09 Mart 2010 Salı

Portekiz'de Ekonomik Kriz ve Tip 214'ler

Reuters'in haberine göre, Yunanistan'la birlikte ekonomik krizle boğuşan bir diğer Avrupa ülkesi, Portekiz, krizden çıkış için acil ekonomik önlem paketi açıkladı. Taslak plana göre kamu harcamalarında büyük kısıntılara gidilecek, savunma alımlarında 40%'a varan kesinti öngörülüyor.

Bu konunun Papanikolis ile ilgisi ise şu: İnşası tamamlanan ancak Yunan Deniz Kuvvetleri tarafından kabul edilmeyen Papanikolis'in üçüncü ülkelere satışı söz konusu idi ve bu satış ile ilgili olarak en muhtemel adayların başında Portekiz'in adı telaffuz edilmekteydi. Halihazırda Tridente sınıfı ve Tip 214 "muadili" iki adet Tip 209PN modeli denizaltıyı hizmete almaya hazırlanan Portekiz'in, orijinal tedarik planında opsiyon yer alan üçüncü Tip 209PN olarak, Papanikolis'i alabileceği değerlendirilmekteydi. Zira alt sistem ve genel tasarım bakımından Tip 214 ile Tip 209PN arasında neredeyse hiçbir fark bulunmuyor; ülke bazındaki bazı özelleştirmeler hariç (Ayrıca bkz: "Yunanistan İki İlave Denizaltı Sipariş Ediyor", "Greek Submarine Force").

2004 yılında denize inen Papanikolis Kiel tersanesinde, 2007 - 2008 arasında denize inen Pipinos, Matrozos ve Katsonis ise Skaramanga'da kızakta beklemekte. Zaman Yunan Deniz Kuvvetleri'nin aleyhine işlemekte ve iflasın eşiğindeki Yunan ekonomisi sorunun çözümüne hiç de katkı sağlayabilecek gibi görünmemekte.

Etiketler: , , , ,

25 Kasım 2009 Çarşamba

Yunan Denizaltılarının Makus Talihi

Jane's Navy International'de 23.11.2009 tarihinde Tim Fish ve Theodore Valmaz imzası ile yayınlanan habere göre, Papanikolis skandalının çözümü, tam da tahmin ettiğiim şekilde ilerliyor. Yunan Savunma Bakanı Evangelos Venizelos, Yunanistan'daki Skaramanga Tersanesi'nde inşa edilen 3 denizaltının nihai kabul testlerine başlanacağını, Papanikolis'in ise satılacağını teyit etti.

Venizelos ayrıca, Yunan Deniz Kuvvetleri envanterindeki Tip 209 / 1200 sınıfı denizaltıların modernizasyonunu içeren Neptune II projesinin iptalini de teyit etti. Proje kapsamında ilk bot Okeanos AIP yakıt hücresi ve modern komuta kontrol sistemleri ile donatılmış, ancak kabul testlerine başlayamadan proje sözleşmesi HDW tarafından tek taraflı feshedildiği için tersanede beklemeye başlamıştı. Proje ile iki Tip 209 / 1200 sınıfı denizaltının daha modernize edilmesi öngörülüyordu.

Habere göre Yunan Hükümeti, THKMS tarafından satışa çıkartılan Skaramanga Tersanesi yeni sahibine devredilene kadar işçilerin aylık ortalama 3.5 - 4 Milyon Euro'yu bulan giderlerini karşılamayı kabul etti. Bu giderler, Yunan Hükümeti'nin TKMS'ye Arşimed ve Neptune II projelerinden kaynaklanan borçlarından düşülecek.

Tip 214 denizaltı tedarik projesi olan Arşimed ve Tip 209 / 1200 modernizasyon projesi olan Neptune II'nin iptali ile haberde verilen çözümün gerçekleşmesi sonucunda Yunan denizaltı filosu şu şekilde oluşacak:

3 adet Tip 214
1 adet Tip 209 / 1200+ AIP
3 adet emekliliği yaklaşan Tip 209 / 1200
4 adet emeklilik vakti gelen Tip 209 / 1100

Tip 214 projesi, Tip 209 /1100 modeli Glavkos sınıfı denizaltıları yenilemek için başlatılmıştı. Glavkos'lar 2010 - 2015 döneminde faydalı hizmet ömürlerini tamamlamış olacaklar.

Neptune II projesi, Tip 209 / 1200 modeli Poseidon sınıfı denizaltıların ömrünü 2015 - 2020 civarına kadar uzatmayı hedefliyordu. Halihazırdaki durumda, modernizasyon kapsamı dışında tutulmuş bir adet bot ile projenin iptalinden sonra kızaktan indirilip tekrar kuvvete teslim edilecek 2 denizaltı Glavkos'lardan kısa süre sonra faydalı hizmet ömürlerini doldurmuş olacaklar.

Savunma basınına yansımış bazı haberlere göre Yunanistan Neptune II projesini iptal edip iki adet yeni Tip 209 / 1400 AIP  (yani Tip 214) almak istiyor. Ancak böyle bir satış gerçekleşecekse, Skaramanga Tersanesi'nin satışından sonra bu botların Yunanistan'da inşa edilmeleri mümkün değil; Almanya'dan hazır alınmaları gerekecektir. HDW'nin halihazırda devam ettiği Portekiz Tip 209 / 1400 ve İsrail Dolphin II projeleri ile kısa vadede alması muhtemel yeni denizaltı ve modernizasyon projeleri göz önüne alındığında, Yunanistan'ın acil ihtiyacı olan botlara kavuşmasının kısa sürede gerçekleşmesi zor görünüyor.

Yunanistan 1970'lerin ortalarından bu yana herhangi bir zamanda envanterinde mutlaka 7-8 denizaltı tutmaya çalışıyor. Ancak hesaplar karışmış durumda.


Date Posted:  23-Nov-2009

Jane's Navy International

Hellenic Navy accepts Greek-built Type 209s, but German boat will be sold

 
Tim Fish

Theodore L Valmas

The Hellenic Navy is to accept three Papanikolis-class Type 214 submarines from ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) in an effort to resolve the dispute between the Greek state and the German shipbuilder.

The new Greek Defence Minister, Evangelos Venizelos, confirmed on 13 November that the three indigenously boats, located at the TKMS-owned Hellenic Shipyards in Skaramangas, near Athens, would be accepted and that the navy was eager to initiate sea trials for the trio.

However, first-of-class Papanikolis , built by TKMS' HDW subsidiary in Kiel, Germany, will be sold to a third party, Venizelos said. He also confirmed a decision to cancel the Neptune II upgrade programme for three Type 209 submarines, stating that instead Hellenic Shipyards will build two new submarines equipped with air-independent propulsion.

Jane's reported on 16 October that Hellenic Shipyards was in financial difficulty following the cancellation of the Archimedes programme (for the four Type 214 submarines) and the Neptune II programme (for the upgrade of three Type 209 submarines) and TKMS said it was owed payments of EUR524 million (USD780 million) - including EUR300 million owed to Hellenic Shipyards - for work on the two programmes.

To help cover the costs of the deal, Venizelos said that the Greek government would meet Hellenic Shipyards' labour costs (approximately EUR3.5 million-EUR4 million per month) until a buyer for the yard is found. The sum would be offset from the payments due to TKMS.

Despite the decision, TKMS still intends to end its Greek operations and sell Hellenic Shipyards. The company is being advised by the investment bank Lazard & Co, which will evaluate its plans to divest itself of the yard.

A spokeswoman from TKMS told Jane's on 17 November: "We are in talks with the new Greek government about the sale of the yard and we can confirm that that Archimedes programme and the Neptune II progamme have been terminated."

The company would not comment on the statement by Venizelos while discussions about the future of Hellenic Shipyards are under way.

If Hellenic Shipyards changes hands it is unclear what arrangements can be put in place to ensure the entry into service of the three Greek-built Type 214s and whether the construction of new Type 209/1400 boats (a design owned by TKMS) can go ahead. 



Yunan Deniz Kuvvetleri denizaltı filosu analizi: Tablonun büyük hali için lütfen üzerine tıklayınız

Etiketler: , , , , , ,

08 Haziran 2009 Pazartesi

Haftalık Bakış #8: Denizaltı Dünyasında Son Gelişmeler


Denizaltı Dünyasında Son Gelişmeler

Özellikle 2001’den bu yana sıklıkla telaffuz edilen (ancak şahsî kanaatime göre aslında yeni bir kavram da olmayan) kıyı suları muharebesi (Littoral Warfare), bu ihtiyaca yönelik çözümlere savunma pazarında rağbeti artırmış durumda. Dünya donanmaları artık sadece açık denizlerde seyredecek suüstü ve sualtı gemilerine yatırım yapmıyorlar. Savunma sanayiinin ve donanmaların ilgi odağında, kıyıya yakın (kahverengi) sularda harekât icra edebilecek yetenekte gemiler var. Bu bağlamda, özellikle Basra Körfezi, Aden Körfezi, Malakka Boğazı, Akdeniz gibi “sıcak nokatalar”ın daha da ısınması ile birlikte denizaltıların, bilhassa dizel elektrik denizaltıların popülaritesi daha da artmış durumda.

Bu yazımda, dünya denizaltı pazarındaki güncel gelişmeleri derlemeye çalıştım. Dünyada halen aktif hizmette denizaltı bulunduran ülke sayısı 36. Bu ülkelerin tamamını ve denizaltı filolarının güncel durumları ile en son gelişmeleri derlemek, bir köşe yazısının boyutlarını bir hayli zorlayacak bir çaba olur. O yüzden kendimce en önemli gördüklerimi, mümkün olduğunca yukarıda saydığım sıcak bölge ülkelerini içerecek şekilde sıraladım.

Almanya: Halen beş adet Tip 206 dizel elektrik ve dört adet Tip 212A sınıfı AIP dizel elektrik tahrikli denizaltıya sahip Almanya, 22.09.2006 tarihinde iki adet daha ilave Tip 212A sipariş etti. Diğer kullanıcısının İtalya olduğu Tip 212A’lar, konvansiyonel denizaltılar içinde en gelişmiş tasarımlardan biri.

Kısa süre önce savunma basınının gündemine gelen bazı haberler doğru ise, Alman Deniz Kuvvetleri’nin hizmetine girecek üçüncü tip denizaltı Tip 214 olacak. Yunanistan için üretilen ancak çeşitli sorunlar nedeniyle teslimatı bir türlü gerçekleştirilemeyen Papanikolis denizaltısının Almanya tarafından satın alınması gündemde. Denizaltının, uluslararası denizaşırı harekâtlarda giderek daha fazla geniş çaplı rol alan Almanya tarafından kullanılması mümkün; üçüncü ülkelere satılmak üzere için tadil de edilebilir. Zira Papanikolis, her ne kadar standart Tip 214 tasarımı olsa da, sonuçta Yunan Deniz Kuvvetleri’nin belirlediği teknik şartnameye göre üretilmiş edilmiş bir denizaltı.

Halen geliştirme ve deneme çalışmaları süren IDAS (Interactive Defense and Attack System for Submarines) denizaltından ateşlenen hava savunma / kara saldırı füze sistemi, yakın gelecekte Tip 212A’ların, DM2A4 Seehecht torpidoları ile birlikte standart silah sistemi olacak. En son U33 denizaltısı 29.05.2008 tarihinde IDAS ile başarılı bir deneme atışı gerçekleştirmişti.

Avustralya: Avustralya Deniz Kuvvetleri’nin envanterinde, İsveç Kockums tasarımı 6 adet Collins sınıfı denizaltı bulunuyor. Bir dizel elektrik denizaltıya göre yüksek sayılabilecek 3,350t dalışta deplasmana sahip bu botlar, yakın gelecekte ABD ile ortak geliştirilen Mk48 Mod7 ADCAP CBASS torpidolarını kullanacaklar. En son RIMPAC 2008 tatbikatı sırasında, Waller denizaltısı, bu torpidonun deneme atışını gerçekleştirdi.

Personel sıkıntıları yaşayan Avustralya denizaltı filosunda bu nedenle, aktif göreve hazır bot sayısının düşük olduğuna dair eleştiriler Mayıs ayında basına yansıdı. Denizaltıcı personel sayısının artırılması, Avustralya’nın önündeki ciddi bir problem, zira bu ülke 2030’a kadar 12 adet yeni nesil denizaltı üretmeyi planlıyor. Ayrıntıları kısa süre önce açıklanan tedarik planına göre Avustralya 6 adet Collins’i 2025 yılından itibaren, 12 adet yeni ve muhtemelen tonaj bakımından da benzer bir denizaltı tasarımı ile değiştirecek.

Sea 1000 adı verilen yeni nesil denizaltı projesine ilişkin çalışmalar, Avustralya Savunma Bakanlığı tarafından 27.10.2008 tarihinde, 4.67 milyon Avustralya Doları (2.85 milyon ABD Doları) bütçe ile başlatılmıştı. Buna göre kavramsal tasarım çalışmalarının 2010 yılında başlaması ve projeye hükümet onayının 2011’de verilmesi öngörülmekte. Denizaltının tasarımında ABD ile yakın işbirliği gerçekleştirilmesi gündemde; özellikle atış kontrol ve muhabere sistemlerinin tasarımında, ABD’nin hizmete alacağı yeni nesil nükleer denizaltılarda kullanılacak sistemlerinden faydalanılması söz konusu. Halihazırda Collins sınıfı botlar, Raytheon AN/BYG-1 komuta kontrol sistemini haiz.

Avustralya’da zaman zaman nükleer tahrikli saldırı denizaltısı üretimine dair de tartışmalar gerçekleşiyor. Bu tip botların tedariğini savunan ciddi bir askerî ve sivil bürokrat grubu bulunmakta. Öte yandan Avustralya Savunma Bakanı Joel Fitzgibbon, 27.12.2007 tarihinde, Sea 1000 projesi ile ilgili bir soruya verdiği yanıtta henüz proje modelinin kesinleşmediğini, nükleer tahrik sistemi de dahil olmak üzere tüm alteratiflerin değerlendirileceğini belirterek, bu seçeneğe bir bakıma açık bir kapı bırakmış oldu. İşçi Partisi hükümetine karşı duran muhalefetin bu projeye keskin bir itirazı bulunuyor. Dolayısıyla Avustralya’daki siyasi durum Sea 1000’in kaderi üzerinde belirleyici etkiye sahip olabilir.

Brezilya: Brezilya Deniz Kuvvetleri envanterinde halen 4 adet Tip 209 / 1400 Tupi sınıfı ve bir adet geliştirilmiş Tupi sınıfı dizel elektrik denizaltı bulunmakta. Tupi’ler Türk Deniz Kuvvetleri’ndeki Preveze / Gür sınıfı ile büyük ölçüde benzerlik taşımakta.

Brezilya’nın gündeminde büyük ve iddialı bir proje var: Nükleer tahrikli saldırı denizaltısı (SSN). Okyanusa kıyısı olan ülkenin, açıklarındaki geniş petrol kaynaklarının da dikte ettirdiği, denizde uzun süre kalabilme ve uzun erim ihtiyacının bir uzantısı olan projenin geçmişi 1980’lerin başlarına kadar uzanıyor.

2008 Aralık ayında biraraya gelen Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ile Fransa Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy, Fransa’nın Brezilya’ya SSN projesinde teknoloji transferi ve tasarım desteği vermesi hususunda anlaşmışlardı. Sözkonusu zirvede ayrıca, Brezilya’nın 4 adet Scorpene sınıfı konvansiyonel (detayları net olmasa da kuvvetle muhtemel AIP dizel elektrik tahrikli) ve 50 adet EC-725 Cougar genel maksat / nakliye helikopteri alımı da karara bağlandı.

Rio de Janeiro yakınlarında yeni bir denizaltı üssü ve nükleer reaktör inşası projeleri ile eşgüdümlü ilerleyen projede, denizaltının reaktörünün kıyı tesisindeki denemelerine 2014 yılında başlanması, denizaltıya ise 2019 yılında entegre edilmesi planlanıyor.

Bu proje ile birlikte Brezilya, nükleer silahlara sahip olmadan nükleer tahrikli denizaltı kullanan ilk ülke olma sıfatını taşıyacak.

Endonezya: Halen iki adet Alman yapımı Tip 209 / 1300 Cakra sınıfı denizaltıya sahip Endonezya’nın gündeminde 2 ya da 3 adet yeni dizel elektrik denizaltı tedariği bulunuyor. Teklife Çağrı Dosyası’nın hazırlandığı projede yer alan iki aday Rus yapımı Kilo sınıfı ile Güney Kore’nin önerdiği Alman lisanslı Tip 209’lar.

Endonezya’nın Cakra’ları Güney Kore tarafından modernize ediliyor. 2005 yılında 60 milyon Dolar tutarındaki sözleşme ile 401 Cakra, Daewoo tarafından modernize edilerek Nisan 2006’da görevine tekrar başladı. Proje kapsamında denizaltının dizel makinası, tahrik sistemi ve teknesi yenilenmesi, yeni seyir radarı, sonar, seyrüsefer ve atış kontrol sistemi entegrasyonu yer alıyor. İkinci bot, 402 Nanggala’nın modernizasyonu için yine Daewoo ile bu yılın Nisan ayında 75 milyon Dolar tutarında bir sözleşme imzalandı. Çalışmaların 2011 yılında tamamlanması planlanıyor.

Güney Kore’nin Tip 209 teklifinin, Endonezya’dan CN-235 deniz karakol uçağı alımını da içeriyor olduğuna dair haberler mevcut. Dolayısıyla Tip 209 alımının ihtimali daha yüksektir denebilir.
Güney Kore: Tip 214’ün Yunanistan ile birlikte ilk ihraç müşterisi olan Güney Kore’nin denizaltı filosu hatırı sayılır bir büyüklüğe sahip ve tamamı Alman menşeili botlardan müteşekkil. Halihazırda Güney Kore Deniz Kuvvetleri bünyesinde 9 adet Tip 209 / 1200 modeli, KSS-1 sınıfı dizel elektrik tahrikli denizaltı görevde bulunuyor. KSS-1’lerin ilki HDW’nin Kiel tersanesinde, geri kalan 8’i ise Daewoo’nun Okpo tersanesinde inşa edildi.

Güney Kore KSS-2 projesi kapsamında Kasım 2000'de Tip 214 tasarımını seçti. İhalede Tip 214'ün rakibi Fransız Scorpene modeli idi. Tip 214'ün seçimi ile birlikte Rusya'dan 1.75 mlyar $ karşılığında ikinci el Proje 636 Kilo modeli denizaltı alım planı da iptal edildi. Tip 214'lerin yurtiçinde üretim ihalesi de, 1.12 milyar $ karşılığında Hyundai Heavy Industries grubuna verildi. Hyundai proje boyunca HDW'den teknoloji transferi ve teknik destek sağlamakta.

Başlangıçta üç botu kapsayan projede opsiyon olan 6 ilave denizaltı için karar 2007 yılında alındı. Böylelikle Güney Kore, proje bittiği zaman 9 adet Tip 214 sınıfı AIP tahrikli denizaltıya sahip olacak.

Güney Kore’nin gündeminde ayrıca 3,000 ton deplasamana sahip KSS-3 sınıfı okyanus tipi denizaltının da insaşı bulunuyor. Projenin detayları henüz netleşmemiş durumda.

Hindistan: Hindistan’da denizaltı alanında halen iki önemli proje devam ediyor: Advanced Technology Vessel (ATV) ve Proje 75.

ATV projesi uzun vadede toplam 5 adet nükleer tahrikli saldırı denizaltısının Visakhapatnam’daki Hindustan Shipyard tersanelerinde inşasını içeriyor. İlk denizaltı için çalışmalar halen, Rusya’nın desteği ile devam etmekte.

Hindistan nükleer denizaltı kullanımına yabancı bir ülke değil. Hindistan, 1988 – 1991 yılları arasında SSCB’den Proje 670A Skat (NATO kod adı "Charlie I") sınıfı K-43 denizaltısını kiralamıştı. Project 06709 kodu verilen program ile eğitim ve konsept belirleme çalışmalarında kullanılan denizaltıya Hint Deniz Kuvvetleri’nde verilen isim Chakra idi.

ATV projesine hazırlık ve personel yetiştirilmesi amacıyla Hindistan Rusya’dan yine nükleer denizaltı kiralamak için 2000’lerin ortalarında girişimlerde bulunmuş, 2008 yılında Proje 971A (NATO kod adı “Akula II”) sınıfı K-152 Nerpa denizaltısının 10 yıllığına ve 700 milyon Dolar bedelle kiralanması hususunda anlaşmaya varılmıştı. Nerpa, Chakra II adı ile Hint Deniz Kuvvetleri’ne devir teslim için hazırlanırken 08.11.2009 tarihinde kaza geçirdi. Makina dairesinde çıkan yangın sonucu 6 denizci ve 14 işçi hayatını kaybetti. Tamiratı süren Nerpa denizaltısının sonbaharda devredilmesi planlanıyor. Öte yandan Hint Deniz Kuvvetleri’nin ilave Proje 971A kiralamayı değerlendirdiği haberleri mevcut.

Hindistan’ın halen devam eden bir diğer önemli denizaltı projesi, Proje 75 adı altında Scorpene denizaltılarının üretimi. İlk ikisi Fransız DCNS firmasının Cherbourg tersanelerinde üretilen botların geri kalan 4’ü Bombay’daki Mazagon tersanelerinde inşa edilecek. Proje 75 için yaklaşık 3.5 milyar $ tutarındaki sözleşme 06.10.2005 tarihinde imzalanmıştı

Hindistan ayrıca 1997 yılında başlayan bir proje ile, envanterindeki 10 adet Proje 877EKM Kilo tipi, Sindhugosh sınıfı dizel elektrik denizaltısını modernize etmekte. Modernizasyon kapsamında denizaltılara Novator Alfa 3M54E1 Klub (NATO kod adı SS-N-27) seyir füzesi fırlatma kabiliyeti eklenmesi, Rus yapımı orijinal bataryaların Alman yapımı daha uzun ömürlü bataryalarla değiştirilmesi ve ana makina sisteminin iyileştirilmesi, sonar, muhabere ve atış kontrol sisteminin yenilenmesi gibi kalemler bulunuyor. Rusya ile yürütülmekte olan diğer projeler gibi uzun gecikmeler ve entegrasyon sorunları ile boğuşulan projede 2008 sonu itibari ile 4 denizaltı, tadilatları tamamlanarak tekrar hizmete girdi.
İran: Fars Haber Ajansı’nın 1 Haziran tarihli haberine göre yerli üretim ilk denizaltı, Ghadir, hizmete girdi.

İran İslam Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Habibullah Seyyari’nin beyanına göre, Ghadir’in inşası 10 yıl sürmüş. 948 bordo numaralı Ghadir, “Cüce Denizaltı” (Midget Submarine – SSW) sınıfına giriyor. Bu tür botlar daha ziyade sızma, sabotaj ve vur kaç tipi görevler için daha uygun. Menzilleri, seyir süratleri ve azami dalış derinlikleri konvansiyonel dizel elektrik tahrikli denizaltılara kıyasla daha düşük olmasına rağmen özellikle sığ sularda harekat için bazı ülkeler tarafından tercih ediliyorlar.

İran Deniz Kuvvetleri envanterinde halihazırda 3 adet Proje 877EKM “Kilo” modeli, Tarık sınıfı olarak adlandırılan dizel elektrik tahrikli denizaltı bulunuyor. 1992 – 1996 yılları arasında hizmete giren bu denizaltılar, olası bir kriz döneminde, Basra Körfezi’ndeki ticaret gemileri ve ABD Deniz Kuvvetleri (USN) unsurlarına karşı büyük tehdit oluşturmaktalar.

Kanada: Kanada, denizaltılar açısından makus bir talihe sahip. Ve bu bedbahtlık daha uzun süre devam edeceğe benziyor.

Kanada, İngiltere’nin 1980’lerin ikinci yarısında hizmete alıp kısa süre kullandıktan sonra Soğuk Savaş’ın bitmesi ve bütçe kesintileri nedeniyle erken emekliye ayırdığı 4 adet Upholder sınıfı denizaltıyı, 1998 yılında satın aldı. Akabinde denizaltılar, İngiltere’deki Barrow tersanelerinde uzun bir tadilat ve modernizasyon işlemine tabi tutuldular. Kanada Deniz Kuvvetleri’nde Victoria sınıfı olarak adlandırılan denizaltılar, hizmet ömürlerinin sonuna gelmiş Oberon sınıfının yerini alacaktı.

İlk üç denizaltı (Victoria, Corner Brook ve Windsor), modernizasyonlarının tamamlanmasını müteakiben sırasıyla Aralık 2000, Mart 2003 ve Hazian 2003’te hizmete girdi. Son denizaltı, 879 borda numaralı Chicoutimi, Barrow tersanesinde 01.10.2004 tarihinde düzenlenen bir törenle Kanada Deniz Kuvvetleri’nde resmen hizmete girdi ve ardından yeni evine doğru yolculuğuna çıktı. Ancak bu yolculuk bir felaketle sonuçlandı: 05.10.2004 günü, İskoçya açıklarında, botun elektrik tesisatındaki bir kısa devre nedeniyle yangın çıktı. Olayda bir denizci hayatını kaybetti. Bir yandan Atlas Okyanusu’nda yakalandığı fırtına, diğer yanda zehirli duman ve yangınla boğuşan denizaltı, güçlükle Kanada’daki Halifax Tersanesi’ne çekildi ve tamir işlemleri için kuru havuza alındı. 2006’ya kadar süren ayrıntılı teknik değerlendirme ve hasar tespit çalışmaları neticesinde, denizaltının en az 2010 yılına kadar hizmete dönemeyeceği ortaya çıktı.

Chicoutimi’nin daha görevine başlamadan hizmet dışı kalması, diğer botların üzerine büyük bir yük bindirdi. Gerek bu yük, gerekse Kanada’nın kontrol etmesi gereken denizlerin genişliği, hizmetteki bu üç denizaltının normalden daha kapsamlı bir bakım ve tadilat işlemine ihtiyaç duymaları sonucunu doğurdu. “Extended Docking Work Period” (EDWP) adı verilen bu bakım ve tadilat programı dahilinde ilk iki bot, Victoria ve Windsor halen kuru havuzda ve 2010 yılında tekrar göreve dönecekler. Kanada’nın halen aktif görevdeki tek denizaltısı, Corner Brook ise 2011 yılında kuru havuza alınacak. Corner Brook’un EDWP’ye alınması aslında 2008 yılına planlıydı ancak Chicoutimi’nin kaza geçirmesi ve bu denizaltının hasar tespit ve tamirat maliyetinin astronomik boyutlara ulaşması, bunu geciktirdi.

Chicoutimi’nin tamiratı, EDWP programı ile birleştirilecek; denizaltının 2012’den önce hizmete dönmesi mümkün değil.

Kanada Victoria sınıfını hizmette tutmak için yaklaşık 1.5 milyar Dolar harcayacak.

Portekiz: Portekiz ile Alman German Submarine Consortium arasında 2 adet (+1 opsiyon) adet Tip 209PN Tridente sınıfı denizaltının üretimine ilişkin alımına ilişkin 911 milyon Dolar tutarındaki sözleşme, 21.04.2004 tarihinde imzalanmıştı. Offset boyutu 1.42 milyar Dolar olan proje kapsamında üretilecek botlar, AIP tahrik sistemini haiz olacak.

İlk Tip 209PN, S167 Trindete’nin Mart 2010’da, ikinci denizaltı, S168 Arpao’nun Ocak 2011’de hizmete girmesi planlanıyor. Üçüncü bot için opsiyon henüz işletilmiş değil.

Tip 209PN’ler, Portekiz DzK’deki halen ömürlerinin sonuna gelmiş iki adet Fransız Daphne modeli Albacora sınıfının yerine geçecek.

Rusya Federasyonu: RIA Novosti haber ajansının haberine göre, geçtiğimiz sene bir kaza geçiren nükleer saldırı denizaltısı Nerpa’nın, tamirini müteakip, önümüzdeki sonbaharda tekrar hizmete girerek planlandığı gibi Hint Deniz Kuvvetleri’ne kiralanacak.

Geçen sene 8 Kasım’da, seyir denemeleri sırasında yangın çıkan Proje 971A (NATO kod adı “Akula II”) sınıfı denizaltıda 3 denizci ve 17 işçi hayatını kaybetmişti.

Hint DzK ile 10 yıl için 500 milyon Dolar tutarındaki kiralama anlaşması bu kazanın ardından dondurulmuştu.

Öte yandan yine RIA Novosti’nin 1 Haziran tarihli haberine göre halihazırda Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetleri’nin hizmetinde aktif sadece 8 adet nükleer başlıklı balistik füze taşıyabilen denizaltı (SSBN) kalmış durumda.

Habere göre Rus Deniz Kuvvetleri’nin denizaltı durumu şu şekilde:

- Proje 667BDRM (NATO kod adı “Delta IV”) sınıfı 6 adet SSBN, R-29RM Sineva (NATO kod adı SS-N-23 “Skif”) balistik füzelerini taşımak üzere tadil edilmekte.

- 5 adet Delta IV sınıfı denizaltı aktif olarak Pasifik Filosu’nda görev vermekte.

- Proje 667BDR Kalmar (NATO kod adı “Delta III”) sınıfı SSBN’ler hizmet dışına çıkartılmakta.

- Proje 941 Akula (NATO kod adı “Typhoon”) sınıfı denizaltılarda geriye kalan son iki bot, Arhangelsk ve Severstal, Severodvinsk deniz üssünde kızakta, rezerv olarak tutuluyor. Görev sistemlerinin tamir ve modernizasyona ihtiyaç duyduğu bu denizaltılarda füze bulunmuyor.

- Typhoon sınıfının yerini alacak Proje 955 Borey sınıfının ilk botu, Yuri Dolgoruki’nin denemelerine bu sene Mart ayında başlandı. Bu denizaltılar, kamuoyunun da sıkça gündemine gelen Bulava stratejik füzeleri ile donatılacaklar. Diğer iki Borey sınıfı denizaltı, Aleksandır Nevski ve Vladimir Monomah ise halen Sevmaş Tersanesi’nde inşa halinde.

- Halen envanterdeki nükleer tahrikli saldırı denizaltı (SSN) sayısı yaklaşık 30, ancak bunların 17 adedi aktif hizmette.

- Hizmetteki dizel elektrik tahrikli denizaltı (SSK) sayısı yaklaşık 20. Proje 877 Paltus (NATO kod adı “Kilo”) sınıfı bu denizaltıların uzun dönemde, Novator Alfa 3M54E1 Klub (NATO kod adı SS-N-27) seyir füzeleri ile donatılmış Proje 677 Lada sınıfı botlarla değiştirilmesi planlanıyor.

- Rus Deniz Kuvvetleri’nin envanterinde ayrıca 7 adet özel maksatlı denizaltı bulunuyor. Habere göre bu denizaltılar ana amacı yeni teknolojilerin ve silah sistemlerinin denenmesi. Bu denizaltılarının tamamının mı yoksa bir kısmının mı aktif görevde olduğuna dair bir bilgi yok.

- Haberde ayrıca Project 20120 B-90 Sarov sınıfı yeni nesil bir dizel elektrik – nükleer tahrikli denizaltı projesinden varlığından bahsedilmiş. Söz konusu proje ile ilgili sağlıklı ve tutarlı bilgiye ulaşmak şu an için mümkün değil.

Yunanistan: Komşumuzun yeni nesil denizaltı projesi, tam anlamıyla bir yılan hikayesine dönüşmüş durumda.

Tip 214 projesinin ilk botu S120 Papanikolis 2004 yılında denize indirildi ve halen kesin kabulünün yapılmasını bekliyor. Bu denizaltının kesin kabulü yapılmadığı için ikinci bot S121 Pipinos da seyir testlerine çıkamıyor; limanda demirli beklemekte. Proje son derece spekülatif bir hal almış durumda: Alman tarafı (HDW), Yunanistan’ın kendilerine yüklü bir borcu olduğunu iddia ederken Yunanlılar ise uzun süre çeşitli tasarım problemleri olduğunu söyledikleri Papanikolis’in bu sefer de limanda eskidiği için kabulünü gerçekleştirmeyeceklerini, HDW’nin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyan ediyorlar.

Savunma basınına en son yansıyan haberlere göre Papanikolis’in Almanya tarafından satın alınarak Alman Deniz Kuvvetleri’nde hizmete girmesi değerlendiriliyor. Geri kalan 3 denizaltının ise üretimine devam edilebilir. Papanikolis ile ayrıca başta Polonya olmak üzere bazı ülkelerin de ciddi biçimde ilgilendiği haberleri mevcut.

Yunanistan, elindeki 4 adet Tip 209 / 1200 Okeanos sınıfı denizaltıdan ilkini, S118 Okeanos’u, 31 Mayıs 2002'de imzalanan Neptune II iyileştirme programı dahilinde kapsamlı bir modernizasyona soktu. Proje çerçevesinde gövde 6.5m daha uzatılarak, AIP yeteneği için Siemens PEM yakıt hücresi, Atlas Elektronik ISUS 90-15, FAS, SATCOM, Link-11 ve UGM-84 Sub Harpoon kabiliyeti entegre edildi. SST-4'ler yeni tip bir torpido ile değiştirilecek, ancak SUT'ler 2020 civarına kadar kullanılacak. Neptune II projesi üç adet Okeanos sınıfı denizaltıyı kapsıyordu, ancak yine savunma basınına düşen bazı haberlere göre bu projenin de Okeanos’un tekrar hizmete girmesini müteakip iptal edilmesi, onun yerine iki adet AIP tahrikli Tip 209 / 1400 alınması gündemde. Tip 209 / 1400 deyince, konunun meraklılarının aklına Türk Deniz Kuvvetleri’ndeki Preveze / Gür sınıfı “orijinal” Tip 209 / 1400 denizaltıları gelebilir, ancak söz konusu 1400’ler, muhtemelen Portekiz Tip 209PN’leri gibi dış görünüş, tasarım ve kabiliyet çok muhtemelen Tip 214’lerin aynısı olacaklar. Fark sadece sınıflandırmada (öyle ya, skandala dönüşen Tip 214 projesinden sonra hiçbir Yunanlı siyasetçi, iç kamuoyuna tekrar aynı denizaltıdan neden aldıklarını izah edemez’)

Yunanistan’ın halihazırda aktif görevdeki denizaltıları, 1971 – 1972 yılları arasında hizmete giren ve Neptune I projesi kapsamında kısmî modernizasyondan geçen Tip 209 / 1100 Glavkos sınıfı ile 1979 – 1980 arasında hizmete giren ve henüz Neptune II modernizasyonuna girmemiş üç adet Tip 209 / 1200 Poseidon sınıfı. Glavkos sınıfı denizaltıların bir ara Mısır’a satışı gündemdeydi ancak satış muhtemelen rafa kalkmış durumda.

Etiketler: , , , , , , , , ,

22 Nisan 2009 Çarşamba

Türk Deniz Kuvvetleri'ndeki Başlıca Gemi Kayıpları

Dün öğleden sonra, Ay sınıfı ve Tip 209/1200 modeli, TCG S-348 Saldıray denizaltısı, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda limana bağlı iken, bakım sırasında meydana gelen bir patlama neticesinde hasara uğradı. Hürriyet gazetesinin haberine göre olayca Deniz Üsteğmen Abdullah Kılıç ile işçi Sami Aktaş ağır yaralandı. Olayda can kaybının yaşanmamış olması sevindirici. Yaralanan personelimize acil şifalar diliyorum.

Saldıray denizaltısının durumu ve hasarın boyutu ile ilgili bir bilgi, doğal olarak henüz yok. 1976 yılında hizmete girmiş ve Ay sınıfının ikinci üyesi olan bu bot, hasarın boyutuna göre tamire alınabilir ya da emekliye ayrılabilir. Bir başka deyişle zaten kısa vadede planlanan emekliliği erkene alınabilir.

Bu vesile ile Türk Deniz Kuvvetleri'nde bugüne kadar envanterden düşme ile neticelenen vak'arı hatırlatmak isterim

Donanmamıza güvenli, kazasız belasız seyirler dilerim.

Atılay: İsim babası Mustafa Kemal Atatürk olan Ay denizaltısı, Çanakkale'de görev seyri esnasında 14.07.1942 tarihinde mayına çarparak battı. Olayda 39 denizci şehit oldu. Batık 1992 yılında sivil dalgıçlar tarafından bulundu.

Sınıfı: Ay
Modeli: Germania
İnşa Edildiği Tersane: Taşkızak, İstanbul
Kızağa Konma: 14.08.1937
Hizmete Giriş: 1940
Hizmetten Çıkış: 14.07.1942



Dumlupınar: Eski ABD Deniz Kuvvetleri SS-325 Blower. Akdeniz'deki bir NATO tatbikatından dönerken 04.04.1953 tarihinde Çanakkale, Nara Burnu açıklarında İsveç bandıralı Nabolant şilebi ile çarpışarak battı. Olayda 81 denizci şehit oldu. Cumhuriyet dönemi askeri denizcilik tarihimizin en trajik olaylarından biri olan bu facia ile ilgili belgesel nitelikli bir film çekilmesi de gündemde idi.



Sınıfı: Gür
Modeli: GUPPY I (Fleet)
İnşa Edildiği Tersane: General Dynamics Electric Boat, Groton
Kızağa Konma: 15.07.1943
Denize İniş: 22.04.1944
Hizmete Giriş: 16.11.1950
Hizmetten Çıkış: 04.04.1953



Kocatepe: Eski ABD Deniz Kuvvetleri DD-861 Harwood. Kıbrıs Barış Harekâtı, 21.07.1974 tarihinde sırasında koordinasyon ve iletişim problemleri sebebiyle Türk uçakları tarafından bombalanarak batırıldı. 54 denizcimiz şehit oldu.

Sınıfı: Tepe
Modeli: Gearing FRAM I
İnşa Edildiği Tersane: Bethlehem Steel, San Pedro
Kızağa Konma: 29.10.1944
Denize İniş: 22.05.1945
Hizmete Giriş: 17.12.1971
Hizmetten Çıkış: 21.07.1974


P-338 Yıldırım: Eski ABD Deniz Kuvvetleri PG-95 Defiance olan bu hücumbotumuz, 23.11.1984 tarihinde İzmir-Dikili açıklarında yangın sebebiyle battı.

Sınıfı: Bora
Modeli: PG-84 Asheville
İnşa Edildiği Tersane:
Peterson, Sturgeon Bay

Denize İniş: 1968
Hizmete Giriş: 03.08.1973
Hizmetten Çıkış: 23.11.1984



Ç-136: EDIC sınıfı bir çıkartma gemisi olan Ç-136, 30.01.1985 tarihinde Doğanbey 85 tatbikatı sırasında Ege Denizi'nde fırtına sebebiyle battı. 39 denizci şehit oldu.


Sınıfı: Ç-107
Modeli: EDIC
İnşa Edildiği Tersane: Gölcük Tersanesi, Gölcük
Denize İniş: 1979
Hizmete Giriş: 1980
Hizmetten Çıkış: 30.01.1985


P-325 Meltem: Alman yapımı Tip 140 modeli bir hücumbot olan Meltem, 24 Eylül 1985 tarihinde İstanbul Boğazı'nda Rus Deniz Kuvvetleri'ne ait Khasan okul gemisi ile çarpışıp battı. Olayda 5 Türk denizcisi şehit oldu. Botun enkazı denizden çıkarılıp hurdaya ayrıldı.




Sınıfı: Kartal
Modeli: Tip 140
İnşa Edildiği Tersane: Friedrich Lürssen Werft, Vegesack
Hizmetten Çıkış: 24.09.1985



D-355 Tınaztepe: Eski ABD Deniz Kuvvetleri DD-765 Keppler. Kıbrıs Barış Hrekâtı'nda görev yaptı. 02.05.1984 tarihinde AYGAZ-3 tankeriyle çarpışarak ağır hasar aldı ve akabinde 31.10.1984 tarihinde hizmet dışına çıkarıldı. Olayda 4 denizci şehit oldu.


Sınıfı: Tepe
Modeli: Gearing FRAM I
İnşa Edildiği Tersane: Bethlehem Steel, San Pedro
Kızağa Konma: 23.04.1944
Denize İniş: 24.06.1946
Hizmete Giriş: 30.06.1972
Hizmetten Çıkış: 31.10.1984




DM-357 Muavenet: Eski ABD Deniz Kuvvetleri DM-33 Gwin. Yakın tarihimizin en tartışmalı olaylarından biridir. Display Determination 92 tatbikatı sırasında, 02.10.1992 tarihinde Amerikan CV60 Saratoga uçak gemisinden atılan iki adet Sea Sparrow ile köprüüstünden vuruldu. Olayda gemi komutanı Yarbay Kudret Güngör dahil 5 denizci şehit oldu, 18 denizci yaralandı.


Sınıfı: Zafer
Modeli: Alan M. Sumner
İnşa Edildiği Tersane: Bethlehem Steel, San Pedro
Kızağa Konma: 31.10.1943
Denize İniş: 09.04.1944
Hizmete Giriş: 24.08.1972
Hizmetten Çıkış: 22.04.1993


Not: Uyarısı için Tolga'ya teşekkürler...

Etiketler: , , , ,

28 Şubat 2009 Cumartesi

Yunanistan İki İlave Denizaltı Sipariş Ediyor


Jane's Navy International'da 27 Şubat tarihinde Tim Fish imzası ile yayınlanan habere göre, Yunanistan, Alman Thyssen Krupp Marine System firmasına iki yeni denizaltı siparişi vermeye hazırlanıyor. Denizaltılar Tip 209/1400 modeli ve Havadan Bağımsız Tahrik Sistemi'ne (AIP - Air Independent Propulsion) sahip olacaklar.

Bu iki denizaltının siparişi, 2002 yılında sözleşmesi imzalanan Neptune II modernizasyon projesinin de iptali anlamına geliyor. USD 1,040,000,000 tutarındaki Neptune II projesi, Yunan Deniz Kuvetleri (YDzK) envanterinde bulunan 4 adet Tip 209/1200 sınıfı denizaltıdan üçünün, AIP ve modern komuta kontrol ve silah sistemleri ile donatılmasını kapsıyordu. Projenin kapsamında ilk denizaltı, S-118 Okeanos üzerindeki işlemler bitmiş ve denizaltı tekrar denize indirilmişti. Okeanos'un 2010 yılında YDzK hizmetine tekrar girmesi bekleniyor.

Büyük bir soruna dönüşen Tip 214 tedariğinde henüz yeni bir gelişme yok. İlk bot, Papanikolis'in teslimatı için henüz herhangi bir gelişme yok, teslimat olmadığı için ikinci bot Pipinos'un nihaî kabul denemelerine başlanamıyor.

Bu sipariş, bazı açılardan son derece ilginç. Şöyle ki:

1. Yunanistan iki ilave Tip 214 değil, Tip 209/1400 sipariş ediyor

Tip 209/1400, halen Türk Deniz Kuvvetleri'nde Preveze sınıfı (Tip 209/1400) ve Gür sınıfı (Tip 209/1400+) olarak toplam 8 adet hizmette bulunan, en son Güney Afrika Deniz Kuvvetleri'nde Manthatisi sınıfı (Tip 209/140SAN) olarak 3 adet hizmete girmiş, son derece modern komuta kontrol, muhabere ve silah sistemlerine sahip, dünyanın halen hizmetteki en modern dizel elektrik denizaltılarından biri. En son Portekiz tarafından Tip 209PN olarak iki adet sipariş edildi. Ancak bu denizaltılar gerek gövde tasarımları gerekse görev sistemleri açısından Tip 214 sınıfının neredeyse birebir aynısı.

Burada yanıtının alınması için beklenmesi gereken soru şu:

YDzK Tip 209/1400'leri, aynı Portekiz Tip 209PN gibi, Tip 214'ün neredeyse aynısı mı olacak, yoksa Manthatisi ya da Gür sınıfı gibi mi? Bu soru şunun için önemli. Eğer birinci durum geçerliyse bu denizaltılar Tip 209PN + AIP = Tip 214 demektir.

Bu da, Papanikolis sınıfı ile ilgili Yunan tarafının şimdiye kadar yaptığı tüm haber, yayın ve şikayetlerin en hafif tabiriyle abartı olduğunun tescili anlamına gelir. Nitekim Yunanistan, teknik sorunlar nedeniyle teslim almamakta ısrar ettiği bir denizaltı modelinden iki adet daha ilave sipariş etmiş olacaktır.
2. İki ilave denizaltı, Skaramanga Tersanesi'nde inşa edilecek.

Skaramanga Tersanesi, Alman HDW firmasına ait. Bu tersanenin bir başka özelliği, halen Yunanistan'da firkateyn boyutundaki savaş gemileri için inşa, modernizasyon ve bakım kabiliyetine sahip tek tesis olması. Rakip Elefsis Tersanesi henüz, korvet sınıfından büyük gemi inşa ya da bakımını üstlenmiş değil.

Bu durum, Yunanistan'ın 3+3 (bazı kaynaklara göre 4+2) adet yeni nesil firkateyn projesinde önemli bir etken.

Zira bu projede en şanslı aday olan FREMM / FREDA firkateyninin üreticisi Fransız Armaris firması, Elefsis Tersanesi ile ortak; birlikte teklif verecekler. Tip 214 projesinin iptalinin söz konusu olduğu sıralarda Skaramanga Tersanesi'nin ALmanlar tarafından satılması iddiaları gündeme gelmişti. Bu, Armaris için önemli bir avantaj teşkil edebilirdi, zira Elefsis Tersanesi'ne firkateyn inşa ve bakımı için ilave altyapı yatırımı yapmaktansa bu kabiliyeti haiz bir tersaneye sahip olabilecekti. Gelinen bu noktada, Armaris için Elefsis Tersanesi'ne ilave yatırım yapmaktan başka yol görünmüyor. Bu, kaçınılmaz olarak FREMM / FREDA'nın maliyetini yükseltecektir. Armaris'in yeni nesil firkateyn projesindeki şansı düşebilir.

Papanikolis sınıfındaki sorunların çözülüp diğer 214'lerin de hizmete girmesi, bir yandan da Tip 209/1400'lerin üretilmesi, bu arada kaybedilen zaman, Neptune II gibi inanılmaz derecede yüksek riske ve düşük maliyet-etkinliğe sahip bir proje, sahip olunmayan ve uzun bir süre daha olunması mümkün olmayan modern ağır torpido kabiliyeti...

Yunan denizaltıcılar uzunca bir süre komşularına gıptayla bakacaklar gibi görünüyor...

Hellenic Navy orders two new Type 209 submarines

Date Posted: 27-Feb-2009

Jane's Navy International

Tim Fish

The Hellenic Navy is to order two new Type 209 submarines with air-independent propulsion (AIP) after aborting planned upgrades for two in-service boats, an industry source told Jane's on 24 February.

Details of the decision emerged two days before the Poseidon-class submarine HS Okeanos was relaunched after completing its mid-life modernisation (MLM) under the navy's Neptune II programme.

Okeanos was the first of three Type 209 submarines due for upgrade by Hellenic Shipyards in Skaramangas under Neptune II, but the programme has now been halted at just the one boat.

The source said that the navy and Greek Ministry of Defence (MoD) have now asked the shipyard, a subsidiary of ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS), to deliver two new AIP-equipped Type 209 submarines instead of continuing with the modernisation programme.

New-build Type 209/1400s were selected over rival contenders - procurement of Type 214s was also under consideration - to make maximum use of the material packages already ordered for the Neptune II MLM, the source added.

Okeanos re-entered the water on 26 February with a Siemens PEM fuel cell AIP system - which required the insertion of a 6.5 m-long hull plug - and a new Atlas Elektronik ISUS 90-46 integrated combat management system (CMS).

It is believed to be only the fifth time that AIP has been retrofitted into a submarine, following similar work in Sweden's two Södermanland (A 17)-class boats, Japan's Harushio-class unit JS Asashio and Germany's Type 205 submarine U 1 .

The Hellenic Navy's eight in-service Type 209s are divided into two classes: four Glavkos-class submarines (Type 209/1100) commissioned in 1971 and 1972, and four Poseidon-class boats (Type 209/1200) that entered service in 1979 and 1980. All were built by Howaldtswerke-Deutsche Werft (now part of TKMS) in Kiel.

When first conceived, the Neptune II MLM was intended to bring three of the Poseidons into commonality with the navy's four new Papanikolis-class (Type 214) submarines, which are being fitted from build with Siemens AIP.

The EUR826 million (USD1.04 billion) contract for the Poseidon MLM was awarded to Hellenic Shipyards in 2002 and Okeanos arrived at the yard in November 2004. As well as AIP and the new CMS, the submarine also received a flank array sonar, optronic mast, sub-Harpoon sub-surface-to-surface missiles, SATCOM, Link II and torpedo countermeasures. The diesel engines, alternators and electric motor were overhauled. Following sea trials Okeanos is scheduled to return to Hellenic Navy service in 2010.

Meanwhile, the Type 214 acquisition programme has been delayed. Acceptance of first-of-class Papanikolis (which was built in Kiel and launched in April 2004) and sister-ship Pipinos (launched by Hellenic Shipyards in April 2007) is awaiting the resolution of a dispute between TKMS and the Greek MoD over alleged technical deficiencies and financial settlements with the first boat.

The four Glavkos-class submarines - HS Glavkos , HS Nereus , HS Triton and HS Proteus - were upgraded under the Neptune I programme between 1993 and 2000, and are expected to decommission when the Papanikolis class enters service.

Etiketler: , , , , , , , ,

09 Haziran 2006 Cuma

Güney Kore'nin İlk Tip 214 Denizaltısı Denize İndirildi


Güney Kore'nin ilk Tip 214 denizaltısı 072 "Son Won Il", bugün Ulsan'daki Hyundai Heavy Industries tersanelerinde denize indirildi. Güney Kore donanması tarafından "KSS-2" tipi olarak adlandırılan bu botlardan 3 adet üretilecek.

Güney Kore Savunma Bakanlığı, Kasım 2000 yılında yeni denizaltı programı için HDW firması tasarımı Tip 214'ü seçtiğini açıklamıştı. İhalede Tip 214'ün rakibi Fransız Scorpene modeli idi. Tip 214'ün seçimi ile birlikte Rusya'dan $1.75 milyar karşılığında ikinci el Proje 636 Kilo modeli denizaltı alım planı da iptal edilmişti.

Tip 214'lerin üretim ihalesi $1.12 milyar karşılığında Hyundai Heavy Industries grubuna verilmişti. Hyundai proje boyunca HDW'den teknoloji transferi ve teknik destek sağlayacak. Güney Kore'ye 16 adet UGM-84L Harpoon füzesinin satışına ilişkin ABD DSCA açıklaması 31.03.2006 tarihinde yapıldı.

Güney Kore deniz kuvvetlerinin halihazırda yine Alman HDW tasarımı Tip 209 / 1200 modeli 9 adet KSS-1 / "Chang Bogo" sınıfı denizaltısı bulunuyor.

Tip 214'ün Güney Kore ile birlikte diğer kullanıcısı ise Yunanistan. "Papanikolis" sınıfı dört adet bottan ilki olan S120 Papanikolis 22.04.2004 tarihinde denie indirildi ve halen testlerine devam ediliyor.






Etiketler: , , ,

06 Nisan 2006 Perşembe

Güney Afrika S101 Denizaltısının Rotası

Güney Afrika Deniz Kuvvetleri, Almanya'dan satın aldığı Tip 209 / 1400 sınıfı S101 borda numaralı denizaltının Almanya'dan Güney Afrika'ya yolculuğu boyunca izlediği rotayı, resmi web sitesinden yayınlıyor.

http://www.navy.mil.za/forecastle/i060307_S101/article.htm

Her ne kadar askeri açıdan büyük bir önem taşımayabilse de, denizaltı gibi bir aracın her türlü seyir ayrıntısının yayınlanması oldukça ilginç..

Etiketler: , ,

04 Nisan 2006 Salı

Güney Kore'den Harpoon Siparişi


http://navy-matters.beedall.com/images/ugm84.jpg

Güney Kore, ABD'ye 42 adet havadan atılan AGM-84L, 16 adet de denizaltılardan atılan UGM-84L Harpoon siparişi verdi. Konuyla ilgili ABD DSCA duyurusu 31.03.2006 tarihinde yayınlandı.

Güney Kore envanterinde 10 adet Tip 209 / 1200 (KSS-1 / "Chang Bogo" sınıfı) modeli denizaltı bulunmakta. İlaveten 3 adet Tip 214 (KSS-2) denizaltı da Alman HDW lisansı altında Hyundai tarafından üretilmekte. Havadan bağımsız tahrik sistemine (AIP - Air Independent Propulsion) sahip bu denizaltılar, dünyanın en modern konvansiyonel botları arasında.

Güney Kore Tip 209'ları, Atlas Elektronik üretimi ISUS 83 muharebe yönetim sistemi kullanmakta. Bu botların son üç adedine (068 "Lee Sunsin", 069 "Na Daeyong" ve 071 "Lee Eokgi") EHCLS (Encapsulated Harpoon Command and Launch Subsystem) entegrasyonu gerçekleştirilerek UGM-84 fırlatma kabiliyeti eklendi. Her bir Tip 209, 4 adet UGm-84 Harpoon taşıyabiliyor.

Yeni inşa edilecek Tip 214'lerde, ISUS 83'ün daha gelişmiş bir versiyonu olan ISUS 90 kullanılıyor. Bu botlar da Tip 209'lar gibi 4 adet UGM-84 taşıyabiliyor. ISUS 90 muharebe yönetim sistemi, Harpoon atışı, sistem içine gömülü AHWCS (Advanced Harpoon Weapon Control System) atış kontrol sistemi ile yönetiliyor; ilave bir atış kontrol sistemi entegrasyonuna gerek bulunmuyor.

Her bir botun 4 adet Harpoon taşıdığı bilgisi, fazla 4 füzenin eğitim atışları için kullanılabileceği tahmini ve mevcut Tip 209'lar için EHCLS entegrasyon işleminin maliyet - etkinliğinin düşük olacağı öngörüsü ile, söz konusu UGM-84 siparişinin Tip 214'ler için yapıldığı rahatlıkla öne sürülebilir.

Bu alımın, Tip 214'lerle birlikte donanmasını oldukça güçlendiren Güney Kore'ye, Uzakdoğu'nun ısınmaya başlayan sularında önemli bir kuvvet çarpanı olacağı aşikar...

Etiketler: , , , , , , , , ,

30 Ocak 2006 Pazartesi

Yeni Nesil Denizaltı Projesi


Bildiğim kadarıyla Türkiye'nin önceden planı, 4 adet Tip 209/1400 Preveze sınıfı denizaltının tedariğini mütakip, 4 adet 1,800t AIP dizel elektrik denizaltı tedarik etmekti. Ancak gerek bütçe sorunları (ki AIP çok pahalı bir teknolojidir, bkz: Papanikolis) gerekse AIP (özellikle yakıt hücresi) teknolojilerinin tam olarak olgunlaşmaması sebebiyle ikinci 4 adetlik sipariş konvansiyonel dizel elektrik denizaltıya yönlendirildi ve Gür sınıfı (Tip 209/1400mod) siparişi verildi. Bir yandan da AIP konusundaki gelişmeler yakından takip edildi, ediliyor.

Burada şunu belirtmek gerek: AIP, denizaltıyı yenilmez kılan bir kuvvet artırıcı mesir macunu değildir. AIP önemli bir güç çarpanı olmakla beraber, uygulandığı platformların dizel elektrik (kıyı = coastal) denizaltılar olmaları sebebiyle stratejik bir silah da değildir. AIP denizaltının görev yapacağı saha, kullanılacağı taktikler, karşısındaki tehditler gibi parametreler, direkt olarak AIP'nin maliyet - etkinliğini belirler. Uzun süre su altında yüzeye çıkmadan karakol atmak önemli bir kabiliyettir, ancak buna duyulan ihtiyacın seviyesi ve aciliyeti de önemlidir.

Preveze ve Gür sınıflarına gelirsek...

Esasen gövde, makine ve belli başlı alt sistemler göz önüne alınırsa "kardeş" sayılabilecek bu iki sınıf, muharebe komuta kontrol sistemleri, torpido sistemleri, vs gibi alt sistemler açısından farklılıklar arz etmektedir.

Preveze Sınıfı
Atlas Elektronik ISUS 83 muharebe yönetim sistemi
Atlas Elektronik CSU 83 sonar
Mk24 Mod 2 Tigerfish, UGM-84A Harpoon

Gür Sınıfı
Atlas Elektronik ISUS 90 muharebe yönetim sistemi
Atlas Elektronik CSU 90 sonar
Atlas Elektronik DM2A4, Mk24 Mod 2 Tigerfish, UGM-84B/C/G Harpoon

Gür sınıfı denizaltılarda kullanılan ISUS 90 ve CSU 90 sistemleri halen Tip 212, Tip 214, Dolphin, Gotland gibi modern denizaltılarda kullanılmaktadır.

Türkiye'nin Gür sınıfı denizaltıları ile Yunanistan'ın Papanikolis sınıfı denizaltılarının muharebe yönetim sistemleri aynıdır (ISUS 90). Eğer Yunanistan CSU 90 sonar süitini seçerse sonarları da aynı olacak. Torpido olarak Yunanistan Atlas Elektronik DM2A4 Seeheckt'i seçmişti, ufak farklar haricinde silah sistemleri de aynı denilebilir. Farklar periskop, ESM ve karşı tedbir sistemlerindedir. Dolayısıyla Türkiye'nin "Tip 214'lere cevabı" gibi bir argüman, şahsıma pek ayakları yere basıyormuş gibi gelmiyor. Menzil ve karakol süresi haricinde Tip 214'ler "quantum leap" yaratmamıştır. (ki Türkiye kendi ESM kütüphanesini kendisi güncelleyebilmektedir, Yunanistan değil...)

Buradan "madem AIP bu kadar büyük fark yaratmıyor, niye alınsın ki" gibi bir görüşü savunduğum sonucu çıkarılmasın. AIP artık modern denizaltı muharebelerinin temeli olmaktadır. Benim savunduğum husus, Tip 214'lerin arada korkunç bir fark yaratmamış olduklarıdır.

İhaleye dönecek olursak..

RfI dokümanını Fransa'dan DCN (Scorpene), Almanya'dan HDW (Tip 214), İsveç'ten Kockums (A-19 Gotland) ve Rusya'dan Admiralty Shipyard'ın (Proje 1650 Amur) alacağını tahmin ediyorum. Eğer teknik şartname gerçekten 1,800t civarı bir tonaj sınırlaması getirirse Amur zaten otomatikman devre dışı kalır (zira dalmış durumda tonajı 2,600t civarı idi yanılmıyorsam). Gotland sınıfının silah sistemleri Türk donanmasına uymayabilir, zira bu botlarda 4 adet 533mm ile 2 adet 400mm tüp var, ki 400mm dünya donanmalarında pek rastlanmayan bir standart. İlaveten, bu botların İsveç Bofors üretiminden başka bir torpido cinsine sertifiyeli olup olmadığı, değilse bu modifikasyonun maliyeti, 400mm torpidoların taktik ihtiyaçlarımıza uygunluğu, bu silahlar için tek kaynağa (İsveç) bağımlı olma ihtimali ve geçmişi pek de parlak olamayan Türk - İsveç özelde savunma, genelde siyasi ilişkiler gibi etkenler göz önünde tutulursa Gotland sınıfının da pek şansının olmadığı söylenebilir.

Fransız DCN üretimi Scorpene sınıfı denizaltılar 2 adet Şili (O'Higgins sınıfı), 2 adet Malezya ve en son 6 adetlik Hindistan satışlarıyla iyi bir grafik tutturdu. En son IDEF fuarında DCN, diğer deniz ürünleri (Mistral, FREMM gibi) ile birlikte Scorpene'nin tanıtımını yapmıştı. UDS firmasının, SUBTICS muharebe yönetim sistemini tanıtımı ile Fransızlar'ın denizaltı ihalesine iddialı hazırlandıkları intibasını edinmiştim. Ancak HDW ve Atlas Elektronik ile köklü ilişkileri olan ve denizaltı filosundaki tüm silah ve sistemleri Alman orijinli olan TDzKK'nın yeni denizaltı için Fransız çözümüne yönelmesi beklenmemeli diye düşünüyorum. Tip 214'ün seçilmesi, bu açıdan sürpriz olmayacaktır.

Tabi bunlar çok ham tahminler.. RfI alanlara, teklif sunanlara, gelişmelere bakmak ve Türkiye'nin sürprizlerle dolu bir ülke olduğu gerçeğini unutmamak lazım.

Her halükarda umarım denizcilerimiz için en hayırlı tercih yapılır.

Etiketler: , , , , , , , ,

25 Ocak 2006 Çarşamba

Denizaltı Doktrinimiz


Türk Deniz Kuvvetleri'nin denizaltı filosu'nun güncel durumu şu şekildedir:

6 adet Ay sınıfı (Tip 209 / 1200)

S347 Atılay
S348 Saldıray
S349 Batıray
S350 Yıldıray
S351 Doğanay
S352 Dolunay


1975 - 1989 arasında hizmete giren bu botların ilk üçü HDW Kiel, geri kalanları Gölcük tersanelerinde inşa edilmiştir.

1,250t deplasmana sahip olan bu denizaltılar silah olarak klasik torpido, SST-4 ve Mk37 ModII/III kullanmaktalar.

İlk iki denizaltının emekliliği planlanmaktadır. Geri kalan dört denizaltı modernizasyona tabi tutulacak ancak modernizasyon programının içeriği henüz netleşmiş veya duyurulmuş değil. Silah, atış kontrol ve tahrik sistemlerinde iyileştirme beklenebilir (Şahsen ben AIP entegrasyonu beklemiyorum)


4 adet Preveze sınıfı (Tip 209 / 1400)

S353 Preveze
S354 Sakarya
S355 18 Mart
S356 Anafartalar

Preveze sınıfı denizaltılar 1994 - 1999 arasında hizmete girdiler. Modern atış kontrol ve silah sistemleriyle donanmış bu botlar Türk denizaltı filosunun gençleşmesine önemli ölçüde katkıda bulundular. Preveze sınıfı denizaltılar ile birlikte Türk Deniz Kuvvetleri UGM-84 Sub Harpoon kabiliyeti ile tanıştı.

1,450t deplasmana sahip bu denizaltılar ayrıca Link-11 (ROL-11) data link sistemi sayesinde diğer su üstü ve hava unsurlarından veri transferi yaparak, taktik resme daha iyi hakim olabilmekteler.

Preveze sınıfı botlar torpido olarak klasik torpido, Mk37 ModII/III ve Mk24 ModII Tigerfish kullanıyorlar.


4 adet Gür sınıfı (Tip 209 / 1400 Mod)

S357 Gür
S358 Çanakkale
S359 Burak Reis
S360 Birinci İnönü

İlk ikisi hizmete girmiş, diğer ikisi inşa halnde olan Gür sınıfının, genel olarak Preveze sınıfı ile hemen hemen aynı özelliklere sahip olmakla birlikte, alt sistem bazında önemli farklılıkları mevcuttur. Gür sınıfı halen silah, muhabere ve atış kontrol sistemleri açısından benzerleri arasında en gelişmiş denizaltılardandır.

Gür sınıfı denizaltılar, Preveze sınıfına ek olarak DM2A4 torpidolarını (ana silah olarak) kullanırlar. Bu torpidoların Türk Deniz Kuvvetleri'ne teslimatında bazı sorunlar yaşanmıştı


Peki Türk denizaltılarının görevi nedir?

Burada ufak bir es verip strateji ile denizler arasındaki ilişkiyi irdelemek gerek...

Bir ülkenin ulusal güvenlik stratejisi, ilgi ve çıkarlarının yayıldığı coğrafyadan bağımsız olarak düşünülemez: Bir ülkenin, başkentinden 5,000km ötedeki bir bölgede çıkarı varsa, öyle ya da böyle istediği zaman o mesafeyi bağımsız olarak aşabilecek, 5,000km ötede tek başına harekat icra edebilecek imkan ve kabiliyete sahip olmalıdır.


Aşağıdaki resme dikkat çekmek isterim:



Bölgesel güç olarak Türkiye'nin öncelikle hakim olması gereken coğrafya budur. Bu bölge Türkiye'nin doğal, ekonomik, tarihi ve kültürel hinterlandıdır. Bu bölgenin her tarafında Türk'ün izi vardır. Bu bölgede kimi yerlerde hala Osmanlı'dan kalan tapular ve kanunlar geçerlidir. Bu bölgede kimi yerlerde anlaşmazlıklarda Türkiye arabuluculuğa davet edilmektedir. Bu bölgedeki çatışmaları durduran ve başlatan ülkeler listesinin başında Türkiye vardır. Kısacası bu bölgede, tabirimi mazur görünüz, Türkiye'nin borusu öter.

Bu donanma açısından şu demektir: Bu coğrafyadaki herhangi bir "mavi" noktada Türkiye, tek başına, su üstü ve / veya denizaltı savunma harbi (DSH), mayın temizleme, amfibi ve benzeri deniz harekatı icra edebilmelidir. Hatta artan asimetrik tehditler ve barışı koruma harekatları gibi etkenler gerektiğinde bu coğrafyanın ötesine de kendi başımıza uzanmamızı gerektirebilir. "Savaş, politikanın başka araçlarla icrasıdır"; ulusal menfaatlerimiz yarın bir gün Hint Okyanusu'nda bayrak göstermemizi zorunlu kılabilir, hiç belli olmaz. Çılgın bir dünyada yaşıyoruz.

Gelelim denizaltılara...

Hayır henüz gelmeyelim, onun yerine bu satırların yazıldığı sıcak ofisten tam tamına 13,224.30km uzağa (GoogleEarth sağolsun) gidelim... Falkland Adaları'nın açıklarındayız.

Arjantin, üzerinde hak iddia ettiği Falkland (Arjantinliler Malvinas diyor) Adaları'na Nisan 1982'de asker çıkardı. Bu olay üzerine İngiltere'de iktidarda bulunan Margaret "Demir Lady" Thatcher derhal orduya emir vererek bölgeye bir deniz görev gücü (Task Force) gönderdi. Bu görev gücü iki adet uçak gemisi (HMS Invincible ve HMS Hermes), 23 adet çeşitli sınıflardan destroyer ve fırkateyn , 6 adet denizaltı ve çeşitli destek gemilerinden oluşmaktaydı. Arjantin'in döneme göre güçlü sayılabilecek bir donanması bulunuyordu, en başta gelen unsuru ise Veinticinco De Mayo uçak gemisi idi.[1]

Ancak 2 Mayıs 1982 günü, Arjantin'e ait 2. Dünya Savaşı'ndan dönemi bir kruvazör ve ulusal gurur sembolü bir gemi olan ARA General Belgrano, İngiltere'nin Churchill sınıfı HMS Conqueror denizaltısı tarafından, 2. Dünya Savaşı'ndan kalma klasik bir torpidoyla vurularak batırıldı. Bu olay daha sonra büyük tartışmalar yaratmış, Belgrano'nun TEZ (Total Exclusion Zone - içindkei her türlü geminin hedef kabul edileceği bölge) dışında vurulduğu iddia edilmiştir. Ancak Belgrano'nun batmasının, deyim yerindeyse "haddini aşan" bir sonucu olmuştur ki, bu da Arjantin donanmasının 2 Mayıs'tan sonra bir daha limanlarından ayrılamadığıdır. 2. Dünya Savaşı'ndan kalma bir zırhlının batması, bütün deniz kuvvetleri üzerinde psikolojik ve taktik etki yaratmıştır.[2] Denizde üzerindeki baskı ortadan kalkan İngiliz donanması hareket serbestisi kazanmıştır. Bu serbesti, zaferi getiren en önemli etkenlerden biri olmuştur.

Belgrano olayını not düşelim.

Bir başka not daha düşelim bu savaşa dair:

Her yerde "kaynak kodları" satışı sebebiyle Arjantin Exocet'lerinin patlamadığından dem vurulur da (İngiltere'nin de envanterinde olan Exocet'ler hani), hiç bir yerde Arjantin denizaltılarının elindeki Mk37 ve SST-4 tel güdümlü torpidoların hiç birinin çalışmadığı söylenmez.[3]

Falkland Savaşı'nın deniz muharebe doktrinleri üzerindeki en büyük etkisi savaş gemilerinin kısa menzil öz savunma sistemlerinin geliştirilmesi ve güdümlü füzelerin gemiler üzerindeki tehdidinin net biçimde anlaşılması olmuştu (CIWS, Phalanx vb). Ancak perde arkasında (daha doğrusu sular altında) kalan bir diğer önemli sonuç da, denizaltıların harbin gidişatı üzerindeki etkilerinin ulaştığı boyutların görülmesidir.

Türkiye'ye dönelim...

Yukarıdaki resme bakarak Türkiye'nin bölgesindeki denizlerde hakimiyet kurması için ne gibi vasıtalar kullanması gerektiği, hangi ülkeler ile rekabet içinde olacağı üç aşağı beş yukarı görülüyor. Özellikle ülke ismi saymak, "vs" türü karşılaştırmalar yapmak şahsen hoşuma giden bir şey değil. Ancak belli başlı iki rakibin Rusya ve Yunanistan olarak göründüğünü belirtirsem yanılmış olmam sanırım.

Rusya 1990'ların ortalarından bu yana Türkiye'nin Karadeniz'de askeri üstünlüğünü kabul etmiş durumdadır. Rusya'nın Karadeniz donanması bakım ve idame zorlukları içindedir ve en son Ukrayna ile olan üs krizinde (evveliyatında Ukrayna'ın hepten Atlantik Bloku'na kaybından kelli) görüldüğü üzere, stratejik ve taktik konumlanması da sıkıntılıdır. Rus Deniz Kuvvetleri kapsamlı bir yeniden yapılanma ve modernizasyon çabaları içerisindedir, boyut olarak küçülme hedeflenmekte, daha hafif tipte gemilere yönelinmektedir. Ancak bu çalışmalar da ekonomik ve siyasi durum sebebiyle yeteri kadar hızlı yürümemektedir (burada kağıt üstündeki plan, proje, fikir vb değil, yürürlükteki, realize edilmiş projeleri ve güncel durumu baz almaktayım)

Ya komşu?

Madem konumuz denizaltılar, önce Yunanistan'ın denizaltı filosunun durumuna bir bakalım:


4 adet Glavkos sınıfı (Tip 209 / 1100)

S110 Glavkos
S111 Nereus
S112 Triton
S113 Proteus

209 sınıfının tonaj açısından en küçük botları olan Glavkos'lar, 1971 - 1972 yılları arasında hizmete girdiler. 1,125t deplasmana sahip olan bu botlar, 1993 - 2000 yılları arasında Neptune I adı verilen bir modernizasyon programına tabi tutuldular. Bu program ile denizaltılara;

UGM-84 Sub Harpoon atış kabiliyeti
FAS (Flank Array Sonar)
UNISYS atış kontrol sistemi
Argos AR-700 ESM
INS, GPS eklendi.

Glavkos sınıfı torpido olarak Alman yapımı SUT Mod 0 kullanmaktadır.


4 adet Poseidon sınıfı (Tip 209 / 1200)

S116 Poseidon
S117 Amphitrite
S118 Okeanos
S119 Pontos

Genel olarak Türk Deniz Kuvvetleri'ndeki Ay sınıfı denizaltılarla bazı benzerlikler arz eden Poseidon'lar, 1979 - 1980 yılları arasında hizmete girdi.

Poseidon sınıfı botlar, 31.05.2002'de imzalanan anlaşmaya göre Neptune II adı verilen bir modernizasyon programına tabi tutulacaklar.[4] Bu programda 3 + 1 bota AIP (Air Independent Propulsion - havadan bağımsız tahrik) yeteneği kazandırılacak (bunun için teknenin gövdesi kesilerek 6.5m uzatılacak). 2004 yılında S116 Poseidon'un hangara (evet hangara! ruhum hala havacı benim!) girmesiyle başlayan projede her bir denizaltı üzerindeki çalışma 3 yıl sürecek. Projenin kapsamı kabaca şu şekilde:

AIP kabiliyeti için Siemens PEM yakıt hücresi ilavesi
STN Atlas ISUS-90-15 komuta kontrol sistemi
FAS (Flank Array Sonar)
SATCOM
Link-11
UGM-84 Sub Harpoon kabiliyeti


4 adet Papanikolis sınıfı (Tip 214)

S120 Papanikolis
S121 Pipinos
S122 Matrozos
S123 Katsonis

AIP (Air Independent Propulsion - havadan bağımsız tahrik) kabiliyetini haiz Papanikolis sınıfı denizaltılar, Yunanistan açısından önemli biravantaj ve güç çarpanı teşkil etmekte. Alman Tip 212'nin bir üst versiyonu olarak da nitelenebilecek 214'lerin diğer müşterisi 3 adet botla Güney Kore. Her biri yaklaşık 430 milyon $'a mal olan bu denizaltıların ilki olan S120 Papanikolis 22.04.2004 tarihinde denize indi ve halen testleri devam ediyor. İkinci bot Pipinos'un inşasına halen Skaramanga'da devam ediliyor ve bu sene Kasım ayında denize inmesi planlanmış. Pipinos aynı zamanda Yunanistan'da inşa edilen ilk denizaltı olma ünvanına da sahip.

Papanikolis'lerin esas silahı olarak Alman yapımı DM2A4'lerin sipariş verilmesi gündemde (sancılı geçen ve önceleri WASS Black Shark'ın gündemde olduğu bu süreç sonunda anlaşma imzalandı mı bilmiyorum).[5]

1,800t deplasmana sahip olan bu denizaltıların sonar sistemleri 2005 sonunda henüz belirlenmemişti.

Papanikolis'lerin bazı genel özellikleri şöyle:

1,250 deniz mili menzil (dalışta, yakıt hücresi ve 4kt sürat ile)
UGM-84 Sub Harpoon
CIRCE torpido karşı tedbir sistemi
Elbit TIMNEX II ESM
STN Atlas ISUS-90-15 komuta kontrol sistemi
Link-11
SATCOM
INS, GPS


Sonuç olarak Ocak 2006 itibarıyla Yunan Deniz Kuvvetleri'nin aktif denizaltıları 4 adet Glavkos ve 3 adet Poseidon sınıfıdır. Modernizasyonda olan 1 adet Poseidon sınıfı ve testleri devam eden 1 adet Papanikolis sınıfı bot yakında hizmete başlayacaktır.

Türkiye'ye dönelim...

Gür sınıfının tamamlanması ve 4 adet Ay sınıfının modernizasyonu ile Türkiye bölgesinin en güçlü denizaltı filosuna sahip olacaktır iddiası abartılı değildir. Türkiye'nin ulusal çıkarları deniz aşırı kuvvet projeksiyonu ve açık deniz donanmasını dikte ettirdiğine göre, bu sularda harekat yapabilecek denizaltılar da haliyle envanterdekilerden farklı olmak zorundadır. Bu ihtiyaçlara cevap verebilecek yegane konvansiyonel çözüm AIP denizaltılardır, zaten dünyada da denizaltı konusunda yönelim bu şekildedir.

Eğer Türkiye bölgesel bir güç, bir açık deniz gücü olacaksa, her şeyden önce kendi konsept ve doktrinlerini geliştirmeli, tedarik ve modernizasyon stratejisini bu yönde oluşturmalıdır. Yani piyasaya çıkan en son denizaltıyı ve torpidoyu satın almak bir güç çarpanı demek değildir. 1995'ten beri gündemde olan AIP denizaltı tedariğinin ötelenip, ikinci paket 4 denizaltıların Gür sınıfı olarak seçilmesinin tek sebebi ekonomi değildir; açıktır ki bu bir konsept, ve tasarımın yansımasıdır. Savunma sanayiinin olgunlaşması ve özgün çözümlerin oluşturulması için zaman ve kaynak ayırırken bir yandan da kuvvet güncel tutulmaktadır, doğru olan da budur. Henüz tam manasiyle olgunlaşmamış AIP teknolojisini bugün almaktansa, ArGe'ye yoğunlaşıp, bir yandan da hiç de aşağı kalmayan çözümlere yönelmek, akılcı olan çözümdür. Türkiye'de bu akılcığın en parlak örneği olarak MilGem'i görüyoruz diye düşünüyorum. Umarım yakın gelecekte denizaltılar için atış kontrol sistemi, torpido karşı tedbir sistemi, sonar vb gibi sistemlerle de görürüz.



M. Arda Mevlütoğlu






The San Luis reportedly did manage to conduct an attack. The submarine fired three MK 37 and three or four West German SST-4 torpedoes at surface ship targets. All were reportedly fired at ranges of 8000 yards with the submarine at maximum operating depth. No hits were achieved. The submarine subsequently returned to its base. Apparently that submarine spent the remainder of the war in port while technicians attempted to repair the fire control computers.

Atlas already has lost one international contest to its rival. In March, Portugal selected WASS torpedoes for the country’s 214-class submarines, making them the first German-made subs to be equipped with foreign torpedoes, said a German Ministry of Defense official.

Later this year, Greece and Spain are expected to choose between Atlas and WASS torpedoes.

Spain is building Navantia S-80 subs. The Greeks are building 214-class subs, made under license by Hellenic Shipyards in Skaramanga, Greece, a subsidiary of Germany’s ThyssenKrupp Marine Systems.

The Greek contest for 51 heavyweight torpedoes has been contentious.

WASS initially bid 60 million euros ($78 million). Atlas offered a choice of configurations that would cost 90 million or 97 million euros. Meanwhile, Germanos, an Athens-based long-time supplier to Atlas, proposed a deal to produce the DM2A4 in Greece.

In March 2003, the political leaders of the Greek Ministry of National Defense invited WASS to negotiate a contract. But talks slowed over the torpedo’s integration into the submarine’s ISUS 90-15 combat system, and both firms raised their bid price: WASS to 129.5 million euros, Atlas to 110.7 million.

In January 2004, the Navy decided on the integration of the DM2A4 torpedo, putting it at odds with the Defense Ministry. The stalemate ended in July when ministry officials canceled the competition.

The last act in this drama took place on March 31, when Defense Minister Spilios Spiliotopoulos — visiting the Germanos facilities in northern Greece — repeated the government’s intention to award — without a competition — a contract to the Greek company only if “all necessary certifications and warranties would have been secured by the company” prior to the contract signing.

“We were selected by the Greek Ministry of Defense,” said the WASS source. “But the Germans then said the cost of integrating the torpedoes with the combat management system — which was produced by Atlas — would be zero if the DM2A4 was chosen. The competition was canceled, which was a cause of concern to the Greek Navy.”

In reaction to the Greek drama and the Atlas torpedo’s problems, Singapore has requested a live presentation of the DM2A4. Pelzer said Singaporean Navy officials would get a demonstration in late April at the German MoD’s test facilities in Eckernförde.

WASS is not yet planning a similar demonstration of the Black Shark. “There is no tender yet, but when there is, we will look at trials,” he said.

Atlas’ Young said none of the potential customers has yet asked for a comparative live analysis of the two systems.

Makalede ufak bir hata var; Portekiz'in Tip 214 aldığı yazılı. Portekiz Tip 209PN satın almıştı.

Etiketler: , , , ,