çarpıyor.

Bu ihtiyacı karşılamak için çalışan YDzK, yeni nesil firkateyn projesi kapsamında teknik şartnameyi Ekim 2008’de tamamlayarak ihale sürecini başlatması için, tabiri caizse pası hükümete attı. Yaklaşık 2,2 Milyar Euro tutarında bir bütçe ayrılan ve 6 adet firkateynin tedariği içeren projede ilk dikkat çeken husus, modern savaş gemisi maliyetleri göz önüne alındığında ayrılan bütçe ile planlanan gemi saysı arasındaki orantısızlık. Kayda değer bir bütçe artırımı yapılmazsa tedariğin 4 (+2 opsyion) ya da 3 (+3 opsiyon) şeklinde gerçekleşmesi olası. Nitekim FREMM projesini Fransız orakları ile birlikte yürüten Fincantieri tersanesi yetkilileri 2007 yılında, henüz şartname yayınlanmamışken, beklentilerini 3 + 3 gemi olarak açıklamışlardı.

Savunma çevrelerindeki yaygın beklenti, YDzK’nin adanmış bir hava savunma harbi (Anti Air Warfare; AAW) firkateyni tedariğine yöneleceği şeklindeydi. Ancak 2008 Mayıs’ında YDzK sözcüsü Andreas Vettos’un yaptığı açıklamaya göre Yunanistan yeni firkateynlerinden böyle bir görev beklemiyor.

YDzK’nın AAW kabiliyeti bugüne kadar, 2004 yılında emekliye ayrılan Kimon sınıfı (eski ABD Charles F Adams) destroyerlerdeki SM-1MR Standard füzeleri ile sınırlı kaldı. Bu gemilerin envanterden düşmesinden sonra benzer bir sistem tedariği şöyle dursun, MLM projesinden ESSM kabiliyetinin çıkarılması göz önünde bulundurulacak olursa, Yunanistan’ın bu alanda çok ciddi bir acelesinin olmadığını söylemek yanlış olmaz.

Nitekim Vettos, açıkça yeni tedarik edilecek firkateynlerin sadece özsavunma amaçlı nokta savunma kabiliyetine sahip olacaklarını, hava savunmasının esasen Yunan Hava Kuvvetleri’nin görevi olduğunu belirtiyor.

Söz konusu projeye belli başlı savaş gemisi üretici tersanelerin ilgisi, doğal olarak, oldukça yoğun. Şimdiye kadar adı geçen üreticiler ve teklif ettikleri ya da teklif edilmesi beklenen modeller şunlar:

Fransa: DCNS – FREMM (Frégate Multi Mission)
Almanya: Thyssen Krupp Marine Systems – MEKO - D (Mehrzweck Kombination – D)
Hollanda: Royal Schelde – LCF (Luchtverdedigings & Commandofregatten)
İspanya: Navantia – F100

Proje kapsamında ilk geminin, sözleşmenin imzasından sonra ve 8 ay sürecek kabul denemelerini müteakiben 48’nci ay (4 yıl) içerisinde hizmete girmesi isteniyor. Tam yüklü deplasman olarak 6,000t, azami sürat olarak 27 deniz mili belirlenmiş. 6 deniz durumunda seyir ve 30 gün desteksiz seyir kabiliyeti de isterler arasında. Helikopter hangar ve pistinin, 10t sınıfı bir helikopter veya İHA (İnsansız Hava Aracı) görevlerine elverişli olması bekleniyor.

Silah sistemi olarak kısa/orta menzilli hava savunma ve kara saldırı füzelerinin kullanılabileceği 40 hücreli VLS lançer (Vertical Launcher System; Düşey Lançer Sistemi), 8 adet gemisavar füze, 127mm/54 baş top, öz savunma silah sistemi (Close In Weapon System; CIWS) ve iki adet üçlü 324mm torpido tüpü tanımlanmış durumda. Silah sistemlerinin, sıralı dizinli radar (Phased Array Radar) sisteminin odağında olduğu komuta kontrol sistemi tarafından yönetilmesi de temel isterler arasında.

Projenin en önde gelen adayı hatta Yunan Savunma Bakanı Vangelis Meimerakis’in 22 Ocak 2009’da yaptığı açıklamaya göre galibi, Fransız DCNS şirketi. Meimerakis yaptığı açıklamada Yunan hükümetinin Fransa ile 15 adet Arama & Kurtarma görevli Super Puma helikopteri ve FREMM firkateynlerinin ortak üretimi konusunda görüşmelere başlanacağını duyurdu.

YDzK için yeni firkateyn ihtiyacının gayrıresmi olarak gündeme geldiği ilk günlerden bu yana açık ara favori olarak değerlendirilen FREMM, DCNS şirketinin iddiasına göre 400 milyon Euro’luk birim maliyet ile aynı zamanda en ucuz seçenek.

Bir Fransız – İtalyan ortak projesi olan FREMM, her iki ülke deniz kuvvetlerinin ihtiyacı olan çok rollü firkateynlerin, farklı görev modülleri ve silah ve sensör sistemleri ile donatılmasına olanak verecek bir tasarıma sahip olarak geliştirilmesini içeriyor. Fransa’da Aquitane, İtalya’da Bergamini sınıfı olarak hizmete girecek yaklaşık 6,000t sınıfındaki gemiler, görevlerine göre farklı versiyonlarda üretilecek. Genel FREMM tasarımında 8 adet MBDA MM-40 Exocet Block3 (Fransız gemileri) ya da Teseo Mk2A (İtalyan gemileri) gemisavar füze, DCNS Sylver A43 VLS lançerlerden fırlatılan MBDA Aster 15 kısa menzil hava savunma füzesi, EuroTorp MU90 torpido, NH-90 helikopteri için hangar ve pist, karşı tedbir sistemi gibi kalemler ortak olmakla birlikte, görevlerine göre gemilerde ayrıca değişik silah ve komuta kontrol ve sensör sistemleri bulunmakta.

Başlıca FREMM versiyonları şu şekilde özetlenebilir:

FREMM ASM (Anti Sous Marine): Denizaltı Savunma Harbi (DSH) versiyonu.
FREMM AVT (Action Vers la Terre): Yer hedeflerine saldırı versiyonu.
FREMM GP: Genel maksat versiyonu.
FREDA (Frégates de Défense Aériennes): AAW versiyonu.

Başlangıçtaki üretim planı şu şekildeydi:

Fransa; 9 adet A69 Aviso, 3 adet F67 Tourville ve 7 adet A70 Georges Leygues sınıfı geminin yerini almak üzere:

Tranche Ferme (Ana sipariş paketi): 6 adet FREMM ASM, 2 adet FREMM AVT,
Tranche Conditionelles 1 (1. Opsiyon paketi): 2 adet FREMM ASM, 2 adet FREMM AVT,
Tranche Conditionelles 2 (2. Opsiyon paketi): 5 adet FREMM AVT

toplam 17 gemi;

İtalya; 8 adet Maestrale ve 4 adet Lupo sınıfı geminin yerini almak üzere:

Tranche Ferme (Ana sipariş paketi): 1 adet FREMM ASM, 1 adet FREMM GP,
Tranche Conditionelles 1 (1. Opsiyon paketi): 3 adet FREMM ASM, 1 adet FREMM GP,
Tranche Conditionelles 2 (2. Opsiyon paketi): 2 adet FREMM GP,
Tranche Conditionelles 3 (3. Opsiyon paketi): 2 adet FREMM GP

toplam 10 gemi.

Ancak Fransa, 2008 Ekim’inde duyurduğu bir değişiklikle, SCALP Naval kabiliyetli FREMM AVT versiyonundan vazgeçtiğini, bunun yerine Gowind türevi korvet sınıfı gemileri hizmete alacağını ve FREMM projesi kapsamında 9 adet FREMM ASM ve 2 adet FREDA tedarik edeceğini duyurdu. FREDA’lar, hizmetteki 2 adet Cassard sınıfı AAW destroyerinin yerini alacak. FREDA’ların alan hava savunmasına yönelik esas silahı, 32 adet Aster 30 orta menzil hava savunma füzesi olacak.

Ana makinası General Electric-Avio LM2500+G4 gaz türbin olan ve CODLAG (Combined Diesel Electric and Gas) tahrik sistemine sahip olan FREMM, ilk ihracat başarısını 2007 Ekim’inde yakaladı. Fas Kraliyet Deniz Kuvvetleri, envanterindeki İspanyol yapımı Descubierta sınıfı firkateynlerin yerini almak üzere bir adet FREMM sipariş etti. Fransız Lorient Tersanesi’nde üretilecek gemi için sözleşme Nisan 2008’de imzalandı ve inşasına aynı yılın yaz aylarında başlandı. Geminin 2012 – 2013 arasında hizmete girmesi planlanıyor.

Komşuya geri dönecek olursak...

DCNS, Yunan Elefsis Tersanesi ile bir ortaklık kurmuş ve kapsamlı teknoloji transferi ile birlikte 6 geminin de Yunan tersanelerinde inşa edilmesini içeren bir teklif sunmuştu. DCNS’in en yakın rakibi, Skaramanga’da kurulu Hellenic Shipyards (HSY) idi. 2002 yılında Thyssen Krupp Marine Systems (TKMS) tarafından satın alınan tersane, son zamanlarda adını neredeyse bir skandala dönüşen Yunan denizaltı projeleri ile duyurmuş durumda: Uzun süredir gerek teknik sorunlar gerekse Yunan tarafının bütçe sıkıntıları nedeniyle teslim alamayan ve tıkanma noktasına gelen Papanikolis Tip 214 ve ardından ilk bottan sonra iptal edilen Neptune II modernizasyon projeleri, savunma basını aracılığı ile tarafların birbirlerini suçlaması ve herhangi somut bir sonuca varmadan süregelen görüşmelere sahne olan gelişmeler, en sonunda TKMS’nin, HSY’yi satmaya karar vermesi ile farklı bir ivme kazandı: Yunan ve Alman basınına yansıyan en son haberlere göre TKMS, Nisan başı itibari ile HSY’yi satışa çıkartıyor. Papanikolis ve Yunanistan’ın iptal ettiği Neptune II yerine değerlendirdiği iddia edilen iki adet Tip 209 AIP denizaltı tedarik projelerinin akıbeti meçhûl...

HSY’nin satışı, yeni nesil firkateyn projesi üzerinde dolaylı bir etkiye de sahip. Şöyle ki:

DCNS’in ortağı olduğu Elefsis Tersaneleri, YDzK’nin HSY ile birlikte iki ana gemi üreticisinden biri. Ne var ki bu tersanenin muharip gemi sınıfında bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük proje, Roussen sınıfı, Super Vita modeli hücumbotların üretimi. Tam yüklü 580t deplasmana, azami 34 deniz mili sürate, MM40 Exocet gemisavar, RIM-116A RAM nokta savunma füze ve modern sensör ve atış kontrol sistemlerine sahip Super Vita’lardan, işletilen opsiyonlarla birlikte toplam 7 adet üretilecek.

Bugüne kadar Super Vita’lardan daha büyük bir muharip gemi üretmeyen, firkateyn boyutunda bir geminin bakım, onarım ve tadilatı konusunda tecrübe ve altyapıya sahip olmayan Elefsis Tersanesi, FREMM projesi ile birlikte kaçınılmaz olarak bu alanlardaki açıklarını kapatmak için ilave yatırıma ihtiyaç duyacak. Bu, yeni nesil firkateyn projesinde maliyetleri artıracak bir etken olabilir. Öte yandan firkateyn boyutundaki gemilerle ilgili tecrübe ve altyapıya sahip tek Yunan tersanesi, satılması söz konusu olan HSY. Eğer HSY gerçekten satış sürecine girerse, önümüzdeki dönemde oldukça ilginç spekülasyon ve gelişmelere tanık olabiliriz...




Etiketler: , , , , ,

28 Şubat 2009 Cumartesi

Yunanistan İki İlave Denizaltı Sipariş Ediyor


Jane's Navy International'da 27 Şubat tarihinde Tim Fish imzası ile yayınlanan habere göre, Yunanistan, Alman Thyssen Krupp Marine System firmasına iki yeni denizaltı siparişi vermeye hazırlanıyor. Denizaltılar Tip 209/1400 modeli ve Havadan Bağımsız Tahrik Sistemi'ne (AIP - Air Independent Propulsion) sahip olacaklar.

Bu iki denizaltının siparişi, 2002 yılında sözleşmesi imzalanan Neptune II modernizasyon projesinin de iptali anlamına geliyor. USD 1,040,000,000 tutarındaki Neptune II projesi, Yunan Deniz Kuvetleri (YDzK) envanterinde bulunan 4 adet Tip 209/1200 sınıfı denizaltıdan üçünün, AIP ve modern komuta kontrol ve silah sistemleri ile donatılmasını kapsıyordu. Projenin kapsamında ilk denizaltı, S-118 Okeanos üzerindeki işlemler bitmiş ve denizaltı tekrar denize indirilmişti. Okeanos'un 2010 yılında YDzK hizmetine tekrar girmesi bekleniyor.

Büyük bir soruna dönüşen Tip 214 tedariğinde henüz yeni bir gelişme yok. İlk bot, Papanikolis'in teslimatı için henüz herhangi bir gelişme yok, teslimat olmadığı için ikinci bot Pipinos'un nihaî kabul denemelerine başlanamıyor.

Bu sipariş, bazı açılardan son derece ilginç. Şöyle ki:

1. Yunanistan iki ilave Tip 214 değil, Tip 209/1400 sipariş ediyor

Tip 209/1400, halen Türk Deniz Kuvvetleri'nde Preveze sınıfı (Tip 209/1400) ve Gür sınıfı (Tip 209/1400+) olarak toplam 8 adet hizmette bulunan, en son Güney Afrika Deniz Kuvvetleri'nde Manthatisi sınıfı (Tip 209/140SAN) olarak 3 adet hizmete girmiş, son derece modern komuta kontrol, muhabere ve silah sistemlerine sahip, dünyanın halen hizmetteki en modern dizel elektrik denizaltılarından biri. En son Portekiz tarafından Tip 209PN olarak iki adet sipariş edildi. Ancak bu denizaltılar gerek gövde tasarımları gerekse görev sistemleri açısından Tip 214 sınıfının neredeyse birebir aynısı.

Burada yanıtının alınması için beklenmesi gereken soru şu:

YDzK Tip 209/1400'leri, aynı Portekiz Tip 209PN gibi, Tip 214'ün neredeyse aynısı mı olacak, yoksa Manthatisi ya da Gür sınıfı gibi mi? Bu soru şunun için önemli. Eğer birinci durum geçerliyse bu denizaltılar Tip 209PN + AIP = Tip 214 demektir.

Bu da, Papanikolis sınıfı ile ilgili Yunan tarafının şimdiye kadar yaptığı tüm haber, yayın ve şikayetlerin en hafif tabiriyle abartı olduğunun tescili anlamına gelir. Nitekim Yunanistan, teknik sorunlar nedeniyle teslim almamakta ısrar ettiği bir denizaltı modelinden iki adet daha ilave sipariş etmiş olacaktır.
2. İki ilave denizaltı, Skaramanga Tersanesi'nde inşa edilecek.

Skaramanga Tersanesi, Alman HDW firmasına ait. Bu tersanenin bir başka özelliği, halen Yunanistan'da firkateyn boyutundaki savaş gemileri için inşa, modernizasyon ve bakım kabiliyetine sahip tek tesis olması. Rakip Elefsis Tersanesi henüz, korvet sınıfından büyük gemi inşa ya da bakımını üstlenmiş değil.

Bu durum, Yunanistan'ın 3+3 (bazı kaynaklara göre 4+2) adet yeni nesil firkateyn projesinde önemli bir etken.

Zira bu projede en şanslı aday olan FREMM / FREDA firkateyninin üreticisi Fransız Armaris firması, Elefsis Tersanesi ile ortak; birlikte teklif verecekler. Tip 214 projesinin iptalinin söz konusu olduğu sıralarda Skaramanga Tersanesi'nin ALmanlar tarafından satılması iddiaları gündeme gelmişti. Bu, Armaris için önemli bir avantaj teşkil edebilirdi, zira Elefsis Tersanesi'ne firkateyn inşa ve bakımı için ilave altyapı yatırımı yapmaktansa bu kabiliyeti haiz bir tersaneye sahip olabilecekti. Gelinen bu noktada, Armaris için Elefsis Tersanesi'ne ilave yatırım yapmaktan başka yol görünmüyor. Bu, kaçınılmaz olarak FREMM / FREDA'nın maliyetini yükseltecektir. Armaris'in yeni nesil firkateyn projesindeki şansı düşebilir.

Papanikolis sınıfındaki sorunların çözülüp diğer 214'lerin de hizmete girmesi, bir yandan da Tip 209/1400'lerin üretilmesi, bu arada kaybedilen zaman, Neptune II gibi inanılmaz derecede yüksek riske ve düşük maliyet-etkinliğe sahip bir proje, sahip olunmayan ve uzun bir süre daha olunması mümkün olmayan modern ağır torpido kabiliyeti...

Yunan denizaltıcılar uzunca bir süre komşularına gıptayla bakacaklar gibi görünüyor...

Hellenic Navy orders two new Type 209 submarines

Date Posted: 27-Feb-2009

Jane's Navy International

Tim Fish

The Hellenic Navy is to order two new Type 209 submarines with air-independent propulsion (AIP) after aborting planned upgrades for two in-service boats, an industry source told Jane's on 24 February.

Details of the decision emerged two days before the Poseidon-class submarine HS Okeanos was relaunched after completing its mid-life modernisation (MLM) under the navy's Neptune II programme.

Okeanos was the first of three Type 209 submarines due for upgrade by Hellenic Shipyards in Skaramangas under Neptune II, but the programme has now been halted at just the one boat.

The source said that the navy and Greek Ministry of Defence (MoD) have now asked the shipyard, a subsidiary of ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS), to deliver two new AIP-equipped Type 209 submarines instead of continuing with the modernisation programme.

New-build Type 209/1400s were selected over rival contenders - procurement of Type 214s was also under consideration - to make maximum use of the material packages already ordered for the Neptune II MLM, the source added.

Okeanos re-entered the water on 26 February with a Siemens PEM fuel cell AIP system - which required the insertion of a 6.5 m-long hull plug - and a new Atlas Elektronik ISUS 90-46 integrated combat management system (CMS).

It is believed to be only the fifth time that AIP has been retrofitted into a submarine, following similar work in Sweden's two Södermanland (A 17)-class boats, Japan's Harushio-class unit JS Asashio and Germany's Type 205 submarine U 1 .

The Hellenic Navy's eight in-service Type 209s are divided into two classes: four Glavkos-class submarines (Type 209/1100) commissioned in 1971 and 1972, and four Poseidon-class boats (Type 209/1200) that entered service in 1979 and 1980. All were built by Howaldtswerke-Deutsche Werft (now part of TKMS) in Kiel.

When first conceived, the Neptune II MLM was intended to bring three of the Poseidons into commonality with the navy's four new Papanikolis-class (Type 214) submarines, which are being fitted from build with Siemens AIP.

The EUR826 million (USD1.04 billion) contract for the Poseidon MLM was awarded to Hellenic Shipyards in 2002 and Okeanos arrived at the yard in November 2004. As well as AIP and the new CMS, the submarine also received a flank array sonar, optronic mast, sub-Harpoon sub-surface-to-surface missiles, SATCOM, Link II and torpedo countermeasures. The diesel engines, alternators and electric motor were overhauled. Following sea trials Okeanos is scheduled to return to Hellenic Navy service in 2010.

Meanwhile, the Type 214 acquisition programme has been delayed. Acceptance of first-of-class Papanikolis (which was built in Kiel and launched in April 2004) and sister-ship Pipinos (launched by Hellenic Shipyards in April 2007) is awaiting the resolution of a dispute between TKMS and the Greek MoD over alleged technical deficiencies and financial settlements with the first boat.

The four Glavkos-class submarines - HS Glavkos , HS Nereus , HS Triton and HS Proteus - were upgraded under the Neptune I programme between 1993 and 2000, and are expected to decommission when the Papanikolis class enters service.

Etiketler: , , , , , , , ,

18 Şubat 2009 Çarşamba

Komşunun Hava Kuvvetleri Üzerine Bir İki Kelâm



Yunan Hava Kuvvetleri'nin halihazırdaki muharip filolarının dağılımı ve kullandıkları uçak tipleri şu şekilde özetlenebilir:

110PM (Larissa)
  • 337MPK: F-16C/D Block 52+ (önceden F-4E SRA [modernize edilmemiş] kullanıyorlardı)
  • 346M: F-16C/D Block 30 (Peace Xenia I)
  • 348MTA: RF-4E
  • 349M: N/F-5A/B, RF-5A - Filo lağvedildi

111PM (Nea Anchialos)
  • 330M: F-16C/D Block 30 (Peace Xenia I)
  • 341M SEAD: F-16C/D Block 50 HARM (Peace Xenia II, önceden F-5A/B kullanıyordu)
  • 347M: F-16C/D Block 50 LANTIRN (Peace Xenia II)
  • 111PM SMET (OCU): F-16C/D Block 30/50

114PM (Tanagra)
  • 331M: Mirage 2000EGM/BGM (Mirage 2000-5 Mk2)
  • 332M: Mirage 2000EG/BG
  • 114PM SMET (OCU): Mirage 2000 EG/BG
  • 342MPK: Mirage F1 - Filo lağvedildi

115PM (Souda, Girit)
  • 340M: F-16C/D Block 52+ (Peace Xenia III; 20x C, 10x D; önceden A-7H kullanıyordu, JHMCS'leri ilk alan filo)
  • 343M: F-16C/D Block 52+ (Peace Xenia III; 20x C, 10x D, IRIS-T'leri ilk alan filo, önceden F-5A/B kullanıyordu)
  • 340MV: T/A-7H - Filo lağvedildi, uçakların bir kısmı 335MV ve 336MV'ye dağıtıldı
  • 345MV: T/A-7H - Filo lağvedildi, uçakların bir kısmı 335MV ve 336MV'ye dağıtıldı

116PM (Araxos)
  • 335MV: T/A-7C/E/H (Peace Xenia IV F-16 Block 52+'leri gelecek)
  • 336MV: T/A-7C/E/H (Peace Xenia IV F-16 Block 52+'leri gelecek)
  • 116PM SMET (OCU): T/A-7E/C

117PM (Andravida)
  • 338MPK: F-4E AUP (Peace Icarus 2000)
  • 339MPK: F-4E AUP (Peace Icarus 2000)
  • 117PM SMET (OCU): F-4E AUP, RF-4E
  • KEAT (Silah ve Taktikler Filosu): Diğer filolardan rotasyon

Bu tabloya bakarak:

Yunanistan'ın deniz saldırı görevli filoları Souda'da konuşlu 340 ve 345 filoların A-7'leri ile Tanagra'daki Mirage 2000 331 ve 332 filolar. Souda'daki A-7 filoları lağvedildi ve bu uçakların görevleri, Souda'ya yeni gelen F-16 Block 52+'lere verildi (340, 343 filolar)

Kalan A-7'ler (335 ve 336) kağıt üstünde saldırı görevli olsalar da pratikte LIFT görevli olarak uçmaktalar. Peace Xenia IV Block 52+'leri bu filolara gelecek.

Yunanistan 2+2 DB-110 keşif podu siparişi vermişti. Bu, muhtemelen keşif görevli 348MTA filosunun lağvı anlamına gelmekte.

Mirage 2000'ler 1988'de, F-16'larla aynı sene, teslim alınmaya başladı (1988-1989'da 28 uçak; 1992'de 12 uçak). Kalan Mirage 2000'ler için halen, aynı F-16'lar gibi, CCIP veya benzeri bir kapsamlı aviyonik modernizasyon gündemde değil. 2000-5 Mk2 projesinde modernize edilenler 1988-1989'da teslim edilenler. Modernizasyon projesinde 3 yeni uçak + 5 modernize = +8'lik opsiyonu işletmediler. Dolayısıyla Mirage 2000 filoları oldukça modern ve genç sayılır.

F-16 Block 30'ları, aynı bizim Block 30'lar gibi, öncelikli olarak OCU / geçiş eğitimi maksatlı alınmıştı: Yani daha uzun gövde ömrüne sahipler ve 346M'de tamamen, 330M'de büyük çoğunlukla eğitim uçuşlarına çıktılar / çıkmaktalar. Yani gövde ya da aviyonik açısından acil bir modernizasyon ihtiyaçları yok. Tahminim en fazla gövde tadilatı / Falcon Up ve belki kısıtlı aviyonik güncelleme tarzı bir şey yapılır. HAI (Hellenic Aerospace Industries) bu konuda yavaş yavaş tecrübe kazanıyor zaten.

Yunan HvK'nin yeni uçağa ihtiyaç açısından ilk sıradaki filoları, doğal olarak, 338 ve 339 olarak görünüyor. Zaten proje 30-40 uçağı kapsıyor, yani iki muharip filo + SMET (OCU) filosu. Yeni 5 yıllık tedarik planı 2011'de yürürlüğe girecek. Dolayısıyla, 2011'de karar alınsa bile teslimatların 2012'de başlaması çok zor, 2013 en muhtemel tarih.

Yunanistan'ın ekonomik durumu, kamuoyunun savunma harcamalarına bakışı, Deniz Karakol Uçağı ve LIFT uçağı ihtiyaçlarının çok daha acil olmaları hesaba katılırsa, yeni savaş uçağı için çok da acele etmeyeceklerini, ilk aday F-35 olmak üzere yeni nesil savaş uçağını çok daha uzun vadede ele alacaklarını ve bu süreçte bazı filoların kapanmalarının gündeme gelebileceğini düşünüyorum.

Etiketler: , , , , ,

17 Aralık 2008 Çarşamba

Former Ottoman Province of Greece is Burning


Massive riots shake the Former Ottoman Province of Greece in Atina, Selanik, Yanya, Girit and many other cities. The events have shown to the world once again that there are deep fault lines mong this country's socio-political structure; albeit the near-fascist behavior in external politics.

Etiketler:

29 Temmuz 2006 Cumartesi

TSK ve Ulusal Strateji: Amaç - Araç Uyumu Üzerine Bir Deneme


Clausewitz stratejiyi, "savaş hedefini elde etmek için, muharebeleri bir araç olarak kullanma sanatı" olarak tarif eder. Başka bir deyişle strateji, savaş planını oluşturur, savaşın da dahil olduğu çeşitli harekatların öngörülen akışını tasarlar ve bu seferlerin her birinde yapılacak muharebeleri düzenler.

Ölçeği ne olursa olsun, stratejinin başarılı olabilmesi, amaçlar ile araçların uyumlu olmasına bağlıdır. Yüksek stratejide bu araçlar askeri, ekonomik, sosyal, siyasal olabilir. Askeri stratejide ise değişik askeri araçlar. Ancak hiç bir zaman tek bir vasıtaya dayalı bir strateji kurulamaz. Değişik vasıtaların üzerine inşa edlmiş stratejide ise her bir elemanın eşit derecede önemi vardır.

Şahsi değerlendirmelerim ışığında örnekleyecek olursam:

Yunan anakarası - Girit - Kıbrıs hattı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz, dolayısıyla Avrupa ile ulaşımı açısından hayati önemi haizdir. Bu hattın diğer bir önemi, Yunanistan'ın Kıbrıs ile bağlantısını kontrol etmesinden ileri gelir. Dolayısıyla bu hattın kontrolü ve üzerinde kurulacak baskı Türkiye'yi rahatlatacağı gibi, Kıbrıs - Yunanistan bağlantısını keseceği için, hasma zarar verecektir. Denizaltılar ve su üstü darbe yetenekli savaş uçakları bu açıdan stratejik önemi haiz unsurların başında gelmektedir. İlaveten stand-off hassa güdümlü mühimmat ile donatılmış darbe uçakları ile havada yakıt ikmal kabiliyeti, bu strateji içinde önemli bir yere sahiptir. Bu elemanların hiç birinin önemi diğerinden daha az değildir.

Almanlar 1940'da Fransa'yı işgal ederken Ardenler'in yoğun ormanlık arazisini kullandılar. Bu bölge müttefikler tarafından "geçilemez" varsayıldığı için savunulması göz ardı edilmişti. Ancak barış zamanı Almanlar bölgedeki ağaç yoğunluğu, ağaç tipi ve aralarındaki mesafe hakkında etaylı istihbarat topladığı için bölgenin zırhlı taarruza elverecek nitelikte olduğunu keşfettiler. Sonuç Belçika, İngiltere ve Fransa için felaket oldu. Alman ordusunun istihkamcılarının (günümüz ÖK unsurları gibi düşünelim) bu açıdan stratejik bir silah olarak rol oynadığını düşünebiliriz. Ancak PzKpfW-I/II tipi hafif tanklar olmasaydı bu strateji işe yaramayacaktı. Zira yoğun ormanlık araziden daha büyük ve ağır tankların geçişi bunlara oranla daha zor olacaktı, dolayısıyla saldırının momentumu düşecek, düşmana ilk şoku atlatıp toparlanma için fırsat verilmiş olacaktı. İstihkamcılar ile hafif tankların önemini ölçebilir miyiz bu durumda?

Öte yandan ilginç bir örnek olarak Azerbaycan'ın Azadlık Meydanı'nda 1 milyon kişiye yapılan Türk Yıldızları gösterisini sayabiliriz.

İran ile Azerbaycan'ın, Hazar Denizi'ndeki hak iddiaları nedeniyle artan gerilime sahne olan günlerde gerçekleşen gösteri, dış politikamız açısından çok önemli bir mesajdı. Bu gövde gösterisinden sonra İran geri adım attı, gerilim bıçak gibi kesildi. Türkiye'nin Kafkaslar-Orta Asya politikası açısından bir anda stratejik öneme sahip oluverdi emektar F-5'lerimiz.

Benzer şekilde Nisan ortalarında gazete ve televizyonlara çarşaf çarşaf görüntüleri yansıyan M-44, M-55, M-60'lar da dış politika açısından önemli araçlar olarak hizmet gördüler.

Hiç bir silah sisteminin diğerinden daha az stratejik önemi yoktur. Caydırıcılık öyle bir şeydir ki, bir ülkenin satın aldığı savaş uçağının yarattığı tehdidi bertaraf etmek için ille de uçaksavar füzesi değil, ama lafın gelişi tanksavar füze almanız bile yeterli olabilir ("dolaylı mütekabiliyet"). Kamuoyunda sıkça gündemde olan Yunanistan'ın S-300 füzelerine karşı Türkiye'nin Popeye-I füzeleri aldığı yorumu bu açıdan "kısmen" doğrudur. Zira güç dengesi, salt zehir-panzehir formülasyonu ile sağlanmaz.

Şunu da eklemek isterim ki:

Kendi topraklarından binlerce km ötede, başka hiç bir ülkeden destek görmeden tamamen kendi imkanları ile komple harekat icra edebilecek ülkelerin stratejik silahlarından bahsedilebilir. Bu konuda en güzel örnek, İngiltere'nin Falkland Adaları'nı geri almak için icra ettiği "Operation Corporate" harekatıdır, konunun ilgililerine şiddetle tavsiye ederim. Eğer Türk devletinin âli menfaatlerinin sınırları Balkanlar'dan Doğu Türkistan'a kadar uzanmaktaysa, Türk Ordusu'nun da stratejik silahları bu saha üzerinde her hangi bir yerde bağımsız harekat icra edebilecek olanlardır sadece. Ve bunlar arasında önem sıralaması yoktur.

Etiketler: , , , , , ,

28 Ocak 2006 Cumartesi

Ah Komşu Ah!.....

Yunan Deniz Kuvvetleri resmi web sitesi aracılığıyla dağıtılan bir fotograf.. Bir Türk firkateyninin periskop vasıtası ile çekilmiş görüntüsü.. "Avladık!" mesajı verilmek isteniyor belli ki.. Havada devamlı süregelen "dogfight"ların denizdeki versiyonu, bir bakıma...










Fotograf üzerindeki yazıya bakılacak olursa 04.01.1997 (yoksa 01.04 mu? Smile) tarihinde çekilmiş. O tarihte Yunan deniz kuvvetlerinde 2 adet Neptune I modernizasyonundan geçmiş, 1'i modernizasyonda, biri de modernize edilmemiş toplam 4 adet Glavkos sınıfı denizaltı ile 4 adet Poseidon sınıfı denizaltı vardı.

Fotograftaki geminin Barbaros sınıfı olması çok zor, zira bu sınıfın ilk gemisi olan F244 Barbaros 23.05.1997 tarihinde donanmaya katıldı. Dolayısıyla gemi kuvvetle muhtemel bir Yavuz sınıfı.

Yaptığım kabataslak hesaba göre fotograf yaklaşık 1,000 hatta belki 1,200m mesafeden çekilmiş (normal şartlar altında torpido atışı için uygun bir mesafe).

Yunan denizaltılarının o dönemdeki yegane silahı Alman yapımı AEG SST-4 Mod0 tel güdümlü torpidosu idi (yanılmıyorsam klasik torpidoları envanter dışına çıkarmışlardı). Olası bir çatışmada bir SST-4 fırlatsalardı gemimize ulaşır mıydı, ulaşsa patlar mıydı, tartışılır. Zira bu torpidolardan TDzKK envanterinde de mevcut ve "yedeğin yedeği" niteliğindeler. Yunan Deniz Kuvvetleri'nin henüz modern bir ağır torpidosu bulunmamakta. Tip 214 Papanikolis'lerde çok büyük ihtimalle DM2A4 kullanacaklar, ancak o konuda da halen yoğun tartışmalar var, galiba henüz kontrat bile imzalanmadı.

Glavkos ve Poseidon sınıfı denizaltılar Carl Zeiss BS 19 seyir ve AS C18 hücum periskobu kullanıyorlar. Fotograftaki retikıllara bakılırsa bu hücum periskobu ile çekilmiş. Ancak Neptune I modernizasyonu öncesi periskoplarda mesafe bulucu sistem ve GPS olmadığı için tam hassas mesafe tahmini yapmaları çok zordu (eski moda - WW2 yöntemleri ile hedef mesafesini hesaplamaları gerekiyor), eğer bu bir Neptune I öncesi denizaltı idiyse, "keşke ateş etselermiş" derim ben Very Happy

Fotograf bir tatbikatta çekilmiş olabilir, olmayabilir de. Gerçekten Yavuz sınıfı bir fırkateynimizi seyir esnasında yakalayıp yanına sokulmuş olabilirler. Dizel elektrik denizaltıların karakol görevleri vardır. Bu bölgeler içindeki her türlü su üstü ve su altı hareketini izlemekle yükümlüdürler, ki bunlara hasım devletin deniz tatbikatları da dahildir. Gemimizin yanına yaklaşıp periskopla fotografını çekmeleri bir şeyi göstermiyor, kanıtlamıyor. Yani İngilizce tabiri ile "big deal" değil. Kaldı ki kim bilir, belki o esnada bu Yunan denizaltısının arkasında bir adet xxxay denizaltısı sessiz devriye modunda onu takip ediyordu? Wink

Bu, oyunun kuralı, ya avlarsın, ya da avlanırsın. Ancak çirkin, mide bulandırıcı ve bir devlete yakışmayacak derecede aptalca olan şey şu ki, sırf ego tatmini, ve lümpen - faşizan dürtüleri gıdıklamak için bu gibi materyalin, devletin resmi kanalları vasıtasıyla kamuoyuna dağıtılması. Tabiri caizse "her işin bir raconu" var, ve bu tam anlamıyla "racona ters". Forumlarda ultra-faşist Yunanlı gençler ısrarla bu konudan kaçıp "bel altı" güreşirler, işlerine gelmez. Görmezden gelmek, merak etmemek, "ateş olsa cürümü kadar yer yakar" demek lazım.

İnternette, basında sağda solda Türk kaynaklı bu tür malzemeler pek dolaşmıyorsa bu askerlerimizin meseleyi bilmediğinden değil, "ayinesi iştir kişinin..." lafını düstur bellediklerinden, sadece bize özgü o vakur duruşu koruduklarındandır..

Etiketler: ,