03 Ağustos 2009 Pazartesi

Kafkasya Savaşı: Bir Yıl Sonra

Gürcistan’ın ayrılıkçı Güney Osetya’ya düzenlediği askeri harekât ile başlayan ve Rusya’nın müdahalesi ile büyüyen savaşın üzerinden bir yıl geçti. 2008 7 Ağustos’unu 8 Ağustos’a bağlayan gece Gürcü birlikleri, tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etmiş olan Güney Osetya’daki birliklere hava ve topçu taarruzu başlatmış, akabinde çatışmalar, yamaçtan yuvarlanan kar topuun çığa dönüşmesi misali tüm Gürcistan’a yayılmıştı.

5 gün süren savaşı yakından takip etmeye çalışmıştım. Şahsen bu çatışmayı “Kafkasya Savaşı” olarak adlandırmayı tercih ediyorum, her ne kadar savaş tüm Kafkaslar’a yayılmamış olsa da.

Bu savaş, Kafkaslar’ın enerji hatlarının güvenliği ve özellikle Orta Asya ile Karadeniz Havzası bölgelerindeki daha küresel bir güç mücadelesinde, Kafkasya’nın yerini ve önemini hatırlattığı için bence bu şekilde adlandırılmayı hak ediyor. “Rus – Gürcü Savaşı” aşırı sadeleştirilmiş, olayı dar açıdan gören bir tanımlama olur.

Gürcistan, 2008 Pekin Olimpiyatları ile aynı güne denk gelen ya da getirilen bu harekâttan önce deyim yerindeyse NATO’nun eşiğindeydi. Son NATO zirvesinde, Rusya’nın baskısı ile üyeliği ertelenmişti gerçi ancak ABD başta olmak üzere Batı bloku ile arasındaki yoğun askeri ilişkiler, ülkede bir güven hissi oluşturmuş, Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’ye “itici güç” vermişti.

Sonuçta ne oldu?

Daha önceden tek taraflı bağımsızlıklarını ilan etmiş olan Güney Osetya ile Abhazya, Gürcü merkezî yönetiminden iyice koptular. Rusya bu iki bölgenin tarafsızlıklarını tanıdı, yardımlar yaptı. Bölgedeki belirzilik halen devam etmekte.

Savaştan önce Gürcü Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, kendisine yöneltilen muhalefeti “Rus yandaşı” olarak kolayca yaftalayabilir, baskı altında tutabilir ve hatta şiddetle ezebilirdi. Yaşanılan ağır mağlubiyetten sonra bu keskin ayrım olanağı ortadan kalktı. Saakaşvili muhalefeti saflarında Rus yanlısı olanlar kadar Gürcü milliyetçileri de bulunabilir artık.

Gürcistan’ın NATO üyeliği belirsizlikler arasında kaybolmuş durumda. Savaş ile birlikte NATO, bir krizi, özellikle Rusya’yı çok sert bir şekilde karşısına alacağı bir krizi ithal etmek istemiyor. ABD ve diğer Atlantik İttifakı ülkeleri, Gürcistan’a yardıma devam etmekle birlikte artık çok daha temkinli bir profil çizmekteler.

Savaş, Rus askeri yeniden yapılanma faaliyetleri üzerinde büyük etkilere sebep oldu:

Rusya Kafkasya Savaşı'nda en modern ana muharebe tankları olan T-90 ya da T-80’i kullanmadı.

Açık kaynaklar ışığında Rusya'nın harekatta kullandığı kara araçları:

ERA zırh blokları ile donatılmış T-72 serisi (T-72B, -72BM, -72AV), ayrıca Abhaz / Oset milislerinde T-55 ve T-62,

BMP-1 ve BMP-2 zırhlı muharebe araçları,

İlave kafes zırhla donatılmış BTR-80 8x8 zırhlı personel taşıyıcılar,

MT-LB zırhlı muharebe aracı,

2S3 152mm kundağı motorlu obüs,

Tochka (SS-21 "Scarab") kısa menzilli savaşalanı balistik füzesi (özellikle Poti'nin bombalanmasında kullanıldılar),

9K57 Uragan uzun menzilli çok namlulu topçu roketi,

2S6 Tunguska kundağı motorlu namlulu/füzeli uçaksavar sistemi,

Hava indirme birliklerinde:

BMD serisi zırhlı muharebe araçları,

BTR-D 8x8 zırhlı personel taşıyıcılar,

2S9 120mm kundağı motorlu obüs.

Kara savaşında namlulu topçu birlikleri ile çok namlulu topçu roketleri yoğun biçimde kullanıldılar.

Gürcü hava savunma sistemi, çatışmaların ilk günlerinde gününde oldukça etkili oldu; ancak Ruslar'ın Gürcü radar ve komuta kontrol merkezini kısa sürede safdışı bırakmaları ve Şinvali'ye girip Gori'ye etkili bombardıman düzenlemeleri akabinde Gürcü yerden havaya füze tehdidi büyük ölçüde bertaraf edildi. Marneuli, Vaziani ve Tiflis'teki Su-25 fabrikası ile çevresindeki tesislerin tahrip edilmesi, Gürcü HvK'nin belini büyük oranda kırdı.

Gürcüler toplamda 20 Rus helikopter ve uçağını düşürdüklerini iddia ediyor; Rusya'nın en son beyanına göre bu sayı 4 (1 Tu-22M + 3 Su-25). Çoğu bağımsız kaynakta sayı 6 ile 10 arasında değişiyor. Bu derece sınırlı, kısa süreli ve nispeten zayıf bir düşmana karşı 4 - 10 arası uçak kaybı çok fazla. Nedenleri olarak düşük harbe hazırlık seviyesi (yetersiz bakım), yetersiz muharebe eğitimi (düşük yıllık uçuş saati) ve hizmetteki uçakların yıpranmış + yaşlanmış olmaları gösterilebilir.

Rus HvK'nin esir düşen ya da ölen pilotları arasında binbaşı ile yarbay rütbelerinin çokluğu da dikkat çekiciydi. Bunun sebebi olarak da, üsteğmen ve yüzbaşı rütbelerindeki daha genç ve aktif (olması beklenen) personelin yıllık uçuş saati, dolayısıyla tecrübe ve kabiliyet seviyelerinin son derece düşük olması, önem arzeden bu harekât için en tecrübeli, dolayısıyla en kıdemli ve yaşlı personelin ileri sürülmesi gösterilebilir. Nitekim hayatını kaybeden personelden biri, uçuş test merkezinden harekât alanına sevk edilmişti.

Rus Hava Kuvvetleri savaş boyunca genel olarak İkinci Dünya Savaşı taktik ve usülleri doğrultusunda hareket eder bir görünüme sahipti: Klasik bomba ve roketlerle yer birliklerine destek sortileri uçuldu. Nitekim kullanılan hava silahları olarak açık kaynaklarda FAB-250 genel maksat bombası, RBK-250 salkım bombası ve S-8 80mm güdümsüz roketleri göze çarptı, güdümlü bomba / füze kullanımına dair bir şey veri yoktu.

Elektronik harp, yer birlikleri ile koordinasyon, istihbarat, insansız sistemlerin kullanımı hususları bir yana, etkin bir hava üstünlüğü sağlanması konusunda bile, daha sonra Rus askeri yetkililerin de itiraf edecekleri gibi, çok büyük zaafiyetler yaşandı.

Bu gözlemleri destekler mahiyette, Rus Birleşik Stratejik Hava ve Uzay Savunma Komutanlığı’nın (OSK VKO) kısa süre önce hazırladığı bir rapora göre Rus Hava Kuvvetleri’nin savaştaki başlıca eksiklikleri şu şekilde sıralandı:

- Eksik ve yetersiz istihbarat,

- Gürcü hava savunma sistemlerinin gücünün ve etkinliğinin gözardı edilmesi,

- Özellikle savaşın ilk iki gününde yeteri oran ve sayıda elektronik harp sistem ve uçaklarının kullanılmaması,

- Askeri istihbarat (GRU) ve hava kuvvetleri arasında koordinasyon eksiklikleri,

- Pilotların SEAD (Suppression of Enemy Air Defence; Düşman Hava Savunmasının Bastırılması) görevleri için hazır olmaması,

- Pilotların dağlık ve ormanlık alanlarda harekât icra etmek için yeterli şekilde eğitilmemiş olması

- Ekipman sorunları: Özellikle radarsavar füzelerin, Gürcü ordusu tarafından kullanılan hava savunma radarlarının sinyallerine kilitlenmede sorun yaşamaları

Bunların yanı sıra göze çarpan olumlu hususlar şu şekilde sıralanmış:

- Baştaki sürpriz etkisinin ve şokun çabuk atlatılması ve inisiyatifin hızlıca ele geçirilmesi,

- Savaşın üçüncü gününden itibaren Gürcü hava savunmasının etkili ve hızlı bir biçimde bertaraf edilmesi: Gürcü hava savunma sistemindeki SA-3 bataryalarının savaşın başından itibaren etkin biçimde elektronik karıştırmaya maruz bırakıldıkları belirtiliyor.

- Tupolev Tu-160 sesüstü bombardıman uçağı alayının savaştaki en başarılı birlik olduğu belirtilmiş. Tüm Gürcü hava üslerinin, önemli köprü, köprübaşı, tesis ve birliklerin bu uçaklar trafından 70 sortide toplam 1,000’den fazla bomba ile bombalandığı ve Kodori Geçidi’ne düzenlenen Rus saldırısının başarıya ulaşmasında hayati derecede önemli rol oynadıkları ifade edilmiş.

- Nakliye helikopterlerinin ve cephe hattı gerisindeki lojistik desteğin sağlıklı işlemesi

- Savaşta ilk kez denenen Su-34 taktik taarruz uçağının iyi bir performans göstermesi, elektronik harp sistemlerinin iyi çalışması

Nitekim Rus Genelkurmayı, bu alınan dersler ışığında daha etkili, mobil ve reaksiyon süresi kısa birliklerin oluşturulması hususlarında yoğun çalışmalar yürütmekte. Bu çerçevede hava indirme birliklerine çok sayıda yeni zırhlı araç alınacak.

Jane’s Defence Weekly’de 31.07.2009 tarihinde Andrew White imzasıyla çıkan habere göre Rus askeri yetkililer, özellikle tekerlekli zırhlı araçların muharebe hasarı ve arazi şartlarına dayanıklılık konularında paletli araçlardan çok daha iyi performans gösterdiklerini ve en yeni BMD-4 paletli zırhlı muharebe aracının arazi yeteneğinin kısıtlı olduğunun görüldüğüni belirtmişler.

Hava indirme birlikleri komutanı Tümgeneral Vladimir Şamanov, birliklerinin 10 adet 120mm 2S23 NONA SVK 8x8 kunadğı motorlu obüs, iki adet komuta kontrol aracı ve Tigr 4x4 hafif çok maksatlı zırhlı araç tedarik edeceğini belirtmiş.

Şamanov, Rus birliklerinin Gürcistan harekâtında 350 civarında zırhlı araç kullandığını ifade etmiş. Bu harekât sırasında paletli araçlar büyük sorunlarla karşılaşmış ve kendilerine verilen görevleri ifa etmekte zorlanmışlar. Buna karşın tekerlekli zırhlı araçlar, isabet almalarına ya da kısmî arızalara rağmen harekâta devam edebilmişler. En ufak bir palet hasarı bile aracı durdurmaya yeterken, tekerlekli araçlar önemli derecede şasi hasarı almalarına rağmen yürümeye devam etmeleri ile güven toplamışlar.

Rus askeri mekanizması küçülerek etkinleşmeye çalışıyor. Kafkasya Savaşı bu açıdan önemli bir uyarı niteliği taşımakta Rusya için. Ancak bu, denklemin sadece bir bölümü. Daha geniş resimde Atlantik Bloku ile Rusya ve hatta ötesinde Çin’in içinde bulunduğu acımasız bir güç mücadelesi bulunuyor.

Rusya Karadeniz Filosu’nu, Ukrayna’nın Sivastopol kentinden Novorossisk kentine taşıyacak. Bu geçiş. Ukrayna’nın NATO’ya üyelik süreci, Kafkaslar’daki durum ve bölgeden geçen enerji hatları göz önüne alındığında, Kafkasya Savaşı’nın boyutu sadece Rus – Gürcü ya da Rus+Oset+Abhaz – Gürcü çatışmasından çok öte bir anlam kazanıyor. Henüz net bir kazanan ya da kaybedeninin olduğunu iddia etmek, kanımca güç. 1 yıl önceki çatışma sadece öncel sarsıntı idi kanımca.

Kafkaslar’da havalar önümüzde günlerde daha da ısınacağa benziyor...

Etiketler: , , ,

05 Mayıs 2009 Salı

Rusya'da Yeni Tugay Sistemin İlk Sınavı

Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri, SSCB'nin yıkılışından bu yana ağır aksak ilerleyen kapsamlı bir dönüşüm süreci geçirmekte. SSCB'nin yıkılışından sonra değişen tehdit ortamı, ABD'nin karşısında süper güç olma iddiasını devam ettirme zorunluluğu, ekonomik sıkıntılar, gelişen teknolojiye ayak uydurma gibi sorunlarla boğuşan Rusya, Çeçenistan ve en son Gürcistan'da önemli sınavlar verdi.

Modern muharebe ortamına ayak uydurma açısından Gürcistan'da parlak bir performans sergilendiğini söylemek mümkün değil.

2008 Ağustos'undaki Kafkasya Savaşı'nda Gürcüler toplam 20 Rus helikopter ve uçağını düşürdüklerini iddia ediyor; Rusya'nın beyanlarına göre bu sayı 4 (1 Tu-22M + 3 Su-25). Çoğu bağımsız kaynakta sayı 6 ile 10 arasında değişiyor. Bu derece sınırlı, kısa süreli ve nispeten zayıf bir düşmana karşı 4 - 10 arası uçak kaybı çok fazla. Nedenleri olarak düşük harbe hazırlık seviyesi (yetersiz bakım), yetersiz muharebe eğitimi (düşük yıllık uçuş saati) ve hizmetteki uçakların yıpranmış + yaşlanmış olmaları gösterilebilir.

Rus HvK'nin esir düşen ya da ölen pilotları arasında binbaşı ile yarbay rütbelerinin çokluğu da dikkat çekiciydi. Bunun sebebi olarak da, üsteğmen ve yüzbaşı rütbelerindeki daha genç ve aktif (olması beklenen) personelin yıllık uçuş saati, dolayısıyla tecrübe ve kabiliyet seviyelerinin son derece düşük olması, önem arzeden bu harekât için en tecrübeli, dolayısıyla en kıdemli ve yaşlı personelin ileri sürülmesi gösterilebilir. Nitekim hayatını kaybeden personelden biri, uçuş test merkezinden harekât alanına sevk edilmişti.

Harekât sırasında kullanılan hava silahları olarak ise açık kaynaklarda şimdiye kadar FAB-250 genel maksat bombası, RBK-250 salkım bombası ve S-8 80mm güdümsüz roket göze çarpıyor. Güdümlü bomba / füze kullanımına dair bir şey çıkmadı; kullanıldıysa bile muhtemelen sınırlı sayıdadır.

Benzer şekilde savaş boyunca Rus uçak ve helikopterleri gece saatlerinde neredeyse yok denecek kadar az uçuş gerçekleştirdi.

İşte bu zorluklarla karşı karşıya olan Rus Silahlı Kuvvetleri, kuvvet dönüşümü ve etkinleşerek küçülme faaliyetleri kapsamında önemli bir dönemeci geride bıraktı.

Jane's Missiles and Rockets muhabiri David Isby'nin haberine göre Rus 74'ncü Motorlu Piyade Tugayı, Yurga tatbikat sahasında 16-24 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen tatbikatta modern güdümlü mühimmat ve yeni taktikler denedi.

Tamamı profesyonel personelden müteşekkil 74'ncü Tugay, Rus Ordusu'ndaki klasik tümen ve alayların yerini alacak yeni tugayların öncülü sayılabilir.

Habere göre Tugay tatbikatta, K
rasnopol lazer güdümlü 152mm obüs mühimmatı, 9K116 Kastet lazer güdümlü 100mm tanksavar mühimmatı, Shturm-S (AT-6 Spiral) tanksavar güdümlü füzelerini denedi. Buna ilaveten hassas güdümlü füze ve bombalara karşı sis perdesi oluşturma ekipmanlarının etkinliği denendi.

Tugay'ın ayrıca envanterindeki 122mm BM-21Grad Çok Namlulu Roketatar Sistemi, hava savunma taburu bünyesindeki Strela-10 (SA-13 Gopher) ve Igla (SA-18 Grouse) hava savunma füzeleri ve ZSU-23-4 Shilka kundağı motorlu uçaksavar topçu sistemi ile gerçek mühimmatlı atışlar da gerçekleştirdiği belirtiliyor.

Söz konusu tatbikat, yeni oluşturuan bağımsız tugay sisteminin etkinliğini sınamak açısından önemli bir deneyim olma özelliğine sahip.



Jane's Missiles & Rockets
Russian brigade exercise includes PGM live firings

David C Isby

The first live-fire field training exercise held by the 74th Motorized Rifle Brigade, a newly reorganised Russian combined-arms brigade, included extensive use of precision-guided munitions (PGMs).

These brigades are replacing the traditional division and regiment organisations in the Russian Army.

Normally based in the Siberian Military District, the 74th Motorized Rifle Brigade carried out the eight-day exercise at the Yurga training range on 16-24 March. Comprised of contract service personnel the brigade does not include conscripts in combat roles.

According to subsequent reports in the Russian press, Krasnopol laser-guided 152 mm artillery projectiles, 9K116 Kastet laser-guided 100 mm smoothbore anti-tank gun projectiles (fired from the MT-12) and Shturm-S AT-6 'Spiral' anti-tank guided missiles were used. In addition, 122 mm Grad multiple rocket launchers carried out live firing, as did the brigades' air defence battalion, which is equipped with batteries of Strela-10 (SA-13 'Gopher') and Igla (SA-18 'Grouse') surface-to-air missiles and ZSU-23-4 self-propelled anti-aircraft guns. The exercise was the first to use a new smokescreen-generation system developed as a countermeasure to enemy PGMs.

Because it was the first live-fire training involving one of the new brigades, General of the Army Vladimir Boldyrev, Ground Forces commander in chief, was personally in overall command of the exercise. Siberian Military District commander Colonel General Aleksandr Postnikov was also a participant. The operation was observed by large numbers of VIPs and received extensive press coverage.

Etiketler: , , ,

12 Ağustos 2008 Salı

Kafkasya'da Savaş - 12.08.2008


12 Ağustos itibariyle Kafkasya'daki savaş sıcaklığını kaybetmiş görünüyor. Rusya askeri harekâtı durdurma kararı aldı.

1. Gürcistan, Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan ayrılma kararı aldı.


2. Günün en önemli gelişmesi belki de NATO'dan gelen açıklamalardı. NATO Genel Sekreteri Jaap de Hooop Scheffer, Gürcistan'ın NATO adaylığının hala geçerli olduğunu ve bu ülkeye verilen üyelik sözünün halen devam ettiğini, tarafların çatışmaların başladığı 6 Ağustos'tan önceki konumlarına geri çekilmeleri gerektiğini belirtti.
Öte yandan Gürcistan, Rusya'nın bölgede Barış Gücü statüsünde bulunmasını kabul etmeyeceğini açıkladı.

3. Vostok (Doğu) Ordusu'na bağlı Çeçen milislerin bölgedeki yoğunluğu dikkat çekiyor.


4. Bu sabaha karşı bir Gürcü Su-25'inin düşürüldüğü iddiaları mevcut.


5. Senaki kasabası Rus kuvvetlerinin eline geçti. Gürcistan ayrıca Zugdidi ve Kurga kentlerinin de Ruslar'ın eline geçtiğini iddia ediyor.

6. Ruslar'ın Gori'yi ele geçirmelerinden sonraki hedeflerinin liman kenti Poti olduğu düşünülüyordu. Ancak Poti ele geçirilmeden harekât sona erdirildi.


7. Bugün sabah saatlerinde başlayan Rus saldırısı sonucu Gürcü birlikleri Abhazya'daki Kodori Geçidi'nden büyük ölçüde püskürtüldü.


8. Moskova'ya giden Fransa Devlet Başkanı Nicholas Sarkozy ile görüşen Rus Devlet Başkanı Medvedev, ortak hazırladıkları barış planına göre şartlarının tüm askeri faaliyetlere son verilmesi, insani yardım yapılması için her türlü olanağın sağlanması, Gürcü askeri birliklerinin eski mevzilerine dönmesi, Rus askeri birliklerinin çatışma öncesinde bulundukları yere dönmesi ve Rusya barış güçlerinin ilave güvenlik önlemi alması ve Güney Osetya ve Abhazya'nın güvenliğini sağlamak için uluslararası karar alınması olduğunu sıraladı.


9. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Kafkaslar'daki çatışma yüzünden en az 100 bin kişinin yerlerinden olduğunu bildirdi. BMMYK sözcüsü, Rus ve Gürcü hükümetlerinin verdiği bilgilere göre, 30 bin kişinin Güney Osetya'dan Kuzey Osetya'ya kaçtığını, 12 binden fazla insanın da Güney Osetya içinde evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirtti. Sözcü, Gürcistan'ın Gori kentinde yaşayan halktan yaklaşık 56 bin kişinin de kenti terk ettiğini kaydetti.

10. Dün gece Show TV Ana Haber Bülteni'nde, Gürcistan'a sivil TIR'lar ile taşınan zırhlı personel taşıyıcıların
görüntüleri yer aldı. Görüntülerden seçildiği kadarıyla araçlar Ejder 6x6. Nitekim SSM Web Sayfası'nda da Nurol AŞ'nin Gürcistan'a Ejder 6x6 aracı ihraç ettiği bilgisi yer almıştı.

Etiketler: , , , , ,

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Kafkasya'da Savaş - 11.08.2008


Kafkasya'daki savaş, Gürcistan'ın içine yayılarak devam ediyor. Gürcü birliklerinin Güney Osetya'dan çekildiği ve Şinvali'nin denetiminin Rus birliklerine geçtiği bildiriliyor.

1. NTVMSNBC'nin haberine göre, Gürcistan, bugünden itibaren askeri harekata son vereceğini bildiren bir notayı Rusya’ya iletti. Rusya ise Gürcistan yeniden güç kullanmama yönünde bağlayıcı bir anlaşmaya imza atarsa Güney Osetya’dan çekileceğini ve müzakereye hazır olduğunu duyurdu.

2. Abhazya, Kodori Geçidi'ne 1,000 kişilik bir askeri birlik gönderdi ve özerk cumhuriyette genel seferberlik ilan edildi. Rus birliklerinin Abhaz güçlerle birleşmek üzere ilerlediği bildiriliyor.

3. Gürcistan'ın Karadeniz kıyıları açıklarında Rus Karadeniz Filosu unsurları ile Gürcü hücumbotları arasında bir deniz çatışması yaşandığına dair çelişkili haberler geliyor. Olayla ilgili çoğu haberin ortak noktası bir Gürcü hücumbotunun, ablukaya katılan Rus gemilerine saldırdığı ve akabinde bu gemilerden atılan füze ile batırıldığı şeklinde. Saldırıya katılan Gürcü hücumbotlarının sayısı iki ve tip olarak ise birinin Proje 206MR diğerinin ise Yunanistan'ın hibe ettiği Combattante II tipi olduğu iddia ediliyor.

4. Öte yandan Ukrayna, Kırım'daki üslerinden ayrılan Rus Karadeniz Filosu gemilerinin geri dönmesine izin vermeyebileceğini açıkladı.

5. Abhazya'nın başkenti Suhumi'ye 20 adet Il-76 "Candid" nakliye uçağı ile lojistik destek malzemesi gönderildiği, Hurça'ya Mi-24 refakatindeki BTR-80 zırhlı personel taşıyıcıları ile Rus birliklerinin aktarıldığı bildiriliyor.

6. Gürcüler dün ve bugün yine Şinvali'yi bombaladı. 3 Rus askerinin hayatını kaybettiği, çok sayıda asker ve sivil yaralı olduğu bildiriliyor.

7. Gürcü kaynaklarına göre Ruslar Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının Gürcü toprakları içinde kalan kısmına füze saldırısı düzenledi. 50 civarında füzenin kullanıldığı saldırda hat zarar görmedi, ancak çevresinde ağır hasar oluştu.

8. Gürcistan'ın Irak'taki 2,000 askerlik gücü, ABD nakliye uçakları ile ülkeye dönüyor. Bu, ABD'nin Irak'taki güçlerini olumsuz etkileyebilecek bir gelişme; zira Gürcistan Irak'ta üçüncü en kalabalık askere sahip olan ülkeydi ve Gürcü askerleri Irak-İran sınırında önemli harekâtlara katılmaktaydı.

9. Rus Hava Kuvvetleri'nin kaybettiği uçak ve helikopter sayıları hakkında çelişkili haberler gelmeye devam ediyor. Ölü bir Rus pilotunun cesedinin ve bir jet motor enkazının görüntüleri TV'de yayınlandı. Motor tipini tespit edemedim ama ilk izlenimim bir Su-25'e ait olduğu şeklinde.

Rusya daha önce bir adet Tu-22M3 bombardıman ve bir adet Su-25 taktik taarruz uçağını kaybettiğini kabul etmişti. Bugün yapılan açıklamada iki adet daha uçağın kaybedildiği bildirildi. Bununla birlikte Rusya tarafından teyit edilen uçak kayıp sayısı 4'e çıkmış durumda. Gerçek sayının daha yüksek olması ihtimali mevcut.

Rus Hava Kuvvetleri'nin (VVS), ciddi bir hava-hava kabiliyeti olmayan Gürcistan'a karşı kayıplar vermesinin nedeni olarak, yoğun MANPADS (Man Portable Air Defense System; Seyyar Hava Savunma Sistemi) olarak tabir edilen ve omuzdan ateşlenen kızılaltı (IR) güdümlü füze sistemleri ve Gürcistan'ın NATO standartlarına uyum kapsamında modernize ettiği hava savunma altyapısı sayılabilir.

10. Gori'ye yönelik şiddetli Rus topçu ve hava bombardımanı devam ediyor. Gori, Gürcistan'ın Güney Osetya'ya düzenlediği harekâtın esas ağırlık noktası ve Gürcü birliklerinin ana lojistik ve komuta - kontrol merkezi olması nedeniyle stratejik öneme sahip. Rus birlikleri henüz Gori'ye yönelik bir harekât başlatmış değil: Topçu ve hava bombardımanı ile yumuşatılmasını müteakip bir ilerleme başlatılabilir ya da ABD / NATO desteği ile kurulan ve eğitim verilen üslerin ve komuta - kontrol, lojistik tesislerin tamamen tahrip edilmesi ile Gürcü Silahlı Kuvvetleri'nin felç edilmesi ile anlaşma masasında Rus şartlarının kabul edilmesine zorlanması heefleniyor olabilir.

11. Rusya'nın, yoğun ABD / NATO desteği ile modernize edilen Gürcü ordusunu ağır şekilde hezimete uğratması, Atlantik Bloku ve bilhassa ABD için son derece ağır bir yenilgi anlamına gelebilir. Bu, hararetli bir tartışmanın da konusu aynı zamanda:

Gürcistan neden durup dururken böyle bir maceraya girişti?

Bazı ipuçları, Rusya'nın böyle bir gelişmeye hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Ağustos ayı başından beri yükselen tansiyonun sıcak çatışmaya dönüşme riskinin giderek arttığı bir sır değildi. Ancak Rus Karadeniz Filosu'na ait unsurların "bir tatbikat amacı" ile 8 Ağustos'tan birkaç gün önce Kırım'dan ayrılmaları, Rus 58. Ordusu'na ait bazı unsurların "bir tatbikat amacı" ile yine 8 Ağustos'tan önceki hafta Kuzey Osetya'ya intikal etmeleri soru işaretlerine neden oluyor.

11a. Rusya, Gürcistan'ın kısa süre içinde Güney Osetya'ya bir harekata girişeceği tespitini yapmış (ve muhtemelen ellerini oğuşturarak) bu gelişmeye karşı önlemlerini almış olabilir.

11b. Rusya, Gürcistan'ı bu maceraya provoke etmiş / itmiş olabilir. Mesela Güney Osetya'dan Gürcü topraklarına bir saldırı ve akabinde Gürcistan'ın "nasıl olsa arkamızda Batı var" özgüveni ile harekât başlatması.

12. Batı ve NATO'dan gelen tepkiler oldukça cılız. Bu, ABD ve Rusya'nın karşılıklı tavizlere dayanan bir anlaşma yaptığı iddialarına da neden olmakta. Bu iddialara göre ABD, Rusya'nın Gürcistan'ı ezmesine sessiz kalma karşılığında İran'a girişeceği harekât için Rusya'nın sessizliğini satın aldı. Mümkün mü? Elbette. Ancak Gürcistan'ı ezen, daha doğrusu perişan eden ve Abhazya ile Güney Osetya'yı bu ülkeden koparan bir Rusya, Karadeniz'de etkinliğini büyük ölçüde artıracaktır; ve dahası bunu NATO'yu aşağılayarak yapmış olacaktır. Gürcistan, İran (kaz) için esirgenmemiş bir "tavuk" olabilir mi? ABD, "şimdilik Gürcistan'ı feda edelim, İran'dan sonra Karadeniz'le ilgileniriz" demiş olabilir mi?

ABD'nin girdiği ülkelerden rezil olarak çıkma alışkanlığının (Lübnan, Vietnamve muhtemelen yakın gelecekte Irak) aksine Rusya'nın girdiği ülkelerden kolay kolay çıkmama alışkanlığı mevcut. Bu da hesaba katılması gereken başka bir etken.

Ferai Tınç'ın Hürriyet'teki yazısı bu bağlamda önem taşıyor.

13. Başbakanımız tatilde, Putin telefonlarımıza çıkmıyor. Dış politikamız her zamanki gibi görünüyor. Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın kısa süre önce Alman İstihbarat Dairesi Başkanı'nın diplomatik skandal niteliğindeki açıklaması karşısında suspus kalmasından sonra böyle bir olayda dirayetli bir tavra önayak olmasını beklemek aşırı iyimserlik olacaktır.


Etiketler: , , , , ,

09 Ağustos 2008 Cumartesi

Kafkasya'da Savaş - 09.08.2008

Gürcü Silahlı Kuvvetleri'nin, tek taraflı bağımsızlık ilan eden Güney Osetya Özerk Cumhuriyeti'ne karşı başlattıkları saldırı ile patlak veren ve Rusya'nın müdahil olması ile büyüyen çatışmalar ikinci gününe girdi. Bölgeden birbiri ile çelişen haberler ve resmî açıklamalar geliyor, bu da sağlıklı bir durum değerlendirmesi yapmayı zorlaştırmakta.

Eldeki veri, bilgi ve bunlar ışığında yaptığım durum değerlendirmesi şu şekilde:

1. Rusya'nın Kuzey Kafkas Askeri Bölgesi'ne bağlı olan 58. Ordu'nun aslî unsurlarından 19. Motorize Piyade Tümeni'ne, 8 Ağustos Cuma gününün ilk saatlerinde, geceyarısı alarm veriliyor. Bu alarm, Gürcistan'ın Güney Osetya'ya saldırısından önce mi yoksa hemen akabinde mi veriliyor net değil. Alarmın verilmesini müteakip, bu tümene mensup birlikler Güney Osetya'nın başkenti Şinvali'ye giden yaklaşık 100km'lik yola çıkıyorlar.

19. Motorize Piyade Tümeni Şinvali'ye ulaştıktan sonra kenti çeviriyor ve çeşitli noktalarda girmeye başlıyor.

2. Gürcü kuvvetleri 8 Ağustos ilk saatlerinde Güney Osetya'daki Oset lojistik ve komuta-kontrol merkezlerine ve bir Rus üssüne yoğun ÇNRA ve namlulu topçu ateşi açıyor. İlk ateşi Rusya'nın mı, Osetler'in mi yoksa Gürcistan'ın mı açtığı hala meçhul; tahminim Gürcistan olabilir.

Topçu ve ÇNRA ateşini müteakiben Gürcü zırhlı ve mekanize birlikleri Güney Osetya'ya girmeye başlıyor. Şinvali'ye 20km uzaklıktaki Gori'den harekete geçen Gürcü tankları, Oset başkentine ilerliyor. İlerlemelerine Gürcü HvK Mi-24 "Hind" helikopteri ve Su-25 "Frogfoot" jet uçakları destek veriyor. (Gürcü HvK Su-25 uçakları İsrail Elbit firmasının desteği ile modernize edilmişti). Gürcü Mi-24 ve Su-25'lerinin 80mm roket ve 30mm makinalı toplarla yaptıkları sortiler televizyonlara yansıyor.

Bazı haberlere göre Şinvali'ye doğru harekete geçen Gürcü birliği 1. Piyade Tugayı.

3. Rus topçu birlikleri (muhtemelen 943. ÇNRA Alayı) 8 Ağustos yerel saatle 0100 - 0200 sularından itibaren, Gori'deki mevzilerinden Şinvali ve çevresindeki Gürcü birliklerine karşı yoğun bir bombardıman başlatıyor. Bu saatlerde Mugut kasabasını tamamen ele geçiren Gürcü birlikleri Didmuha'yı kuşatıyor, ancak yoğun Rus ÇNRA ateşi karşısında Dmenisi'den çekiliyorlar.

4. Gürcistan ilk gün 1400 - 1700 arasında ateşkes ilan etti. Bu arada Güney Osetya liderinin Rusya'ya kaçtığı iddiaları atıldı.

5. Çatışmaların şiddetlenmesi üzerine Güney Osetya Rusya'dan 1 saat içinde acileyardım talep etti. Kısa süre sonra 150 adet tanklık Rus birliğinin Güney Osetya'ya doğru harekete geçtiği bildirildi.

6. Rus Genelkurmayı bir adet Su-25 "Frogfoot" ve bir adet Tu-22M3 "Blinder" uçağı kaybettiklerini doğruladı. Gürcistan'ın en son iddiasına göre Gürcü birlikleri toplam 10 Rus uçağını düşürdü ve bir Rus pilotunu esir aldı.

7. 9 Ağustos Cumartesi günü Rus HvK ve ÇNRA bombardımanının Gürcistan'ın derinliklerine ve önemli hedeflere yoğunlaştırıldığı haberleri gelmeye başladı. 8 Ağustos'ta Gürcü Vaziani ve Marneuli hava üslerinin bombalanmasından sonra ikinci gün Yukarı Abhazya'daki Sakeni ve Aşağı Kvapçara kasabaları bombalandı. Bu kasabalardaki sivil halkın Abhazya'ya kaçtığı haberleri var.

Öte yandan Gürcistan'ın Karadeniz kıyısındaki Poti limanını ve bazı önemli karayolu hatlarını bombaladığı haberleri ajanslara yansıdı. Savaş nedeniyle Türkiye'ye dönen TIR şoförlerinin ifadelerine göre Rus bombardımanı Gürcistan'ın Türkiye sınırına yakın bölgelerine de yayılmış durumda.

8. Abhaz jetlerinin Kodori'yi bombaladığı, Kuzey Osetya ve Abhazya'dan çok sayıda gönüllünün Gürcistan'a karşı savaşmak üzere Güney Osetya'ya doğru harekete geçtiği bildiriliyor. Ayrıca Abhazya, Gürcistan'i, ikinci cephe açmakla tehdit etmişti.

9. Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili Rusya'ya savaş ilan etti ve Gürcistan'da sıkıyönetim ilan edilmesini istedi. Öte yandan Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Medvedev ise bunun topyekün bir savaş olmadığını, Rus Barış Gücü'nün Güney Osetya'da sonuna kadar çatışacağını ve Rus bombardımanının Gürcistan'ın içlerine yoğunlaştırıldığına dair bir delil olmadığını söyledi.

10. Rus Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneal Gladimir Bolderev, Rus kuvvetlerinin Güney Osetya'yı tamamen ele geçirdiğini, Gürcü birliklerinin geri çekilmekte olduğunu açıkladı.

11. Rusya'nın bölgedeki Barış Gücünün komutanı olan Tümgeneral Murad Kulhametov'un 8 Ağustos'taki Gürcü topçu ateşi sırasında öldüğü yönünde teyit edilmemiş haberler var.

12. Şinvali'den uluslararası ajanslara yansıyan televizyon görüntülerinde çok sayıda tahrip edilmiş Gürcü tank ve zırhlı aracı ile caddelerdeki Rus askerleri görülüyor. Başkentin kontrolünün ne derece Rus birliklerine geçtiği net olmasa da Gürcüler'in büyük ölçüde geri çekildiği doğru olabilir.

13. Bu savaş nereden çıktı?

Kanımca bu savaşın sebepleri arasında Gürcistan'ın NATO üyeliğinin önemli bir rolü var. Son NATO zirvesinde Rus baskıları sonucunda Gürcistan'ın NATO'nun genişleme politikasına dahil edilmemesi önemli bir gelişmeydi.

Rusya'nın Güney Osetya'yı ilhak etme gibi bir amacı olmadığını düşünüyorum. Güney Osetya'nın ilhakı, Gürcistan'ı Atlantik İttifakı'nın kucağına daha fazla iter. Ancak Gürcistan üzerinde Demokles Kılıcı gibi sallanan Osetya (ve Abhazya) sorunları, bu ülkeyi "Limbo"da bırakabileceği, Barış Gücü vasıtasıyla kısmen de olsa üzerinde kontrol sağlayabileceği için Rusya'nın daha çok işine gelecektir.

Çatışmaların uzaması, Rus birliklerinin neredeyse kaçınılmaz olan üstünlüklerini sağlamak için önemli ölçüde kayıp vermesi ve en nihayetinde bölgeye belki BM öncülüğünde uluslararası bir barış gücünün yerleşmesi, Rusya'nın elini zayıflatacaktır.

ABD ve AB başta olmak üzere Atlantik Bloku'nun nispeten sessiz kalmasının bir nedeni olmalı diye düşünüyorum.

Etiketler: , , , , ,

08 Ağustos 2008 Cuma

Kafkasya'da Savaş - 08.08.2008


Uzun süredir barut fıçısı halindeki Kafkaslar'da dün gece itibariyle tehlikeli ve şiddetli bir dönem başlamış görünüyor.

Gürcistan ve ayrılıkçı cumhuriyet Güney Osetya güçleri arasında, ateşkes konusunda görüş birliğine varılmasından birkaç saat sonra şiddetli çatışmalar başlandı. İlk gelen haberlere göre Gürcü mekanize birlikleri Güney Osetya'nın başkenti Şinvali'ye bir harekât başlattı. Gürcü birlikleri nin Şinvali'nin çevresindeki 11 yerleşim birimini kontrol almış durumda olduğuna dair iddialar var. Çatışmalarda en az 15 kişinin öldüğü belirtiliyor.

Alman Basın Ajansı'nın (DPA) haberine göre Gürcistan Sağlık Bakanlığı, Ayrılıkçı Osetya birliklerine ait iki Su-25 "Frogfoot" taarruz uçağının topraklarına 08.08.2008 saldırı düzenlediğini, buna karşılık olarak 5 adet Gürcü savaş jetinin ayrılıkçı güçlere ait hedefleri tahrip ettiğini duyurdu.




Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Gürcistan'ın harekâtının başlamasını takip eden saatlerde Rus Hava Kuvvetleri'ne (VVS) ait üç adet Su-24 "Fencer" tipi taktik taarruz uçağı, Kareli bölgesindeki polis merkezini bombaladı. Hürriyet'in konuyla ilgili haberine göre Gürcistan İçişleri Bakanlığı, Rus bombardıman uçaklarının Kareli kentindeki polis merkezini hedef aldığını ve buraya iki adet bomba bıraktığını açıkladı. Can kaybı konusunda bir bilgi bulunmuyor.

Aynı habere göre Gürcistan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Şota Utiaşvili, Reuters ajansına iki Rus savaş uçağının Kareli, üçüncüsünün ise Gori yakınına bomba bıraktığını, Kareli'de siviller arasında yaralılar bulunduğunu beyan etti.

Gerginliğin tarihçesine ilişkin BBC Türkçe sayfasından:

Güney Osetya, Abhazya gibi, Rusya'ya yakın ayrılıkçı güçlerin denetiminde. Güney Osetya yetkilileri, Gürcistan birliklerinin bölgenin yönetim merkezi Tsinvali ve civar köyleri bombalayarak ateşkesi ihlal ettiğini söylüyor. Yetkililer, bombardımanda 11 kişinin de yaralandığını belirttiler. Güney Osetya ve Abhazya'da yeniden denetimi ele almak isteyen Gürcistan, Rusya'nın bu bölgelerde ayrılıkçılığı özendirdiğini savunuyor. Gürcistan'dan ayrılmalarından sonra çıkan savaşların ardından Rusya bu bölgelere barış gücü göndermişti. Rusya'nın Abhazya'da 2 bin, Güney Osetya'da da bin kadar askeri bulunuyor. Rusya'nın Gürcistan'a ticari yaptırımları kaldırmasına rağmen, iki ülke ilişkilerinde gerginlik son dönemde yeniden artmış durumda.

Gürcistan hakkında: http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCrcistan

Çatışmalar ile ilgili bazı haber sitesi bağlantıları:
http://www.ntvmsnbc.com/news/455621.asp
http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/7548715.stm
http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2008/08/080808_ossetia_2.shtml
http://www.porttakal.com/haber-gurcistan-osetya-yi-bombaladi-18171.html
http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?cid=14880&p=28&rid=2 (Foto Galeri)
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9611495.asp?gid=229&sz=82690

Etiketler: , , , , ,

21 Haziran 2006 Çarşamba

Doğu - Batı Enerji Koridorundan AB'ye Demir Atmak...


Cengiz Çandar
Bugün Gazetesi, 21.06.2006


Dikkatlerimiz fazlasıyla Türkiye'nin "Batı'ya demir atması" üzerine odaklaştı.
Gerek dış ve gerekse iç politikaya ilişkin son günlerde gündemi oluşturan tartışmalar ve spekülasyonlar, Türkiye-AB ilişkilerinin durumuna yoğunlaşmış vaziyette. Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki tavrından ziyade, "demokrasi programı"nda sebat etmesinin, "AB'deki Türkiye" için bir "olmazsa olmaz" olduğu açık.

Ancak, "AB'deki Türkiye" ya da genel
anlamında "Batı'daki Türkiye" açısından bir de "jeopolitik unsur" var ki ve bununla ilişkili son zamanlarda öylesine önemli gelişmeler cereyan ediyor ki, bunlar fazla dikkat çekmiyor. Oysa, "demokrasi programı"yla birlikte mütalaa edildiği takdirde, Türkiye'nin AB ve Batı şansı açısından belirleyici öneme sahip. Enerji! Ve, Türkiye'nin Batı yönünde bir "enerji transit yolu" olması bakımından özel önemi.

16 Haziran Cuma günü "tarihi" bir gelişme yaşandı ve Türkiye kamuoyu bununla pek ilgilenmedi. Almatı'da Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında imzalanan bir anlaşma ile Kazakistan'ın Kaşegan bölgesinden çıkartılan petrolün Baku-Ceyhan boru hattına da bağlanarak sevkedilmesi kararlaştırıldı.

Bu anlaşmayı "siyasi açıdan" ilginç kılan Nazarbayev'in Putin'le görüşmesinden saatler öncesinde Rus liderine "soğuk duş" gibi gelen bu anlaşmaya imza atması. Rus gazetesi Vremya Novostei, Nazarbayev'in "yüzyılın projesi" olarak nitelenen 1768 kilometre uzunluğundaki Baku-Tiflis-Ceyhan boru hattına Kazak petrolünü de bağlamasını "tarihi bir olay" olarak niteledi. Zira, bu, Washington'un "1990'ların sonundan beri lobi gayretlerinin ürün vermesine ve Moskova'nın bunu önleme çabalarının ise başarısızlığına" işaret ediyor. Baku-Ceyhan, Kazakistan'ın petrol ihracı için üçüncü, Rusya'yı by-pass edeceği ikinci yol olacak.

Elbette daha gidilecek uzunca bir yol var. Kazakistan'ın bu yolla petrol ihracatı 2007'de başlayabilecek ve başlangıçta 7 milyon ton gibi hayli mütevazi miktarda olacak. Bu rakamın yılda 20 milyon tona çıkarılması hesaplanıyor. Kazak petrolünün Rusya'dan geçerek sevkedilen miktarı yılda 67 milyon ton. Dahası, Hazar'ın doğu ve batı kıyıları arasında 800 kilometrelik bir boru hattı döşenmesi ve petrol depolama tesislerinin yapımı gerekiyor; bu da 4 milyar dolarlık bir maliyet.

Ne var ki, 2015 yılında Kazakistan'ın yılda 150 milyon ton petrol ihraç edebilecek kapasitede olacağı hesaplanınca, "stratejik bakımdan" Kazakistan-Azerbaycan anlaşması özel bir önem kazanıyor. Söz konusu tarih, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinin gerçekleşmesinin beklendiği aşağı yukarı tarih. Not edin...

Böylece, "Hazar-Karadeniz ekseni" bir "güvenlik ekseni" olarak Batı dünyasının "radar ekranı"na giriyor ve bu nedenle Türkiye'nin bir "Karadeniz ülkesi", ayrıca bir "Kafkasya denkleminin siyasi oyuncusu" olarak da "özel rolü" ortaya çıkıyor.

Bu arada, İran'ın odağında bulunduğu gelişmeler de, merkezinde "enerji"nin bulunduğu "stratejik çekişmeler"le ilgili. New York Times'da dün "The Race for Iran" (İran için Yarış) başlıklı Flynn Leverett'in yazısının şu satırları dikkate değer:

"Dünya, İran ile nükleer görüşmelerin yeniden başlatılmasına ilişkin siyasi manevraları -bu kez Amerika'nın da katılmasıyla- izlerken, Amerika, Rusya ve Çin arasında başlamış olan daha geniş ölçekli stratejik rekabeti pek az kişi izliyor. Bu rekabet, nihai olarak, sadece İran'ın nükleer faaliyetlerinin yönünü değil aynı zamanda onun Ortadoğu'da ve ötesindeki ekonomik, siyasi ve askeri rolünü de belirleyecek. Sonuç, İran'ın muazzam petrol ve doğal gaz rezervleri üzerinde hangi ülkelerin üstünlük sağlayacağına bağlı duruyor... İran, Suudi Arabistan'ın ardından dünyanın kanıtlanmış en büyük ikinci konvansiyonel ham petrol rezervlerine, ve Rusya'nın ardından, dünyanın ikinci doğal gaz rezervlerine sahip. Görece olarak düşük üretim seviyeleri, İran'ı, önümüzdeki yirmi yıl içinde gerek petrol ve gerekse doğal gaz ihracatını büyük ölçüde arttırma potansiyeli taşıyan pek az ülkeden biri haline getiriyor.

Bu dönem zarfında dünya ekonomisi enerji ihtiyaçları için artan ölçüde Ortadoğu ve eski Sovyetler Birliği'ne dayanacak. İran'ın bir hidrokarbon süpergücü olarak statüsü ona daha da büyük stratejik önem kazandıracak. Buna konumu, (Ortadoğu'da en büyük olan) 70 milyonluk nüfusunu ve bölgesel önderlik ihtiraslarını ekleyin; İran'ın gelecekteki uluslararası rolü inkar edilemezdir."

Doğru. Peki, ya yanıbaşındaki Türkiye'ninki? En az onun kadar. "Körfez-Akdeniz ekseni" ve "Orta Asya (Kafkasya-Hazar) - Karadeniz ekseni"ni müştereken Batı'ya bağlayan tek coğrafya Türkiye.

İran, bir yandan Rusya ve Çin desteği için Şanghay gruplaşmasına kur yapıyor, diğer yandan Baku-Ceyhan boru hattına bağlanma taleplerini dillendiriyor. Türkiye'de "stratejik düşünüldüğü" takdirde, geleceğin ülkemize önemli bir potansiyel ve rol sunduğunu görebiliriz...

Etiketler: , , , , , ,

21 Mayıs 2006 Pazar

Reelpolitik... Really? - 2


KARADAĞ'A İLK TÜRK YATIRIMI



PODGORİTSA - Bursa merkezli inşaat ve iç-dış ticaret şirketi Gintaş'ın, Karadağ'ın başkenti Podgoritsa'ya yapacağı alışveriş merkezinin temeli törenle atıldı.

Anadolu Ajansı - 15 Mayıs 2006 Pazartesi -- 12:14:00



Ne alakası var bu haberin reelpolitik'le?

Bence şu açıdan var..

Barış gücü, istikrarı sağlama vesaire operasyonlarına katılıp yerel halka sağlık hizmeti götürmek, çocuklara şeker dağıtmak artık "kesmiyor". İç politikaya yönelik propaganda için faydalı olabilir belki, ama oralarda "at koşturmak" için başka şeyler gerekiyor. Yatırım gibi, işadamı gibi.. Gidip iddialı olduğunuz bölgelerde yatırım yapacaksınız, muslukları açıp, pamuk elleri cebe atıp fabrika, market, dükkan açıp, inşaatlar yapacaksınız. Ve devlet olarak da oralarda yatırım yapan işadamlarınıza kolaylıklar sağlayacaksınız.. Mutualist bir ilişki ile orada boy göstereceksiniz, sadece AIFV'lerle değil.. Oradaki işadamlarınızın, oradaki maddi çıkarlarınızın bekasını korumak için gerekirse "pis işler"e de bulaşacaksınız.. Çünkü artık ülkeler esas olarak tankla değil, şirketlerlerle işgal ve kontrol ediliyor..

Eğer Türkiye "Karadeniz Havzası, Balkanlar ve Kafkaslar'da söz sahibiyim" diyorsa bu bölgelere para akıtmalıdır. Büyük devletsen bunu yapacaksın, yapamıyorsan da kimseye propaganda pompalamayacaksın..

Etiketler: , , ,