22 Şubat 2010 Pazartesi

Türk Phantom'larında TISEO

Haftasonu arşivimdeki dergileri tararken çok ilginç bir fotografa rastladım.

Arada sırada bu tür "tozlu arşiv sörfü" yapmak iyi oluyor. Önceden dikkat edilmeyen, es geçilen ya da o zamanki ilgi odağından uzak olan ufak ayrıntılar yakalanabiliyor.

Bu sefer de bir kaç "kaçak ayrıntı" yakaladım. Aşağıdaki fotograf da bunlardan biri.



Savunma ve Havacılık dergisinin eski sayılarından birinde, Eskişehir Hava İkmal Bakım Merkezi'ndeki bir F-4E Phantom II'nin fotografı dikkatimi çekti. Bu fotografta bakıma alınmış uçağın sol kanat hücum kenarında, ucu küt, silindirik bir nesne görülüyor. Bu "eklenti" diğer F-4E'lerin neredeyse hiçbirinde mevcut değil. Nitekim fotograf arşivimi taradığımda bu eklentiyi taşıyan sadece bir tane daha F-4E bulabildim.



Bahis konusu bu gizemli eklenti, AN/ASX-1 TISEO (Target Identification Set Electro-Optical) elektrooptik hedef tespit ve teşhis sistemi.

F-14 Tomcat av - önleme uçaklarındaki AN/AAX-1 TCS'nin (Television Camera System) atası olan bu sistem, aslında teleskopik bir televizyon kamerası. Kullanım amacı ise, hava - hava muharebelerinde hedefin görsel tespit ve teşhisi. 1971'de Vietnam'da gerçek hava muharebe şartlarında denenen ve 1972'den itibaren seri üretim F-4E'lere takılan bu sisteme sahip kaç uçağın Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmiş olduğuna dair bir bilgi ya da belge açık kaynaklarda mevcut değil. Burada paylaştığım iki fotograftan başka da, benim bildiğim kadarıyla, TISEO ile donatılmış Türk F-4E fotografı bulunmuyor - en azından benim bildiğim kadarıyla.

F-4E 2020 Terminator projesi kapsamında modernize edilen ve modernizasyon kapsamı dışında tutulmuş Phantom'lara ait fotograflarda bu sistem görünmüyor. Dolayısıyla ya modernizasyona tabi tutulan uçaklarda TISEO yoktur ya da TISEO tamamen kullanımdan kaldırılmıştır diyebiliriz.

Etiketler: , , ,

05 Ekim 2009 Pazartesi

Bunları Biliyor muydunuz?

1. 1970'li yıllarda Libya'nın finansmanını sağlayacağı bir proje ile, Ankara'da lisans altında Jaguar taarruz uçağının üretiminin gündeme geldiğini, üretilecek uçaklardan bir kısmının Libya'ya satılacağını,

2. 1980'lerin ortalarında Öncel Proje I ile üretilecek F-16'ların yanına 40 adet Tornado IDS'nin tedarik edilmesi için İngiltere ile görüşmeler yapıldığını, projenin, İngiltere'nin kredi finansmanı konusunda bürokratik sıkıntılar yaşaması nedeniyle gerçekleşmediğini,

3. 1979 İran İslam Devrimi'nden hemen sonra (ancak ABD ile ilişkilerin tamamen kopmasından hemen önce) İran'ın elindeki tüm F-14A Tomcat uçaklarını satmak için Kanada, , Suudi Arabistan ve İngiltere'ye teklif götürdüğünü, en son Türkiye'ye kapsamlı bir teklif ile geldiğini, F-14'lerin Türk Hava Kuvvetleri'ne transferi karşılığında İran F-4E ve F-5'lerinin Eskişehir'de bakım ve onarımlarının yapılmasının önerildiğini, Hava Kuvvetleri'nden bir heyetin İran'a, Tomcat'leri incelemek üzere gittiğini ve uçakların içinde bulundukları kötü koşullar nedeniyle teklifin reddedildiğini,

4. 1994 - 1995 arasında ABD'den 50 adet A-10 alımının gündeme geldiğini, ABD'nin uçakları teklif ettiğini ancak teklifin Türkiye tarafından reddedildiğini, eğer transfer gerçekleşmiş olsaydı uçakların çok büyük bir ihtimalle 193. Filo'da hizmete gireceğini,

5. Modernize edilen F-4E'lerin kullanacağı havadan yere hassas güdümlü silah sistemi için başlangıçta SCALP seyir füzesinin düşünüldüğünü, bu konuda çalışmalar yapıldığını, ancak Fransa ile gerilen siyasi ilişkiler, maliyet ve teknik nedenlerden dolayı SCALP'ten vazgeçilerek Popeye'nin seçildiğini,

6. 1980'lerin başlarında ABD ile, 4 adet Oliver Hazard Perry sınıfı güdümlü mermili firkateynin, Gölcük Donanma Tersanesi'nde lisans altında inşasının görüşüldüğünü, projenin maliyet ve altyapı yetersizliği nedeniyle rafa kaldırıldığını,

7. MEKO 200 Track firkateyn projesinde 2 adet Track III firkateynin de bulunduğunu, bu ilave siparişin verilmediğini,

8. 1970'lerin başlarında Almanya'dan Roland hava savunma sistemi ve Leopard 1A2 ana muharebe tankı alımı için müzakerelerin yürütüldüğünü,

9. 1980'lerin başlarında Hughes lisansı ile MD-500 helikopterinin lisans altında üretimine dair görüşmeler yapıldığını,

10. 1970'lerin ortalarında ABD ile Super Pinto hafif jet eğitim uçağının lisans altında üretiminin gündeme geldiğini,

11. 1980'de TOW donanımlı 26 adet AH-1S Cobra taarruz helikopteri alımı için ABD ile görüşmelerin yapıldığını,

12. 1994 - 1995 döneminde Türk Kara Kuvvetleri'nin OH-58D Kiowa Warrior silahlı keşif helikopteri almak için girişimlerde bulunduğunu, Ankara Etimesgut'a gelen bir Kiowa Warrior ile deneme uçuşları yapıldığını, ancak daha sonra projenin iptal edilerek keşif ve taarruz helikopteri tedarik projelerinin birleştirilerek ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri ihalesinin başlatıldığını,


biliyor muydunuz?

Etiketler: , , , , , , , ,

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Haftalık Bakış #12: Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası

Yeni Nesil Savaş Uçağı Projesi

Yunan Hava Kuvvetleri’nin (YHvK) en belirgin özelliklerinden biri de, hizmete giren muharip uçak tiplerinin çeşitliliğidir. Bir dönem aynı anda Mirage F1, Mirage 2000, F-4, F-5, F-16 ve A-7 uçaklarını bir arada kullanmış YHvK, 1996 Kardak Krizi’nden sonra yürürlüğe koyduğu geniş çaplı askeri modernizasyon programı dahilinde hava kuvvetlerine özel önem verdi.

1997’den bu yana gerek modern muharip uçak, gerekse yeni nesil güdümlü füze ve bomba projeleri çerçevesinde hem yeni alım hem de modernizasyon projeleri bir arada yürütülmekte. Bu kapsamda,

1. Peace Icarus 2000 F-4E modernizasyon projesi,
2. Mirage 2000-5 Mk2 modernizasyon ve yeni uçak tedariği,
3. Peace Xenia III ve Peace Xenia IV F-16 tedariği,
4. EF-2000 Typhoon tedariği

Projeleri ele alındı. Modernizasyon ve yeni alım projelerinin bir arada yürütülmesi ile, yeni nesil sistemlerin hizmete girmesine kadar geçecek süre içinde oluşacak açığı kapatmak için eski sistemleri güncel tutmak, böylelikle birbiri ile örtüşen, birbirini takip eden takvimler dahilinde YHvK’ni en son teknoloji ile donatmak hedeflendi.

Ne var ki 1997’den itibaren yürürlüğe konan bu iddialı tedarik ve modernizasyon projeleri silsilesinde ciddi yol kazaları meydana geldi.

Modernizasyon faaliyetleri kapsamında Yunanistan ilk olarak, elindeki F-4E filolarını yenilemeye başladı ve 94 adet F-4E ve RF-4E uçağı iki aşamalı bir yenileme programına tabi tutuldu. İlk aşamada gövde ömürlerinin uzatılması için uçaklar, SLEP (Service Life Extension Program; Hizmet Ömrü Uzatma Programı) işlemine sokuldu. Uçakların gövde ömrünü yaklaşık 15 sene kadar uzatan bu yapısal tadilat projesinden sonra, 39 adet F-4E için kapsamlı aviyonik ve silah sistemi modernizasyon projesine geçildi. Uzun süren ihale aşamasından sonra Ağustos 1997’de Alman DASA şirketi ile 336 Milyon Dolar tutarında bir anlaşma imzalandı. “Peace Icarus 2000” adı verilen modernizasyon projesi için seçilen uçaklardan 4’ünün kaza / kırıma uğraması neticesinde modernize edilecek uçak sayısı 35 olarak tekrar belirlendi.

Proje ile F-4E’lerin radar, elektronik harp, seyrüsefer sistemleri yeni nesil sistemlerle değiştirildi. Ayrıca AIM-120 AMRAAM orta menzil ve IRIS-T kısa menzil havadan havaya füzeler, gelişmiş hassas güdümlü havadan yere silah ve İsrail yapımı LITENING III hedefleme ve seyrüsefer podu kabiliyeti kazandırıldı. , Proje ile hizmet ömürleri 2015 civarına kadar uzatılmış olan F-4E’ler, yeni nesil savaş uçakları hizmete girene kadar YHvK F-16 ve Mirage 2000 filolarının üzerindeki yükü önemli ölçüde hafifletmiş oldu.

Peace Icarus projesi bir bakıma, yeni nesil çok rollü savaş uçakları hizmete girene kadar oluşacak kabiliyet açığını örtücü işleve sahipti. Modernize edilmeyen F-4E’ler, her ne kadar gövde ömürleri 2010 civarına kadar dayanabilecek şekilde yenilenmiş olsalar da, modern aviyonik ve silah sistemlerine sahip değildiler.

1975’te yeni üretim ve 1992’de ikinci el olarak hizmete giren taktik taarruz görevli A-7 Corsair’ler, alçak irtifada uzun menzil ve silah taşıma kapasiteleri haricinde faydalı olmaktan uzak hale gelmekteydiler. Her iki uçak tipinin de 2000 – 2010 döneminde yeni nesil bir savaş uçağı ile değiştirilmesi ihtiyacı doğmuştu.

Yunanistan’ın, Eurofighter EF-2000 Typhoon macerası da işte bu aşamada başladı.

Yeni nesil savaş uçağı ihtiyacı kapsamında 60 adedi kesin, 30 adedi opsiyon toplam 90 adet Eurofighter EF-2000 Typhoon alımı ve Eurofighter projesine katılım, Mart 2000’de dönemin Yunan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos tarafından açıklanmıştı.

Haziran 2000’deki Peace Xenia III siparişinin hemen ardından atılan bu adım, Eurofighter için son derece önemli bir satış başarısı olmasının yanısıra, Ege’deki hava kuvvetleri dengesinin Türkiye aleyhine dramatik ölçüde değişmesi anlamına geliyordu.

Ne var ki 2004 Atina Olimpiyat Oyunları’nın Yunan ekonomisi üzerindeki olağanüstü olumsuz etkisi, AB fonlarının geri ödemesi ve mali bildirim usülsüzlüklerinin neden olduğu skandal ve 1997’den itibaren neredeyse kontrolsüz biçimde saldırılan dev savunma projelerinin bütçe üzerine bindirdiği aşırı ödeme yükü, diğer pek çok iddialı proje gibi EF-2000 alımını da söndürdü:

Yunan Hükümeti 05.02.2001 tarihinde, üretici EADS şirketine yeni bir ödeme planı teklif etti. Ancak bu ödeme planına ilişkin görüşmeler devam ederken ani bir kararla 29.03.2001 tarihinde Yunanistan, EF-2000 alımını 3 sene ertelediğini duyurdu, nitekim proje 2004 yılında iptal edildi.

Bu kararın alınmasında ana etken olarak 60 uçak için yaklaşık en az 5 Milyar Dolar civarındaki maliyetin bütçeye getireceği ek yük ve 2004 Olimpiyat Oyunları için yapılan harcamalar gösterilmekte. Kararda ayrıca Türk Hava Kuvvetleri’nin görünür gelecekte büyük çaplı bir taktik savaş uçağı alımı gerçekleştirmeyeceği ve güç dengesinde büyük bir oynama olmayacağı öngörüsünün getirdiği göreceli rahatlığın da rol oynamış olması da muhtemeldir.

EF-2000 alımının iptali, birbirini takip eden tedarik ve modernizasyon süreçleri planına darbe vurdu. Bütçeye büyük yük getirecek yeni nesil savaş uçağı alım kararı, nihayetinde 2006 – 2010 EMPAE’sinden çıkartılarak ve Peace Xenia IV projesi ile F-16 alımı yapılarak en erken 2011 – 2015 dönemine ötelendi.

Hizmet ömürlerinin sonuna gelen ve 335 ile 336 numaralı filolarda görev yapan A-7C/E/H Corsair II tipi taarruz uçakları Peace Xenia IV F-16’ları ile değiştirilirken, 2015 civarından itibaren emekliye ayrılacak modernize edilmiş 34 adet F-4E Peace Icarus’un ve hatta büyük ihtimalle uzun vadede, Peace Xenia I ile alınan F-16 Block 30’ların yerini alacak yeni nesil uçak ihtiyacı gündemde yerini, üst sıralarda olmasa da, korumaya devam etti.

TÇD hazırlama çalışmaları devam eden ve 30 – 40 uçağın alımını içeren yeni nesil çok rollü savaş uçağı projesinde yarışan adaylar şunlar:

1. Eurofighter EF-2000 Tranche III Typhoon
2. Dassault Rafale F3
3. Boeing F/A-18E/F Super Hornet Block II
4. Saab Gripen NG

Eurofighter iddiasını, eskisi kadar güçlü olmasa da korumaya devam ediyor. Ancak EF-2000’in yüksek maliyeti, iptal edilmiş olan alımın psikolojik etkisi ve Fransa’nın, Yunan savunma alımlarında Almanya’nın yerine öne çıkması, Rafale’nin yıldızının parlamasına neden oldu.

Yunanistan, Fransa haricinde herhangi bir ülkeye satış başarısı yakalayamamış Rafale için, Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte en ciddi potansiyel müşteri durumuna gelmiş durumda. Bunda Fransa ile son derece olumlu seyreden ikili ilişkilere ek olarak 1970’lerden bu yana Mirage F1, Mirage 2000EG/BG ve en son Mirage 2000-5 Mk2 tecrübesi ve envanterdeki MICA ve SCALP-EG gibi Fransız kaynaklı modern mühimmatın varlığı da önemli rol oynuyor. Rafale’nin Yunanistan’daki iddiası, Dassault şirketinin Atina’da Mart 2008’de bir büro açması ile daha da pekişmiş oldu.

1980’lerde F-16’ya karşı F-18L ile yarışan ve YHvK renklerine boyanmış uçağı ile deneme uçuşları yapmasına rağmen kaybeden F-18, bu sefer Super Hornet ile tekrar yarışa dahil oldu.

Hindistan’ın MRCA (Multi Role Combat Aircraft; Çok Rollü Savaş Uçağı), Brezilya’nın FX-2 ve Danimarka ihalelerinde iddialı konumda olan Boeing 10.03.2009’da, Yunanistan’a yerel sanayi katılımı ve offset paketini kapsayan bir teklif sunacağını duyurdu.

Saab Gripen NG’nin şansının düşük olduğunu iddia etmek çok kolay değil. Yunanistan’ın bugüne kadar Fransız uçak ve mühimmatlarını kullanarak sağladığı “ikizleme” politikasının devamı olarak Gripen’in seçilmesi ihtimal dahilinde olabilir.

YHvK’nin erken ihbar ve komuta kontrol kabiliyetinin odağında yine İsveç üretimi Erieye sisteminin bulunması, Gripen’in pek çok farklı havadan havaya ve havadan yere silah sistemini kullanmaya sertifiyeli ve kısa mesafeli pistlerden iniş kalkışa uygun oluşu artı puanları arasında sayılabilir.

Yeni nesil savaş uçağı projesinde, TÇD’nin 2009 son çeyreğinde yayınlanması beklentileri mevcut. Ancak bu, gerek ekonomik durum gerekse 2009 yılı içerisinde gündeme gelmesi muhtemel erken seçim dolayısıyla mümkün olmayabilir.


Peace Xenia IV Projesi

Eurofighter EF-2000 tedarik projesinin iptal edilmesi, eskiyen A-7 ve F-4E’lerin yarattığı kabiliyet boşluğunu doldurmak için ilave uçak alımını gündeme getirdi. 60 + 30 şeklinde düşünülmüş olan EF-2000 alımı rafa kaldırılınca, oluşan açığı kapatmak için hızlıca hizmete alınabilecek ve harbe hazırlık için asgari geçiş süreci gerektirecek bir uçak alımı gündeme geldi. Türkiye’nin Peace Onyx III projesi ile envanterindeki tüm F-16’ları aviyonik modernizasyonuna sokması ve Peace Onyx IV projesi ile 30 adet ilave F-16 alımına gitmesi, Yunanistan’ın kararını doğrudan etkiledi.

Nitekim KYSEA’nın 19.07.2005’teki toplantısından sonra basın açıklaması yapan dönemin Savunma Bakanı Spilios Spiliotopoulos’un 10 adet opsiyon ile birlikte toplam 40 adet F-16 alımına karar verildiğini açıklaması büyük bir sürpriz olmadı.

Yunanistan bu son paketten önce, “Peace Xenia” proje serisi kapsamında, 1989 – 2004 yılları arasında üç pakette toplam 140 adet F-16 teslim aldı. Bu siparişlerin dağılımı şu şekilde idi:

Peace Xenia I: 34 adet F-16C Block 30, 6 adet F-16D Block 30,
Peace Xenia II: 32 adet F-16C Block 50, 8 adet F-16D Block 50,
Peace Xenia III: 40 adet F-16C Block 52+, 20 adet F-16D Block 52+.

Öncekiler gibi FMS kredisi kapsamında gerçekleştirilecek Peace Xenia IV projesi ile ilgili resmî bildirim, DSCA tarafından ABD Kongresi’ne 26.10.2005 tarihinde yapıldı. Bildirimde, Pratt Whitney F100-PW-229 ve AN/APG-68(V)9 radarla donatılmış 40 adet F-16C/D Block 52+ ve ilgili aviyonik sistemler, keşif ve hedefleme podları ile lojistik destek ve eğitim kalemleri ile satışın toplam azami 3.1 Milyar Dolar’ı bulması öngörülmüştü.

20 adet F-16C Block 52+ ile 10 adet F-16D Block 52+ uçağını kapsayan 2 Milyar Dolar tutarındaki satış ile ilgili LOA (Letter of Offer and Acceptance; Teklif ve Kabul Mektubu) 13.12.2005 tarihinde Yunan ve ABD hükümetleri arasında imzalandı. Yunan Savunma Bakanlığı, 15.03.2006 tarihinde yaptığı bir açıklama ile, KYSEA toplantısında oybirliği ile alınan karar doğrultusunda ilave 10 adetlik opsiyonun işletilmeyeceğini duyurdu. Bu kararda, muhalefetin yoğun eleştirileri ve kamuoyu baskısının etkili olmuş olması muhtemeldir.

Projenin offset yükümlülüğü kapsamında Lockheed Martin, uçakların konuşlanacağı Araksos Üssü’ne gerekli altyapı yatırımlarını yapmakla yükümlü kılındı. Bu çerçevede Araksos’a 5 adet yeni komuta kontrol ve bakım tesis binası inşa edildi.

Yunan savunma projelerinde büyük ağırlığı bulunan siyasi etkenler, Peace Xenia IV projesinde hükümet – muhalefet çekişmesi şeklinde zuhur etti. İktidarda bulunan merkez sağ ND (Néa Dimokratía; Yeni Demokrasi) partisi ile merkez sol PASOK (Panhellinion Sosialistiku Kinema; Pan Helenist Sosyalist Hareket) arasında yoğun ve şiddetli tartışmalar yaşandı.

Yunanistan’da 1996 – 2004 yılları arasında Kostas Simitis başbakanlığında iktidarda kalan PASOK hükümeti, 1997’den itibaren özellikle Almanya ile çok sayıda dev ölçekli savunma projesine imza atmıştı. PzH-2000 kundağı motorlu obüs, Tip 214 denizaltı, Leopard 2A6HEL, Peace Icarus 2000 F-4E modernizasyonu, IRIS-T havadan havaya füze alımı gibi çok sayıda projeyi gerçekleştiren ve EF-2000 alımı için adım atan PASOK, ND’nin F-16 gibi bir ABD yapımı uçağın alımına karar vermesine şiddetle karşı çıktı.

Buna ilaveten, DSCA bildiriminde 3.1 Milyar Dolar olarak telaffuz edilen ancak KYSEA tarafından 19.07.2005’te 1.3 Milyar Dolar tutacağı bildirilen alım hakkında, hem de söz konusu KYSEA toplantısından sonra, Savunma Bakanı Spiliotopoulos’un kesin tutar için sözleşme görüşmelerinin sona erdirilmesinin gerektiğini ifade etmesi, ND’nin eleştiri oklarını PASOK’un üzerine çekti. Yunan meclisinde Eylül 2005’te sert tartışmalar yaşandı, ancak sözleşme yine de yürürlüğe girdi.

Peace Xenia IV kapsamında ilk 4 uçak 335 numaralı filo bünyesinde 22.05.2009 tarihinde resmen hizmete girdi. Teslimatların Mart 2010’a kadar tamamlanması planlanıyor.

30 yeni F-16 Block 52+ bir yandan 335 ve 335 numaralı filolardaki A-7’lerin yerini alırken, öte yandan 348 numaralı filodaki RF-4E Phantom II taktik keşif uçaklarının da emekliye ayrılmalarını sağlayacak.

Zira Yunanistan, Mayıs 2007’de Goodrich Aerospace’e 2 adet opsiyon ile birlikte 2 DB-110 keşif podu siparişi verdi (Peace Xenia IV projesine ilişkin 3.1 Milyar Dolar tutarındaki DSCA bildiriminde toplam 11 adet keşif podu yer alıyordu). Hizmette halen 10 ila 15 arası RF-4E bulunan YHvK, bu görevi 335 ve 336 filo F-16 Block 52+’lerine devredecek.


Mirage 2000-5 Mk2 Projesi

Yunanistan, 1970’lerde Mirage F1 ile başlattığı, envanterde ABD kaynaklı olmayan savaş uçağı bulundurma politikasını, Mirage 2000 ile devam ettirdi. YHvK için 36 adet tek kişilik Mirage 2000EG ve 4 adet çift kişilik Mirage 2000BG alımına dair sözleşme 20.07.1985 tarihinde imzalandı ve uçaklar 1988 yılında teslim edildi. YHvK ilk F-16’larının siparişini, 40 adet uçağı içeren Peace Xenia I projesi ile, aynı dönemde vermişti.

AM-39 Exocet füzesi ile donatılarak gemisavar görevleri de üstlenebilen Mirage 2000’ler, özellikle Ege göklerinde THvK F-16’ları ile sık sık karşı karşıya geldiler. Yunanistan’ın 1990’lı yıllardan bu yana Mirage 2000 ve F-16 gibi aynı sınıftaki ancak farklı performans özelliklerine sahip iki farklı tipteki uçağa sahip olmanın avantajından istifade ettiği iddia edilebilir.

Yunanistan, gerek EF-2000 iptalinin orta vadede neden olacağı kabiliyet açığını telafi etmek gerekse Mirage 2000 filosunun muharebe kapasitesini yükseltmek için bir modernizasyon projesi başlattı. Bu çerçevede 21.08.2000 tarihinde Fransız Dassault şirketi ile, 10 adet Mirage 2000EG’nin, Mirage 2000-5EG Mk2 (Mirage 2000EGM) seviyesine modernizasyonu, yeni üretim 10 adet Mirage 2000-5EG Mk2 (Mirage 2000EGM) ve 5 adet Mirage 2000-5BG Mk2 (Mirage 2000BGM) alımı ile 56 adet Matra BAe Dynamics SCALP EG seyir füzesi, 200 adet MBDA MICA havadan havaya füzenin tedariği içeren bir sözleşme imzaladı. Uçak alım ve modernizasyon paketinin tutarı, yaklaşık 1.2 Milyar Euro, silah sistemlerine ilişkin sözleşmenin tutarı ise 424 Milyon Euro idi.

Sözleşmeye göre Yunanistan’ın ayrıca 3 adet yeni üretim Mirage 2000-5EG Mk2 alımı ve 5 adet Mirage 2000EG’nin modernizasyonu için opsiyon hakkı da bulunmaktaydı. Sözleşmeye göre tüm modernizasyon işlemleri Dassault desteği ile HAI tesislerinde gerçekleştirilecekti.

YHvK’nin modern çok rollü uçak açığını kayda değer biçimde kapatan Mirage 2000-5 Mk2’lerin başlıca özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Tamamen sayısal göstergelerle desteklenen “glass cockpit” kokpit,
2. Renkli MFD’ler, Sextant yapımı geniş açılı HUD, HOTAS
3. Entegre GPS/INS seyrüsefer sistemi, geliştirilmiş data link sistemi,
4. Damocles hedefleme ve seyrüsefer pod kabiliyeti,
5. Yeni nesil Thales RDY radarı, Thales ICMS Mk3 özsavunma sistemi,
6. Azami kalkış ağırlığının 17,500kg’ye çıkarılması,
7. Yeni nesil MICA havadan havaya ve SCALP EG seyir füzesi kabiliyeti.

Mirage 2000-5 Mk2 projesinin en önemli bileşenini kuşkusuz, SCALP EG seyir füzesinin alımı teşkil etmekte. 300km’den yüksek menzili, entegre INS/GPS, TERPROM ve IIR güdüm kontrol sistemi ile 450kg’lik harp başlığı ile son derece etkili bir stratejik silah sistemi olan SCALP EG ile YHvK, Anadolu’nun derinliklerindeki hassas hedeflere erişim imkânı kazandı.

3 + 5 uçaklık opsiyonu işletmeyen ve AM-39 Exocet kabiliyetini, maliyeti nedeniyle modernizasyon paketinden çıkaran YHvK’nin ilk Mirage 2000-5 Mk2’leri 28.01.2005 tarihinde uçtu. ICMS Mk3 özsavunma sisteminde yaşanan sorunlar nedeniyle geciken projede modernize edilen uçakların teslimatı 2006 sonunda, Dassault üretimi 15 yeni uçağın teslimatı ise 2007 sonunda tamamlandı.

Öte yandan Dassault şirketi, Mirage 2000 savaş uçağı üretim hattını, YHvK için ürettiği son uçağın tamamlanmasından sonra Kasım 2007’de kapattı.


(sürecek)

Etiketler: , , , , , , , , ,

18 Şubat 2009 Çarşamba

Komşunun Hava Kuvvetleri Üzerine Bir İki Kelâm



Yunan Hava Kuvvetleri'nin halihazırdaki muharip filolarının dağılımı ve kullandıkları uçak tipleri şu şekilde özetlenebilir:

110PM (Larissa)
  • 337MPK: F-16C/D Block 52+ (önceden F-4E SRA [modernize edilmemiş] kullanıyorlardı)
  • 346M: F-16C/D Block 30 (Peace Xenia I)
  • 348MTA: RF-4E
  • 349M: N/F-5A/B, RF-5A - Filo lağvedildi

111PM (Nea Anchialos)
  • 330M: F-16C/D Block 30 (Peace Xenia I)
  • 341M SEAD: F-16C/D Block 50 HARM (Peace Xenia II, önceden F-5A/B kullanıyordu)
  • 347M: F-16C/D Block 50 LANTIRN (Peace Xenia II)
  • 111PM SMET (OCU): F-16C/D Block 30/50

114PM (Tanagra)
  • 331M: Mirage 2000EGM/BGM (Mirage 2000-5 Mk2)
  • 332M: Mirage 2000EG/BG
  • 114PM SMET (OCU): Mirage 2000 EG/BG
  • 342MPK: Mirage F1 - Filo lağvedildi

115PM (Souda, Girit)
  • 340M: F-16C/D Block 52+ (Peace Xenia III; 20x C, 10x D; önceden A-7H kullanıyordu, JHMCS'leri ilk alan filo)
  • 343M: F-16C/D Block 52+ (Peace Xenia III; 20x C, 10x D, IRIS-T'leri ilk alan filo, önceden F-5A/B kullanıyordu)
  • 340MV: T/A-7H - Filo lağvedildi, uçakların bir kısmı 335MV ve 336MV'ye dağıtıldı
  • 345MV: T/A-7H - Filo lağvedildi, uçakların bir kısmı 335MV ve 336MV'ye dağıtıldı

116PM (Araxos)
  • 335MV: T/A-7C/E/H (Peace Xenia IV F-16 Block 52+'leri gelecek)
  • 336MV: T/A-7C/E/H (Peace Xenia IV F-16 Block 52+'leri gelecek)
  • 116PM SMET (OCU): T/A-7E/C

117PM (Andravida)
  • 338MPK: F-4E AUP (Peace Icarus 2000)
  • 339MPK: F-4E AUP (Peace Icarus 2000)
  • 117PM SMET (OCU): F-4E AUP, RF-4E
  • KEAT (Silah ve Taktikler Filosu): Diğer filolardan rotasyon

Bu tabloya bakarak:

Yunanistan'ın deniz saldırı görevli filoları Souda'da konuşlu 340 ve 345 filoların A-7'leri ile Tanagra'daki Mirage 2000 331 ve 332 filolar. Souda'daki A-7 filoları lağvedildi ve bu uçakların görevleri, Souda'ya yeni gelen F-16 Block 52+'lere verildi (340, 343 filolar)

Kalan A-7'ler (335 ve 336) kağıt üstünde saldırı görevli olsalar da pratikte LIFT görevli olarak uçmaktalar. Peace Xenia IV Block 52+'leri bu filolara gelecek.

Yunanistan 2+2 DB-110 keşif podu siparişi vermişti. Bu, muhtemelen keşif görevli 348MTA filosunun lağvı anlamına gelmekte.

Mirage 2000'ler 1988'de, F-16'larla aynı sene, teslim alınmaya başladı (1988-1989'da 28 uçak; 1992'de 12 uçak). Kalan Mirage 2000'ler için halen, aynı F-16'lar gibi, CCIP veya benzeri bir kapsamlı aviyonik modernizasyon gündemde değil. 2000-5 Mk2 projesinde modernize edilenler 1988-1989'da teslim edilenler. Modernizasyon projesinde 3 yeni uçak + 5 modernize = +8'lik opsiyonu işletmediler. Dolayısıyla Mirage 2000 filoları oldukça modern ve genç sayılır.

F-16 Block 30'ları, aynı bizim Block 30'lar gibi, öncelikli olarak OCU / geçiş eğitimi maksatlı alınmıştı: Yani daha uzun gövde ömrüne sahipler ve 346M'de tamamen, 330M'de büyük çoğunlukla eğitim uçuşlarına çıktılar / çıkmaktalar. Yani gövde ya da aviyonik açısından acil bir modernizasyon ihtiyaçları yok. Tahminim en fazla gövde tadilatı / Falcon Up ve belki kısıtlı aviyonik güncelleme tarzı bir şey yapılır. HAI (Hellenic Aerospace Industries) bu konuda yavaş yavaş tecrübe kazanıyor zaten.

Yunan HvK'nin yeni uçağa ihtiyaç açısından ilk sıradaki filoları, doğal olarak, 338 ve 339 olarak görünüyor. Zaten proje 30-40 uçağı kapsıyor, yani iki muharip filo + SMET (OCU) filosu. Yeni 5 yıllık tedarik planı 2011'de yürürlüğe girecek. Dolayısıyla, 2011'de karar alınsa bile teslimatların 2012'de başlaması çok zor, 2013 en muhtemel tarih.

Yunanistan'ın ekonomik durumu, kamuoyunun savunma harcamalarına bakışı, Deniz Karakol Uçağı ve LIFT uçağı ihtiyaçlarının çok daha acil olmaları hesaba katılırsa, yeni savaş uçağı için çok da acele etmeyeceklerini, ilk aday F-35 olmak üzere yeni nesil savaş uçağını çok daha uzun vadede ele alacaklarını ve bu süreçte bazı filoların kapanmalarının gündeme gelebileceğini düşünüyorum.

Etiketler: , , , , ,

01 Nisan 2008 Salı

Türk Hava Kuvvetleri'nin Geleceği - I

Aşağıdaki yazıyı 2006 Kasım’ında yazmışım bir tartışma platformunda, başka bir konuda yazdıklarımı ararken buldum... Not düşmek adına buraya almak istedim.

Yazının üzerinden yaklaşık 1.5 sene civarında zaman geçmiş. Bu süre zarfında yazının içeriğine dair önemli gelişmeler oldu:

1. IDEF 2007 fuarı sırasında açıkça ortaya çıktı ki, Türkiye EF-2000 tedariğini çeşitli sebeplerden ötürü rafa kaldırdı. Bu sebepler uçağın halen gelişmekte olmasından, lojisitk ve maliyet faktörlere, Türkiye’nin EDA’ya katılımının engellenmesine kadar geniş bir yelpazede sıralandı.

2. CCIP projesinde, tüm F-16 filosu modernizasyon kapsamına alındı, yani ikinci 100 adetlik paket de projeye dahil edildi.

3. Gerçekleşen kaza kırımlar sonucu güncel envanterdeki F-16 sayısı 211’e indi.

4. Türkiye F-16 ve F-4E 2020 uçakları ile Kuzey Irak’ta nokta hedef harekatları icra etti ve hala icra etmeye devam ediyor. Bu harekatlarda gündüz / gece seyrüsefer, hedefleme ve keşif podları, modern güdümlü mühimmat kullanılıyor; uçuşların ekserisi gece uçuluyor.

***

Açıkçası Türk Hava Kuvvetleri’nin sadece JSF istediğinden pek de emin değilim. Bazı yabancı kaynaklı basın organlarının son zamanlardaki kaynağı belirsiz, daha doğrusu hep "adının açıklanmasını istemeyen bir yetkiliye" dayanan haberleri her ne kadar aksini söylese de. Toplantı terkedilmesi gibi bir şeye ihtimal vermiyorum, gerçek olduğuna inanmıyor, inanamıyorum. Bence ATAK ve YNMU projeleri üzerinden siyasi hesaplaşma yaratılmak isteniyor ve TSK buna alet ediliyor.

Türk Hava Kuvvetleri çok uzun bir süredir belli bir konsept ve doktrin çerçevesinde uçak tedarik etmiştir. Bu doktrinin iki parçası vardır:

1. Türkiye'yi doğu-batı olarak iki sektöre ayırıp bu iki sektöre ikiz filolar yerleştirme

2. Biri ucuz, tek motorlu, diğeri daha sofistike ve tercihen çift motorlu iki uçağın birbirini tamamlayacak şekilde görev yapması.

Bu doktrin Soğuk Savaş ihtiyaçlarına göre oluşturulmuştu. Bu yüzden 1. ve 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlıkları kurulmuş, bu kuvvetlere ayrılacak filolar birbirlerinin ikizi olacak şekilde planlanmıştır.

İkinci hususa göre de F-5 / F-104 & F-100 / F-4 / F-102 tedarikleri gerçekleştirilmiştir. Çeşitli harmanlamalarla bu birbirini tamamlayan uçak bulundurma sistemi devam ettirilmiştir. En sonunda bu süreç F-5 + F-16 / F-4 ve sonunda F-16 / F-4 olarak günümüze gelmiştir.

Ancak son 10 yılda THvKK kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Filo yapıları ve görevlerinde kaymalar olmuş, Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ". ve 2. Hava Kuvvetleri olarak değiştirilmiştir. Sadece ABD menşeili savaş uçağı yapısı da modernizasyon projeleriyle İsrail yedeklemesiyle desteklenmiştir (F-4E 2020 ve F-5 2000).

CCIP projesine baktığımız zaman THvKK'nın yoğun bir yer saldırı / darbe gücünü idame ettirmek istediğini anlıyoruz. Dikkat edilecek olursa CCIP ile F-16 için tedarik edilecek silah sistemlerinin neredeyse tamamı F-35 için de sertifiyelidir. THvKK bu silahlarla birlikte F-35'e de hazırlık yapmayı planlamakta anlaşılan.

Şimdi F-4 filolarına baktığımızda şöyle bir durum var:

111 + 171: F-4E 2020. Bu uçaklar 2000 yılından bu yana sadece 2 kırım ile ve çok yüksek harbe hazırlık oranı, performans ile uçuyorlar. Özellikle Elta EL/M-2032 radarlarının performansından büyük memnuniyet söz konusu.

112 + 172: Bu filolardaki F-4E'ler elimizdeki en yaşlı uçaklar. 1966, 1967 civarında üretilen, çok yıpranmış ve artık ömürlerininn sonlarına gelmiş uçaklar.

111: 173ncü filodaki RF-4E'lerin bir kısmının da gelmesiyle takviye edilen bu filodaki RF-4E'ler zaten Türkiye'ye teslim edilmeden önce modernizasyondan geçmişti, şimdi ASELSAN ve Eskişehir HİBM tarafından Işık projesi altında kısmi modernizasyondan geçiyorlar. Tek taktik keşif filomuz olan 113 Işık'ın bir süre daha bu uçaklarla göreve devam edeceğini varsayabiliriz.

173: RF-4E'leri gönderip Konya F-4E'leri ile donatılarak F-4E ileri / harbe hazırlık filosu olarak dönüştürüldü. Bu filodaki F-4E'ler de oldukça yaşlı, 112+172 ile benzer durum söz konusu.

48 adetlik Terminator II projesi iptal edildikten sonra 112+172 Phantom'ları için kısmi modernizasyon/iyileştirme planlandı. SSM Murad Bayar'ın beyanatına göre hedeflenen, azami yerel katkı ile bu uçakların ömürlerini bir 10 sene daha uzatmak. Muhtemelen yapısal iyileştirme, INS/GPS, muhabere sistemi gibi işlemler uygulanacak. Yaklaşık 10 senelik ömür artışı, bu uçakların 2015'ten sonra, 2016-2018 arası emekliye ayrılacağına işaret eder. Bu tarih aralığı da F-35 Şimşek 2'nin THvKK envanterine girme tarihi ile çakışmaktadır.

Öte yandan THvKK 30 yeni F-16 Block 50+ alımı ve ilk pakette 117 F-16 modernizasyonu ile (ilk açıklanan plana göre 76 Block 50 ile 4 Block 40 F-16, Block 50+ seviyesine yükseltilecek, 37 Block 30'a ise nispeten daha dar çerçeveli bir modernizasyon uygulanacaktı, son kaza kırımlar ile bu sayı ne oranda değişti bilmiyorum) F-16 filosunu yaklaşık olarak 2030+ civarına kadar envanterde tutacak gibi görünüyor. Şahsen ben 100 adetlik ikinci paket CCIP modernizasyonunun gerçekleşme olasılığını nispeten düşük görüyorum. Ancak gerçekleşirse 100 adet Block 40 F-16 Block 50+ seviyesine yükseltilecek.

Şimdi muharip filoları ele alırsak:

F-4E: 2015+

F-4E 2020: 2020+

F-16 Block 50 CCIP (Öncel Proje 2 ile üretilip Öncel Proje 3.1 ile modernize edilenler): 2035+ hatta belki 2040+

F-16 Block 40 CCIP (Öncel Proje 1 ile üretilip Öncel Proje 3.2 ile modernize edilenler): 2030-2040

F-16 Block 30 CCIP (Öncel Proje 1 ile üretilip Öncel Proje 3.1 ile modernize edilenler): ~2030

F-16 Block 50+ (Öncel Proje 4 ile yeni tedarik edilenler): 2045+

yıllarında emekliye ayrılacaklar diye değerlendiriyorum.

F-35'in tahmini envantere giriş tarihi her ne kadar basına 2014 olarak yansısa da, harbe hazır hale gelmesi 2015-2020 arası gerçekleşecektir.

Bu durumda benim değerlendirmem, F-35'in envanterde F-4E'nin yerini alacağıdır. Halihazırda F-4E 2020 filolarının yegane görevi darbe (interdiction) ve hassas güdümlü mühimmat ile saldırıdır. İptal edilen Terminator II projesi de sadece yer saldırı görevli idi ve 112+172 filolar ağırlıkla yer saldırı görevi eğitimi icra etmektedir. Dolayısıyla hassas güdümlü mühimmatla uzun menzilden saldırı görevlerinin 111+112+171+172 filoların asli görevi haline geldiğini söylemek yanlış olmaz.

Yani THvKK geleneksel "tek motorlu + çift motorlu" kombinasyonu yerine görev bazlı kombinasyona gidiyor gibi görünüyor. Zira çift motorlu saldırı uçağını tek motorlu saldırı uçağı ile değiştirecek anlaşılan. Bu, gelişen ve ayrıca F-35'in vaat ettiği teknolojiler de hesaba katılırsa anlaşılabilir ve makul bir yaklaşım.

Öte yandan EF-2000 konusunda ise,

EF-2000'in kabiliyet ve tasarım yönünden 3 ana modeli var: Tranche 1, Tranceh 2 ve Tranche 3. Tranche 1 ve 2 arasında yapısal olark neredeyse hiç bir fark yok, tüm farklılıklar minör alt sistem ve yazılım tabanlı. Halen Tranche 2 versiyonu üretimde. Tranche 3 ise pek çok motor, radr ve elektronik yeniliği bünyesinde toplayan, tam anlamıyla yeni nesil ve çok rollü bir uçak (olacak). Ancak Tranche 3'ün geliştirme çalışmaları halen devam ediyor ve ilk versiyonlarının bir gecikme olmazsa 2011-2014 arası hizmete girmesi planlanmış durumda. 2-3 senelik kayma beklenebilir.

Türkiye'ye Tranche 2'den itibaren projeye katılım teklif edilmişti. Tranche 2 her ne kadar yer saldırı için bazı silahları kullanabilse de esas olarak hava-hava ağırlıklı göreve sahip. Teknolojik olarak büyük fırsatlar vaat edilse de ben basına yansıtıldığı gibi 100% sınırsız transfer falan gibi şeylere sadece gülüyorum. Resmi anlaşmaya geçmedikçe her türlü vaat mübahtır ancak 1980'lerin başından beri devam edip milyarlarca dolar akıtılan bir projede hop tepeden inme bir "beşinci eşit ortağa" kimse onay vermez. Türkiye'de bu işler öyle bir hale getirildi ki "kaynak kodu" ve "teknoloji transferi" kelimeleri geçti mi akan sular duruyor. Teknoloji transferi, gelişmiş ülkelerin kurtulmak istedikleri, atıl durumdaki teknolojilerden kurtulmak için uydurdukları bir kılıftır. Kimse yıllar ve milyarlar harcadığı bir projeyi, teknolojiyi, bilgiyi öylesine kimseyle paylaşmaz. Ha, eşit ortak olursunuz. Ne zaman? Diğer eşit ortaklar kadar projeye para, insan ve kaynak yatırırsanız.

Şimdi bu noktada THvKK şu değerlendirmeyi yapıyor olabilir: "F-35 hizmete girene kadar F-4'ler beni idare etsin, ondan sonra zaten darbe filolarımı F-35 yenileyecek. Tamamlayıcı olarak F-16 Block 50+'larım ve modern güdümlü mühimmatım o alandaki açığı kapayacak. Hava-hava alanında ise F-16'lar + AIM-9X + AIM-120C + AWACS kombinasyonu beni idare eder komşulara karşı. Hele şu EF-2000 bir olgunlaşsın, daha sonra bakarız". Bu benim kişisel gözlemim.

Türkiye öyle ya da böyle Kasım ayında F-35 kararını açıklamak durumundaydı. Bunun direkt olarak YNMU projesiyle alakası yok. Zaten Murad Bayar da başından beri YNMU projesinde üç seçeneğin olduğunu bunların ya tek başına EF, ya tek başına JSF ya da her iki modelden de tedarik etmek olduğunu açıklamıştı. F-35 katılım kararının açıklanması ile ilk seçenek otomatikman devre dışı kaldı. Bu SSİK toplantısında diğer iki seçenekten biri seçilecek. Ancak bu toplantıda EF kararı çıkmasa bile bu THvKK'nin EF-2000'den (veya başka bir "hi" uçaktan) tümden vazgeçtiği anlamına gelmeyecektir. Er ya da geç ikinci bir uçak tedariği gerekecek. THvKK'nin tüm hava kuvvetlerini ABD yapımı tek bir uçak tipine dayandıracağını hiç sanmıyorum. Bu gerek politik gerekse teknik olarak çok riskli bir karar olur. Zaten F-35, hava üstünlüğünün diğer savaş uçakları ile sağlandığı ortamda hareket etmek için tasarlanmış, her ne kadar iyi hava-hava özellikleri olsa da yer saldırı ağırlıklı bir uçak. F-35 projesindeki ABD hava üstünlüğünü F-22 ile, İngiltere ve İtalya da EF-2000 ile sağlayacak. Ben Türkiye'nin de benzer bir yol izleyeceğini sanıyorum.

Etiketler: , , , , , , ,