21 Ocak 2010 Perşembe

Türk Hava Kuvvetleri F-16 Son Durumu

19 Ocak günü, CCIP modernizasyon projesi seri modernizasyon protokolü imzalandı. Proje ile Block 40 ve Block 50 versiyonunda toplam 165 F-16, yaklaşık Block 50+ seviyesine modernize edilecek. Block 30'lar ise çok daha sınırlı bir modernizasyon işleminden geçmekte.

Peace Onyx IV projesi ile tedarik edilecek 30 adet Block 50+ F-16 ile birlikte Türk Hava Kuvvetleri F-16 envanterinin son durumu, kaza kırımlarla birlikte şu şekilde oluşmuş durumda.



Etiketler: ,

21 Ekim 2009 Çarşamba

F-16'lar için AESA Radar

ABD'li Raytheon firması, F-16 savaş uçakları için AESA (Active Electronically Scanned Array) prensibi ile çalışan ve RACR (Raytheon Advanced Combat Radar) adı verilen radar sisteminin denemelerine başlamış.

RACR radarı, aynı firmanın, F/A-18E/F Super Hornet savaş uçaklarından kullanılan AN/APG-79 AESA radarı esas alınarak geliştirilmiş.

Firma radar, halen hizmetteki en modern taktik savaş uçaklarından olan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin kullandığı F-16 Block 60 Desert Falcon'un kullandığı, Northrop Grumman üretimi AN/APG-80 AESA radarından, nesil bazında daha gelişmiş olduğunu iddia ediyor. Aynı Raytheon gibi, Northrop Grumman da bu radarı geliştirerek F-16 ve muadili taktik savaş uçakları için SABR (Scalable Agile Beam Radar) radarını geliştirmekte.

Raytheon RACR ve Northrop Grumman SABR radarları ile özellikle F-16 ve F/A-18C kullanıcılarının modernizasyon ihtiyaçlarını hedef almaktalar.

Date Posted: 20-Oct-2009

International Defence Review

Raytheon advances F-16 integration testing of new AESA radar


Gareth Jennings

Raytheon is currently undertaking the second integration testing phase of its AN/APG-79 active electronically scanned array (AESA)-derived radar upgrade for the Lockheed Martin F-16 Fighting Falcon, a company spokesperson told Jane's on 19 October.

Dave Goold, Director Business Development, Tactical Airborne Systems for Raytheon Space and Airborne Systems division, said that work on the second integration testing phase of the Raytheon Advanced Combat Radar (RACR) started on 12 October and is set to run until 26 October.

According to Goold, the company is using this testing phase "to develop the radar software modes that we feel the customers are going to be asking for". The work is being carried out at the Lockheed Martin Systems Integration Laboratory (SIL) in Fort Worth, Texas.

The first series of software integration tests, which were performed at SIL in 2008, focused on ensuring that the RACR (which has been adapted and scaled from AN/APG-79 as fitted to the Boeing F/A-18E/F Super Hornet and EA-18G Growler) could integrate with the F-16's mission computer and software, as well as demonstrating the air-to-air and synthetic aperture radar (SAR) modes that are possible with the radar. Goold said the company did this "seamlessly".

Flight-testing of the production-representative hardware (which has about 90 per cent commonality with the AN/APG-79) is set to begin in the first half of 2010, at a location in the United States that will be determined according to aircraft availability.

According to Goold, the biggest difference between the RACR and other F-16 AESA options in development - such as the Northrop Grumman Scalable Agile Beam Radar (SABR) - is that the production-representative hardware for the RACR is already available and has been approved for export by the US government.

Referring to the Northrop Grumman AN/APG-80 AESA fitted to the United Arab Emirates F-16 Block 60 aircraft, Goold said "the difference between [the] APG-80 and RACR is generational". The AN/APG-80 utilises an older brick-based array that is larger, heavier and requires more cooling than the tile-array of the RACR. The RACR is designed to be fully compatible with a host aircraft's power and cooling systems.

Additionally, the AN/APG-80 is a Block 60-specific solution and not suitable for the Block 52 aircraft currently rolling off the production line, or the thousands of older aircraft which might be retrofitted with an AESA.

A further advantage of the RACR is that it is a flight-line replaceable system. To this end, Raytheon has twice demonstrated installing the systems on the flight line. During one of these demonstrations, the company did a fit-check on an F-16 at Edwards Air Force Base where it installed the necessary hardware in under an hour.

Raytheon has identified a global market of approximately 2,000 aircraft that could benefit from a RACR retrofit. To date, the company has received "firm interest" from the US Air Force (USAF), said Goold, and the US government has given classified briefings on the system to both Greece and South Korea.

Goold said that the USAF interest is dependent on the outcome of the upcoming Quadrennial Defense Review, but added that the company has briefed the service "and can meet any schedule they might have for the introduction of the RACR onto their F-16s".

He added that there has also been interest shown in the RACR from domestic and international customers of the baseline F/A-18 aircraft. Operators such as the US Navy, US Marine Corps, Finland and Switzerland will be using these aircraft out to beyond 2020 and Raytheon feels that the RACR could help address any obsolescence issues that these legacy platforms might encounter.

Raytheon can meet the delivery time for a new-build F-16 Block 52 aircraft based on the lead time required to build a new fighter. For a retrofit, the company can install a RACR into an F-16 based on the notional lead time needed to build the radar hardware. "We can meet any schedule that a customer puts down for the delivery of retrofit aircraft", Goold said.

The RACR has not yet received an 'AN/APG' designation from the USAF. However, as the air force allocates such designations sequentially it is likely that RACR's will follow on from the latest AN/APG-82 for the USAF's Boeing F-15E Strike Eagle.

Etiketler: , , , , , , , , ,

05 Ekim 2009 Pazartesi

Bunları Biliyor muydunuz?

1. 1970'li yıllarda Libya'nın finansmanını sağlayacağı bir proje ile, Ankara'da lisans altında Jaguar taarruz uçağının üretiminin gündeme geldiğini, üretilecek uçaklardan bir kısmının Libya'ya satılacağını,

2. 1980'lerin ortalarında Öncel Proje I ile üretilecek F-16'ların yanına 40 adet Tornado IDS'nin tedarik edilmesi için İngiltere ile görüşmeler yapıldığını, projenin, İngiltere'nin kredi finansmanı konusunda bürokratik sıkıntılar yaşaması nedeniyle gerçekleşmediğini,

3. 1979 İran İslam Devrimi'nden hemen sonra (ancak ABD ile ilişkilerin tamamen kopmasından hemen önce) İran'ın elindeki tüm F-14A Tomcat uçaklarını satmak için Kanada, , Suudi Arabistan ve İngiltere'ye teklif götürdüğünü, en son Türkiye'ye kapsamlı bir teklif ile geldiğini, F-14'lerin Türk Hava Kuvvetleri'ne transferi karşılığında İran F-4E ve F-5'lerinin Eskişehir'de bakım ve onarımlarının yapılmasının önerildiğini, Hava Kuvvetleri'nden bir heyetin İran'a, Tomcat'leri incelemek üzere gittiğini ve uçakların içinde bulundukları kötü koşullar nedeniyle teklifin reddedildiğini,

4. 1994 - 1995 arasında ABD'den 50 adet A-10 alımının gündeme geldiğini, ABD'nin uçakları teklif ettiğini ancak teklifin Türkiye tarafından reddedildiğini, eğer transfer gerçekleşmiş olsaydı uçakların çok büyük bir ihtimalle 193. Filo'da hizmete gireceğini,

5. Modernize edilen F-4E'lerin kullanacağı havadan yere hassas güdümlü silah sistemi için başlangıçta SCALP seyir füzesinin düşünüldüğünü, bu konuda çalışmalar yapıldığını, ancak Fransa ile gerilen siyasi ilişkiler, maliyet ve teknik nedenlerden dolayı SCALP'ten vazgeçilerek Popeye'nin seçildiğini,

6. 1980'lerin başlarında ABD ile, 4 adet Oliver Hazard Perry sınıfı güdümlü mermili firkateynin, Gölcük Donanma Tersanesi'nde lisans altında inşasının görüşüldüğünü, projenin maliyet ve altyapı yetersizliği nedeniyle rafa kaldırıldığını,

7. MEKO 200 Track firkateyn projesinde 2 adet Track III firkateynin de bulunduğunu, bu ilave siparişin verilmediğini,

8. 1970'lerin başlarında Almanya'dan Roland hava savunma sistemi ve Leopard 1A2 ana muharebe tankı alımı için müzakerelerin yürütüldüğünü,

9. 1980'lerin başlarında Hughes lisansı ile MD-500 helikopterinin lisans altında üretimine dair görüşmeler yapıldığını,

10. 1970'lerin ortalarında ABD ile Super Pinto hafif jet eğitim uçağının lisans altında üretiminin gündeme geldiğini,

11. 1980'de TOW donanımlı 26 adet AH-1S Cobra taarruz helikopteri alımı için ABD ile görüşmelerin yapıldığını,

12. 1994 - 1995 döneminde Türk Kara Kuvvetleri'nin OH-58D Kiowa Warrior silahlı keşif helikopteri almak için girişimlerde bulunduğunu, Ankara Etimesgut'a gelen bir Kiowa Warrior ile deneme uçuşları yapıldığını, ancak daha sonra projenin iptal edilerek keşif ve taarruz helikopteri tedarik projelerinin birleştirilerek ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri ihalesinin başlatıldığını,


biliyor muydunuz?

Etiketler: , , , , , , , ,

27 Ağustos 2009 Perşembe

Haftalık Bakış #13: Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası – 2

Yunanistan'ın güncel savunma tedarik ve modernizasyon faaliyetlerini incelediğim çalışmamın, hava kuvvetleri projeleri ile ilgili bölümünün ilk kısmını geçen hafta bu köşede sizlerle paylaşmıştım. Bu haftaki yazımda, elektronik harp ve özsavunma sistemleri, EMB-145H HEİK projesi ile ileri jet eğitim uçağı tedarik programı ile ilgili bölümleri kaleme aldım. Önümüzdeki hafta nakliye uçağı, arama & kurtarma helikopteri, İHA programları ve mühimmat tedarik çalışmalarını aktaracağım.

Söz konusu çalışmayı tamamladığımda en kısa süre içince siz SavunmaSanayi.net okurlarının dikkatine sunacağım.


Elektronik Harp ve Özsavunma Sistemleri

Yunanistan, Peace Xenia I ve II projeleri ile aldığı Block 30 ve Block 50 F-16’lar için, Eylül 1993’te 66.7 milyon Dolar’lık bir sözleşme ile Raytheon’un ASPIS (Advanced Self-Protection Integrated Suite) sistemini seçmişti. Litton AN/ALR-66H RWR (Radar Warning Receiver, Radar İkaz Alıcısı), Tracor (sonradan BAe Systems) AN/ALE-47 CMDS (Counter Measure Dispenser System; karşı tedbir salıcısı) ve Litton AN/ALQ-187 DIAS (Defensive Integrated Avionics System) elektronik harp sisteminden oluşan ASPIS’in rakipleri, Loral AN/ALQ-178 Rapport, Dassault Electronique EWS-16 ve Marconi Defence Systems’in Zeus sistemleri idi. Proje, tüm uçaklara RWR ve CMDS takılmasını içerirken AN/ALQ-187 ile donatılacak uçak sayısı 33 olarak belirlendi. ASPIS entegrasyonu, 1995’te başlayıp sorunlu geçen bir test sürecinden sonra, 1997 – 1999 yılları arasında gerçekleştirildi.

Yunanistan’ın, Peace Xenia III projesi ile aldığı 60 adet F-16 Block 52+ uçaklarına takılacak elektronik harp sistemi için açtığı ihaleye iki aday katıldı: Elisra SPS-3000 ve Raytehon ASPIS II. İsrail’in F-16I Soufa uçaklarında da kullanılan SPS-3000, projede en avantajlı aday konumundaydı. Ancak İsrail ürünü olan bu sistemi satışı, ABD engeline takıldı. İsrail istisnası haricinde, FMS programı ile ihraç ettiği uçaklara yabancı kaynaklı elektronik donanım engtegre edilmesine izin vermeyen ABD, SPS-3000 sistemine veto koydu. Bu, ihaleden SPS-3000’in safdışı kalması ve FMS programı aracılığı ile ABD Hava Kuvvetleri üzerinden tedarik edilecek ASPIS II’nin, biraz da mecburen, seçilmesi anlamına geliyordu.

Peace Xenia III ile alınan 60 adet F-16 Block 52+ uçağı için ise, modern elektronik harp sistemi olarak, bir önceki nesil ASPIS’in halefi olan ASPIS II sistemi seçildi. ASPIS II, Northrop Grumman AN/ALR-93 RWR, Raytheon AN/ALQ-187 elektronik harp sistemi, BAe Systems AN/ALE-47 CMDS, MBDA AN/AAR-60 MWS (Missile Warning System, Füze İkaz Sistemi) bileşenlerinden oluşuyor. 242 Milyon Dolar değerindeki ASPIS II sözleşmesi, 29.04.2003 tarihinde bir sözleşme imzalandı. Ayrıca ilk ASPIS projesindeki opsiyon paketi de işletilerek ASPIS’lerin işlemci kapasiteleri artırıldı, DRFM (Digital Radio Frequency Memory; Sayısal Telsiz Frekans Hafızası) modülleri eklendi ve 29 adet F-16C Block 50 için AN/ALQ-187 elektronik harp sistemi tedarik edildi.

Sözleşme takvimine göre Nisan 2009’da tamamlanması öngörülen projede, entegrasyon ve test süreçlerindeki sorunlar nedeniyle yaklaşık 2 senelik bir gecikme söz konusu. 2009 başı itibariyle tam kapasite seri üretim ve entegrasyona geçilebilmiş değil. Dolayısıyla, teslimatları 2002 – 2004 arasında tamamlanan Peace Xenia III F-16 Block 52+’larının neredeyse tamamı halen elektronik harp ve özsavunma sistemi olmadan uçmaktalar.

Peace Xenia III’den sonra Peace Xenia IV F-16’ları için de ASPIS II seçildi. Toplam 33 adet sistem için Raytheon şirketi ile 01.08.2006 tarihinde 96 Milyon Dolar’lık bir sözleşme imzalandı. Bu sözleşmede sistemlerin sadece laboratuar / yer testleri yer alması, uçuş testlerinin öngörülmemiş olması, Savunma Bakanlığı ve YHvK kurmay kademesini, Yunan savunma basınının eleştirilerinin hedefi haline getirmişti. Takip eden süreçte gerek test uçuşlarına ilişkin sözleşme sıkıntıları, gerekse AN/ALR-93 RWR’nin entegrasyonuna ilişkin sorunlar nedeniyle, Raytheon’un sözleşmesi, 22.06.2007 tarihinde, uçuş testlerini de kapsayacak şekilde tadil edildi ve toplam proje bedeli 115.2 Milyon Dolar’a yükseldi. Önceki projelerin aksine bu sefer sistemler uçaklara üretimleri sırasında entegre edilmekteler.

Öte yandan YHvK, hizmetteki C-130 nakliye uçağı ve AS-332 Super Puma A&K helikopterlerini özsavunma sistemleri ile donatmak için de hazırlık yapıyor.

Çokuluslu insani yardım, barışı tesis etme ve koruma harekâtlarına katılım, en son 2006 İsrail – Lübnan Savaşı’nda da görüldüğü üzere yurttaşların kriz bölgesinden hızlı, güvenli ve etkin biçimde kurtartılması, kaçakçılık, korsanlık ve yasadışı göçle mücadele gibi savaş dışı görevlerin giderek artan oranda gündeme gelmesi, YHvK helikopter ve C-130’larının bu görevlere yönelik olarak tadil edilmesi ihtiyacını doğurdu. Bu bağlamda söz konusu uçak ve helikopterlerinin özsavunma kabiliyetlerinin artırılması öncelik arz etmekte.

İçeriği henüz netleşmemiş ancak RWR, MWS ve CMD altsistemlerinin dahil olması muhtemel projenin bütçesi 16 Milyon Euro olarak tahmin ediliyor. Projenin 2010’dan sonra başlatılması bekleniyor. Muhtemel aday şirketler Northrop Grumman, Raytheon, Elisra, Elbit, Rafael ve EADS ve OGMA.


EMB-145H Erieye Havadan Erken İhbar ve Kontrol (HEİK) Uçağı Tedariği

Yunanistan’ın 1996 yılından sonra başlattığı geniş çaplı modernizasyon faaliyetlerinde, komuta, kontrol, haberleşme ve istihbarat sistemleri kalemleri önemli yer tutmaktaydı. Bu kapsamda Havadan Erken İhbar ve Kontrol (HEİK) sistemi tedariği en önemli kalemi teşkil etmekteydi.

Yunanistan’ın ihtiyacına yönelik olarak en şanslı görülen aday, Northrop Grumman üretimi E-2C HawkEye 2000 HEİK uçağı idi. Ancak Yunan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos 15.12.1998 tarihinde sürpriz bir şekilde Embraer üretimi EMB-145 uçağına monteli Ericcson Erieye HEİK sistemini seçtiğini duyurdu. Toplam 4 uçağı kapsayan ve 363 Milyon Euro bedelindeki sözleşme 02.07.1999 tarihinde imzalandı. Sözleşme bedeli ilerleyen süreçte 530 Milyon Euro’ya yükseldi.

Eriyeye seçimine ABD, uçağın sistemlerinin NATO uyumlu olmayacağı ve sırf bu uyumluluk sorununun giderilmesi adına, kendi önerdiği çözümlerin (C-130 monteli MESA radarı ve E-2C 2000) iki katı pahalı bir sistemin seçilmesini öne sürerek büyük tepki gösterdi. İsveç’in NATO üyesi olmaması ve NATO standartlarından farklı olarak kendi datalink altyapısına sahip olması hususları göz önünde bulundurulacak olursa ABD’nin tepkisi kısmen doğru hususlara işaret etmekteydi. Nitekim bu sorunlar geliştirme sürecinde yoğun olarak gözlendi, kesin kabul büyük gecikmelerle ancak 2008 yazında gerçekleştirildi.

Erieye’ların teslimatına kadar geçen süreçte YHvK personeli, Haziran 2001 – Eylül 2003 arası dönemde, İsveç HvK’nden kiralanan Saab S-100B Argus uçakları üzerinde eğitimlerini gerçekleştirdiler. Üretimi tamamlanan ve EMB-145H Erieye olarak sınıflandırılan HEİK uçaklarından ilki Yunanistan’a 16.10.2003 tarihinde ulaştı. Kalan üç uçak ise Mayıs 2005’te teslim edildi. Ancak uçakların kesin kabulü, datalink, IFF (Identification Friend or Foe; Dost Düşman Tanımlama) ve diğer muhabere sistemlerinin entegrasyonunda karşılaşılan sorunlar nedeniyle gecikti. 2 – 4 GHz dalgaboyunda çalışan Ericcson Erieye radarına ilave olarak 5 adet Saab operatör konsolu, Elettronica ALR/755(V)5 elektronik destek sistemi Link 11/14/16 data link, MBDA Elipse-ADS karşı tedbir sistemi, Thales UHF telsiz, TSA/TSB 2500 MkXII entegre IFF, KY-100 muhabere ve KG-40 kripto sistemleri ile donatılan uçaklar 380 numaralı filoda 2008 ortalarında hizmete girdiler. Yunan Erieye’lerin ilk denemesi NATO’nun müşterek Noble Midas 2008 tatbikatı sırasında oldu.


İleri Jet Eğitim Uçağı (LIFT) Projesi

F-16 ve Mirage 2000 gibi yüksek performanslı ve modern aviyoniklere sahip savaş uçaklarını etkin biçimde kullanacak pilotları yetiştirebilmek için bir ileri jet eğitim uçağına (LIFT; Lead-In Fighter Trainer) olan ihtiyaç, söz konusu uçakların envantere girmeye başladığı 1990’ların başlarından bu yana gündemdeki yerini koruyor.

YHvK’nin halen ileri jet eğitiminde kullandığı North American T-2E Buckeye uçakları, 1974 – 1976 yılları arasında hizmete girdi. Zaman içerisinde kaza kırım nedeniyle sayıları 35’e düşen Buckeye’ların sayısını tamamlamak için ABD’nin envanter dışına çıkardığı 5 adet T-2C, 2001 yılında teslim alındı. T-2E/C uçakları, 362 ve 363’ncü Filolar’da görev yapmaktalar. Faydalı hizmet ömürlerinin sonuna gelen, TACAN haricinde herhangi bir modern seyrüsefer ya da aviyonik sistemine sahip olmayan Buckeye’lar, modern bir savaş uçağını kullanacak bir pilotun ihtiyaç duyacağı sistem kullanım ve taktik tecrübesini kazandırmaktan oldukça uzaklar.

40 – 45 adet yeni nesil LIFT uçağının tedariğini içeren proje 1990’ların ikinci yarısından bu yana TÇD (Teklife Çağrı Dosyası) aşamasına bir türlü ulaşamadı. Son 10 yılda Dassault-Breguet-Dornier Alpha Jet, EADS MAKO, Aermacchi MB-339FD, Yakovlev-Aermacchi Yak/Aem-130, Aero Vodochody L-59F ve hatta modernize edilmiş McDonnell Douglas TA-4J Skyhawk bile değerlendirmeye alındı.

Orijinal plan, T-2’lerin 2010’dan itibaren yeni uçakla değiştirilmesi idi. Ancak bunun için en iyimser senaryo dahilinde 2006 – 2007 arasında TÇD yayınlanmış olması gerekliydi. Ne var ki en son 2009 Paris Hava Şovu sırasında Yunan yetkililer, özellikle küresel ekonomik krizin de etkisiyle, TÇD’nin en erken 2010 ikinci yarısında yayınlanabileceğini açıkladılar. 2006 – 2010 5 yıllık tedarik planında bu proje için ayrılmış bütçe yaklaşık 900 Milyon Euro idi.

LIFT tedarik sürecinin bu kadar uzamasının bir başka sebebi olarak, Yunanistan’ın, Avrupa müşterek pilot eğitim programı olan EuroTrainer projesinin üyesi olması ve bu girişime yoğun destek sağlaması olarak gösteriliyor. Programın başarısının beklenmesi ile ülkenin acil ihtiyacı arasında yaşanan gelgitler, ekonomik ve siyasi ortamla birleşince, karar verilmesini geciktirmiş olabilir.

Projede adı geçen adaylar:

1. Aermacchi M-346
2. Aero Vodochody L-159BAT
3. BAe Systems Hawk
4. Korean Aerospace Industries (KAI) T-50 Golden Eagle

Özellikle Aermacchi ve KAI, diğerlerinden daha avantajlı görünüyor. İki şirket de 2000’lerin ilk yarısından bu yana yoğun bir pazarlama kampanyası yürütmekte. İtalyan Aermacchi şirketi 19.01.2005 tarihinde Yunan Savunma Bakanlığı ile, HAI öncülüğündeki Yunan sanayi şirketlerinin, M-346 eğitim uçağının geliştirme ve üretim faaliyetlerinde yer almasına ilişkin yaklaşık 85 Milyon Dolar değerinde bir Mutakabat Muhtırası (MoU: Memorandum of Understanding) imzaladı.

Avrupa müşterek Eurotrainer programının da bir üyesi olan Yunanistan’ın, LIFT projesinde TÇD’yi 2010’un ikinci yarısında yayınlamasının ardından sorunsuz bir ihale süreci gerçekleşirse, ilk uçakların 2010’ların ortalarında hizmete girmeye başlamaları beklenebilir. Bu durum, o dönemde hizmet ömrünü tamamen tüketmiş ve herhangi bir ekonomik ya da taktik değeri kalmamış olacak T-2’lerin yaratacağı boşluğu doldurmak için YHvK’ni ara çözümlere yöneltebilir. Ne var ki, mevcut ekonomik kriz ortamı ve bütçe sıkıntıları, halen deniz karakol uçağı tedariği ile birlikte en yüksek aciliyete sahip bu projede seçeneklerin sayısını önemli ölçüde azaltıcı etki yapabilir.

Etiketler: , , , , , , , ,

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Haftalık Bakış #12: Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası

Yeni Nesil Savaş Uçağı Projesi

Yunan Hava Kuvvetleri’nin (YHvK) en belirgin özelliklerinden biri de, hizmete giren muharip uçak tiplerinin çeşitliliğidir. Bir dönem aynı anda Mirage F1, Mirage 2000, F-4, F-5, F-16 ve A-7 uçaklarını bir arada kullanmış YHvK, 1996 Kardak Krizi’nden sonra yürürlüğe koyduğu geniş çaplı askeri modernizasyon programı dahilinde hava kuvvetlerine özel önem verdi.

1997’den bu yana gerek modern muharip uçak, gerekse yeni nesil güdümlü füze ve bomba projeleri çerçevesinde hem yeni alım hem de modernizasyon projeleri bir arada yürütülmekte. Bu kapsamda,

1. Peace Icarus 2000 F-4E modernizasyon projesi,
2. Mirage 2000-5 Mk2 modernizasyon ve yeni uçak tedariği,
3. Peace Xenia III ve Peace Xenia IV F-16 tedariği,
4. EF-2000 Typhoon tedariği

Projeleri ele alındı. Modernizasyon ve yeni alım projelerinin bir arada yürütülmesi ile, yeni nesil sistemlerin hizmete girmesine kadar geçecek süre içinde oluşacak açığı kapatmak için eski sistemleri güncel tutmak, böylelikle birbiri ile örtüşen, birbirini takip eden takvimler dahilinde YHvK’ni en son teknoloji ile donatmak hedeflendi.

Ne var ki 1997’den itibaren yürürlüğe konan bu iddialı tedarik ve modernizasyon projeleri silsilesinde ciddi yol kazaları meydana geldi.

Modernizasyon faaliyetleri kapsamında Yunanistan ilk olarak, elindeki F-4E filolarını yenilemeye başladı ve 94 adet F-4E ve RF-4E uçağı iki aşamalı bir yenileme programına tabi tutuldu. İlk aşamada gövde ömürlerinin uzatılması için uçaklar, SLEP (Service Life Extension Program; Hizmet Ömrü Uzatma Programı) işlemine sokuldu. Uçakların gövde ömrünü yaklaşık 15 sene kadar uzatan bu yapısal tadilat projesinden sonra, 39 adet F-4E için kapsamlı aviyonik ve silah sistemi modernizasyon projesine geçildi. Uzun süren ihale aşamasından sonra Ağustos 1997’de Alman DASA şirketi ile 336 Milyon Dolar tutarında bir anlaşma imzalandı. “Peace Icarus 2000” adı verilen modernizasyon projesi için seçilen uçaklardan 4’ünün kaza / kırıma uğraması neticesinde modernize edilecek uçak sayısı 35 olarak tekrar belirlendi.

Proje ile F-4E’lerin radar, elektronik harp, seyrüsefer sistemleri yeni nesil sistemlerle değiştirildi. Ayrıca AIM-120 AMRAAM orta menzil ve IRIS-T kısa menzil havadan havaya füzeler, gelişmiş hassas güdümlü havadan yere silah ve İsrail yapımı LITENING III hedefleme ve seyrüsefer podu kabiliyeti kazandırıldı. , Proje ile hizmet ömürleri 2015 civarına kadar uzatılmış olan F-4E’ler, yeni nesil savaş uçakları hizmete girene kadar YHvK F-16 ve Mirage 2000 filolarının üzerindeki yükü önemli ölçüde hafifletmiş oldu.

Peace Icarus projesi bir bakıma, yeni nesil çok rollü savaş uçakları hizmete girene kadar oluşacak kabiliyet açığını örtücü işleve sahipti. Modernize edilmeyen F-4E’ler, her ne kadar gövde ömürleri 2010 civarına kadar dayanabilecek şekilde yenilenmiş olsalar da, modern aviyonik ve silah sistemlerine sahip değildiler.

1975’te yeni üretim ve 1992’de ikinci el olarak hizmete giren taktik taarruz görevli A-7 Corsair’ler, alçak irtifada uzun menzil ve silah taşıma kapasiteleri haricinde faydalı olmaktan uzak hale gelmekteydiler. Her iki uçak tipinin de 2000 – 2010 döneminde yeni nesil bir savaş uçağı ile değiştirilmesi ihtiyacı doğmuştu.

Yunanistan’ın, Eurofighter EF-2000 Typhoon macerası da işte bu aşamada başladı.

Yeni nesil savaş uçağı ihtiyacı kapsamında 60 adedi kesin, 30 adedi opsiyon toplam 90 adet Eurofighter EF-2000 Typhoon alımı ve Eurofighter projesine katılım, Mart 2000’de dönemin Yunan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos tarafından açıklanmıştı.

Haziran 2000’deki Peace Xenia III siparişinin hemen ardından atılan bu adım, Eurofighter için son derece önemli bir satış başarısı olmasının yanısıra, Ege’deki hava kuvvetleri dengesinin Türkiye aleyhine dramatik ölçüde değişmesi anlamına geliyordu.

Ne var ki 2004 Atina Olimpiyat Oyunları’nın Yunan ekonomisi üzerindeki olağanüstü olumsuz etkisi, AB fonlarının geri ödemesi ve mali bildirim usülsüzlüklerinin neden olduğu skandal ve 1997’den itibaren neredeyse kontrolsüz biçimde saldırılan dev savunma projelerinin bütçe üzerine bindirdiği aşırı ödeme yükü, diğer pek çok iddialı proje gibi EF-2000 alımını da söndürdü:

Yunan Hükümeti 05.02.2001 tarihinde, üretici EADS şirketine yeni bir ödeme planı teklif etti. Ancak bu ödeme planına ilişkin görüşmeler devam ederken ani bir kararla 29.03.2001 tarihinde Yunanistan, EF-2000 alımını 3 sene ertelediğini duyurdu, nitekim proje 2004 yılında iptal edildi.

Bu kararın alınmasında ana etken olarak 60 uçak için yaklaşık en az 5 Milyar Dolar civarındaki maliyetin bütçeye getireceği ek yük ve 2004 Olimpiyat Oyunları için yapılan harcamalar gösterilmekte. Kararda ayrıca Türk Hava Kuvvetleri’nin görünür gelecekte büyük çaplı bir taktik savaş uçağı alımı gerçekleştirmeyeceği ve güç dengesinde büyük bir oynama olmayacağı öngörüsünün getirdiği göreceli rahatlığın da rol oynamış olması da muhtemeldir.

EF-2000 alımının iptali, birbirini takip eden tedarik ve modernizasyon süreçleri planına darbe vurdu. Bütçeye büyük yük getirecek yeni nesil savaş uçağı alım kararı, nihayetinde 2006 – 2010 EMPAE’sinden çıkartılarak ve Peace Xenia IV projesi ile F-16 alımı yapılarak en erken 2011 – 2015 dönemine ötelendi.

Hizmet ömürlerinin sonuna gelen ve 335 ile 336 numaralı filolarda görev yapan A-7C/E/H Corsair II tipi taarruz uçakları Peace Xenia IV F-16’ları ile değiştirilirken, 2015 civarından itibaren emekliye ayrılacak modernize edilmiş 34 adet F-4E Peace Icarus’un ve hatta büyük ihtimalle uzun vadede, Peace Xenia I ile alınan F-16 Block 30’ların yerini alacak yeni nesil uçak ihtiyacı gündemde yerini, üst sıralarda olmasa da, korumaya devam etti.

TÇD hazırlama çalışmaları devam eden ve 30 – 40 uçağın alımını içeren yeni nesil çok rollü savaş uçağı projesinde yarışan adaylar şunlar:

1. Eurofighter EF-2000 Tranche III Typhoon
2. Dassault Rafale F3
3. Boeing F/A-18E/F Super Hornet Block II
4. Saab Gripen NG

Eurofighter iddiasını, eskisi kadar güçlü olmasa da korumaya devam ediyor. Ancak EF-2000’in yüksek maliyeti, iptal edilmiş olan alımın psikolojik etkisi ve Fransa’nın, Yunan savunma alımlarında Almanya’nın yerine öne çıkması, Rafale’nin yıldızının parlamasına neden oldu.

Yunanistan, Fransa haricinde herhangi bir ülkeye satış başarısı yakalayamamış Rafale için, Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte en ciddi potansiyel müşteri durumuna gelmiş durumda. Bunda Fransa ile son derece olumlu seyreden ikili ilişkilere ek olarak 1970’lerden bu yana Mirage F1, Mirage 2000EG/BG ve en son Mirage 2000-5 Mk2 tecrübesi ve envanterdeki MICA ve SCALP-EG gibi Fransız kaynaklı modern mühimmatın varlığı da önemli rol oynuyor. Rafale’nin Yunanistan’daki iddiası, Dassault şirketinin Atina’da Mart 2008’de bir büro açması ile daha da pekişmiş oldu.

1980’lerde F-16’ya karşı F-18L ile yarışan ve YHvK renklerine boyanmış uçağı ile deneme uçuşları yapmasına rağmen kaybeden F-18, bu sefer Super Hornet ile tekrar yarışa dahil oldu.

Hindistan’ın MRCA (Multi Role Combat Aircraft; Çok Rollü Savaş Uçağı), Brezilya’nın FX-2 ve Danimarka ihalelerinde iddialı konumda olan Boeing 10.03.2009’da, Yunanistan’a yerel sanayi katılımı ve offset paketini kapsayan bir teklif sunacağını duyurdu.

Saab Gripen NG’nin şansının düşük olduğunu iddia etmek çok kolay değil. Yunanistan’ın bugüne kadar Fransız uçak ve mühimmatlarını kullanarak sağladığı “ikizleme” politikasının devamı olarak Gripen’in seçilmesi ihtimal dahilinde olabilir.

YHvK’nin erken ihbar ve komuta kontrol kabiliyetinin odağında yine İsveç üretimi Erieye sisteminin bulunması, Gripen’in pek çok farklı havadan havaya ve havadan yere silah sistemini kullanmaya sertifiyeli ve kısa mesafeli pistlerden iniş kalkışa uygun oluşu artı puanları arasında sayılabilir.

Yeni nesil savaş uçağı projesinde, TÇD’nin 2009 son çeyreğinde yayınlanması beklentileri mevcut. Ancak bu, gerek ekonomik durum gerekse 2009 yılı içerisinde gündeme gelmesi muhtemel erken seçim dolayısıyla mümkün olmayabilir.


Peace Xenia IV Projesi

Eurofighter EF-2000 tedarik projesinin iptal edilmesi, eskiyen A-7 ve F-4E’lerin yarattığı kabiliyet boşluğunu doldurmak için ilave uçak alımını gündeme getirdi. 60 + 30 şeklinde düşünülmüş olan EF-2000 alımı rafa kaldırılınca, oluşan açığı kapatmak için hızlıca hizmete alınabilecek ve harbe hazırlık için asgari geçiş süreci gerektirecek bir uçak alımı gündeme geldi. Türkiye’nin Peace Onyx III projesi ile envanterindeki tüm F-16’ları aviyonik modernizasyonuna sokması ve Peace Onyx IV projesi ile 30 adet ilave F-16 alımına gitmesi, Yunanistan’ın kararını doğrudan etkiledi.

Nitekim KYSEA’nın 19.07.2005’teki toplantısından sonra basın açıklaması yapan dönemin Savunma Bakanı Spilios Spiliotopoulos’un 10 adet opsiyon ile birlikte toplam 40 adet F-16 alımına karar verildiğini açıklaması büyük bir sürpriz olmadı.

Yunanistan bu son paketten önce, “Peace Xenia” proje serisi kapsamında, 1989 – 2004 yılları arasında üç pakette toplam 140 adet F-16 teslim aldı. Bu siparişlerin dağılımı şu şekilde idi:

Peace Xenia I: 34 adet F-16C Block 30, 6 adet F-16D Block 30,
Peace Xenia II: 32 adet F-16C Block 50, 8 adet F-16D Block 50,
Peace Xenia III: 40 adet F-16C Block 52+, 20 adet F-16D Block 52+.

Öncekiler gibi FMS kredisi kapsamında gerçekleştirilecek Peace Xenia IV projesi ile ilgili resmî bildirim, DSCA tarafından ABD Kongresi’ne 26.10.2005 tarihinde yapıldı. Bildirimde, Pratt Whitney F100-PW-229 ve AN/APG-68(V)9 radarla donatılmış 40 adet F-16C/D Block 52+ ve ilgili aviyonik sistemler, keşif ve hedefleme podları ile lojistik destek ve eğitim kalemleri ile satışın toplam azami 3.1 Milyar Dolar’ı bulması öngörülmüştü.

20 adet F-16C Block 52+ ile 10 adet F-16D Block 52+ uçağını kapsayan 2 Milyar Dolar tutarındaki satış ile ilgili LOA (Letter of Offer and Acceptance; Teklif ve Kabul Mektubu) 13.12.2005 tarihinde Yunan ve ABD hükümetleri arasında imzalandı. Yunan Savunma Bakanlığı, 15.03.2006 tarihinde yaptığı bir açıklama ile, KYSEA toplantısında oybirliği ile alınan karar doğrultusunda ilave 10 adetlik opsiyonun işletilmeyeceğini duyurdu. Bu kararda, muhalefetin yoğun eleştirileri ve kamuoyu baskısının etkili olmuş olması muhtemeldir.

Projenin offset yükümlülüğü kapsamında Lockheed Martin, uçakların konuşlanacağı Araksos Üssü’ne gerekli altyapı yatırımlarını yapmakla yükümlü kılındı. Bu çerçevede Araksos’a 5 adet yeni komuta kontrol ve bakım tesis binası inşa edildi.

Yunan savunma projelerinde büyük ağırlığı bulunan siyasi etkenler, Peace Xenia IV projesinde hükümet – muhalefet çekişmesi şeklinde zuhur etti. İktidarda bulunan merkez sağ ND (Néa Dimokratía; Yeni Demokrasi) partisi ile merkez sol PASOK (Panhellinion Sosialistiku Kinema; Pan Helenist Sosyalist Hareket) arasında yoğun ve şiddetli tartışmalar yaşandı.

Yunanistan’da 1996 – 2004 yılları arasında Kostas Simitis başbakanlığında iktidarda kalan PASOK hükümeti, 1997’den itibaren özellikle Almanya ile çok sayıda dev ölçekli savunma projesine imza atmıştı. PzH-2000 kundağı motorlu obüs, Tip 214 denizaltı, Leopard 2A6HEL, Peace Icarus 2000 F-4E modernizasyonu, IRIS-T havadan havaya füze alımı gibi çok sayıda projeyi gerçekleştiren ve EF-2000 alımı için adım atan PASOK, ND’nin F-16 gibi bir ABD yapımı uçağın alımına karar vermesine şiddetle karşı çıktı.

Buna ilaveten, DSCA bildiriminde 3.1 Milyar Dolar olarak telaffuz edilen ancak KYSEA tarafından 19.07.2005’te 1.3 Milyar Dolar tutacağı bildirilen alım hakkında, hem de söz konusu KYSEA toplantısından sonra, Savunma Bakanı Spiliotopoulos’un kesin tutar için sözleşme görüşmelerinin sona erdirilmesinin gerektiğini ifade etmesi, ND’nin eleştiri oklarını PASOK’un üzerine çekti. Yunan meclisinde Eylül 2005’te sert tartışmalar yaşandı, ancak sözleşme yine de yürürlüğe girdi.

Peace Xenia IV kapsamında ilk 4 uçak 335 numaralı filo bünyesinde 22.05.2009 tarihinde resmen hizmete girdi. Teslimatların Mart 2010’a kadar tamamlanması planlanıyor.

30 yeni F-16 Block 52+ bir yandan 335 ve 335 numaralı filolardaki A-7’lerin yerini alırken, öte yandan 348 numaralı filodaki RF-4E Phantom II taktik keşif uçaklarının da emekliye ayrılmalarını sağlayacak.

Zira Yunanistan, Mayıs 2007’de Goodrich Aerospace’e 2 adet opsiyon ile birlikte 2 DB-110 keşif podu siparişi verdi (Peace Xenia IV projesine ilişkin 3.1 Milyar Dolar tutarındaki DSCA bildiriminde toplam 11 adet keşif podu yer alıyordu). Hizmette halen 10 ila 15 arası RF-4E bulunan YHvK, bu görevi 335 ve 336 filo F-16 Block 52+’lerine devredecek.


Mirage 2000-5 Mk2 Projesi

Yunanistan, 1970’lerde Mirage F1 ile başlattığı, envanterde ABD kaynaklı olmayan savaş uçağı bulundurma politikasını, Mirage 2000 ile devam ettirdi. YHvK için 36 adet tek kişilik Mirage 2000EG ve 4 adet çift kişilik Mirage 2000BG alımına dair sözleşme 20.07.1985 tarihinde imzalandı ve uçaklar 1988 yılında teslim edildi. YHvK ilk F-16’larının siparişini, 40 adet uçağı içeren Peace Xenia I projesi ile, aynı dönemde vermişti.

AM-39 Exocet füzesi ile donatılarak gemisavar görevleri de üstlenebilen Mirage 2000’ler, özellikle Ege göklerinde THvK F-16’ları ile sık sık karşı karşıya geldiler. Yunanistan’ın 1990’lı yıllardan bu yana Mirage 2000 ve F-16 gibi aynı sınıftaki ancak farklı performans özelliklerine sahip iki farklı tipteki uçağa sahip olmanın avantajından istifade ettiği iddia edilebilir.

Yunanistan, gerek EF-2000 iptalinin orta vadede neden olacağı kabiliyet açığını telafi etmek gerekse Mirage 2000 filosunun muharebe kapasitesini yükseltmek için bir modernizasyon projesi başlattı. Bu çerçevede 21.08.2000 tarihinde Fransız Dassault şirketi ile, 10 adet Mirage 2000EG’nin, Mirage 2000-5EG Mk2 (Mirage 2000EGM) seviyesine modernizasyonu, yeni üretim 10 adet Mirage 2000-5EG Mk2 (Mirage 2000EGM) ve 5 adet Mirage 2000-5BG Mk2 (Mirage 2000BGM) alımı ile 56 adet Matra BAe Dynamics SCALP EG seyir füzesi, 200 adet MBDA MICA havadan havaya füzenin tedariği içeren bir sözleşme imzaladı. Uçak alım ve modernizasyon paketinin tutarı, yaklaşık 1.2 Milyar Euro, silah sistemlerine ilişkin sözleşmenin tutarı ise 424 Milyon Euro idi.

Sözleşmeye göre Yunanistan’ın ayrıca 3 adet yeni üretim Mirage 2000-5EG Mk2 alımı ve 5 adet Mirage 2000EG’nin modernizasyonu için opsiyon hakkı da bulunmaktaydı. Sözleşmeye göre tüm modernizasyon işlemleri Dassault desteği ile HAI tesislerinde gerçekleştirilecekti.

YHvK’nin modern çok rollü uçak açığını kayda değer biçimde kapatan Mirage 2000-5 Mk2’lerin başlıca özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Tamamen sayısal göstergelerle desteklenen “glass cockpit” kokpit,
2. Renkli MFD’ler, Sextant yapımı geniş açılı HUD, HOTAS
3. Entegre GPS/INS seyrüsefer sistemi, geliştirilmiş data link sistemi,
4. Damocles hedefleme ve seyrüsefer pod kabiliyeti,
5. Yeni nesil Thales RDY radarı, Thales ICMS Mk3 özsavunma sistemi,
6. Azami kalkış ağırlığının 17,500kg’ye çıkarılması,
7. Yeni nesil MICA havadan havaya ve SCALP EG seyir füzesi kabiliyeti.

Mirage 2000-5 Mk2 projesinin en önemli bileşenini kuşkusuz, SCALP EG seyir füzesinin alımı teşkil etmekte. 300km’den yüksek menzili, entegre INS/GPS, TERPROM ve IIR güdüm kontrol sistemi ile 450kg’lik harp başlığı ile son derece etkili bir stratejik silah sistemi olan SCALP EG ile YHvK, Anadolu’nun derinliklerindeki hassas hedeflere erişim imkânı kazandı.

3 + 5 uçaklık opsiyonu işletmeyen ve AM-39 Exocet kabiliyetini, maliyeti nedeniyle modernizasyon paketinden çıkaran YHvK’nin ilk Mirage 2000-5 Mk2’leri 28.01.2005 tarihinde uçtu. ICMS Mk3 özsavunma sisteminde yaşanan sorunlar nedeniyle geciken projede modernize edilen uçakların teslimatı 2006 sonunda, Dassault üretimi 15 yeni uçağın teslimatı ise 2007 sonunda tamamlandı.

Öte yandan Dassault şirketi, Mirage 2000 savaş uçağı üretim hattını, YHvK için ürettiği son uçağın tamamlanmasından sonra Kasım 2007’de kapattı.


(sürecek)

Etiketler: , , , , , , , , ,

02 Ağustos 2009 Pazar

Güney Kore KF-X Projesi’nde Önemli Değişiklikler

Doğu Asya’nın yükselen gücü Güney Kore, 2001 yılında başlattığı KF-X (Korean Fighter – X) 5. nesil taktik savaş uçağı projesinde önemli değişiklikler yapmaya hazırlanıyor.

Güney Kore Hava Kuvvetleri’nin 2020’lerden itibaren vurucu gücünün belkemiğini oluşturacak KF-X’in, en son teknoloji ürünü silah ve sensörler donatılması ve stealth özelliklerinin tüm rakiplerinden daha gelişmiş olması hedefleniyordu.

Ancak projenin maliyetlerinin aşırı yüksek olacağının hesaplanması ve bütçe kısıtlamaları, Güney Kore Savunma Tedarik Program Yönetimi’ni (Defense Acquisiton Program Administration; DAPA) alternatif çözümlere yöneltti: KF-X projesinin revize edilmemiş hali ile maliyetinin, 10 milyar Dolar’ı aşabileceği belirtiliyor.

Bu kapsamda Güney Koreli yetkililerin gündeminde, 4. nesil bir savaş uçağını yerli kaynaklarla geliştirip, sistem entegrasyonu ve altsistem tasarım ve üretiminde yabancı ortakla birlikte çalışmak var. Üretilecek uçağın kabiliyet bazında F-16 Block 50 seviyesinde olması öngörülüyor.

Revize edilmesi planlanan KF-X projesi ile ilgili olarak halihazırdan önde gelen taktik savaş uçağı üreticileri ile temas kurulup fizibilite ve maliyet çalışmaları için destek istenmiş durumda.



Date Posted: 30-Jul-2009

Jane's Defence Weekly

Economic pressures force South Korea to review KF-X project

Sebastien Falletti JDW Correspondent
Seoul


South Korea is contemplating a major rethink of its KF-X programme, which was aimed at developing a fifth-generation stealth fighter, amid growing budgetary constraints.

Asia's fourth-biggest economy is considering scaling back its ambitions by building a fourth-generation aircraft and, instead of developing the aircraft domestically as was originally intended, working in close co-operation with a foreign manufacturer, according to confidential government sources.

"We are considering refocusing the KF-X programme because of the excessive cost of developing a fighter," a source from the Defense Acquisition Program Administration (DAPA) told Jane's in late July.

The source said that a continuing feasibility study commissioned by the DAPA in April will call for radical changes in the required operational capabilities of the KF-X, which was initiated in 2001 and is supposed to become a key element of South Korea's air force beyond 2020.

Instead of pursuing the development of a fighter with superior stealth attributes to any aircraft currently in service, the report suggests building a multirole jet in the F-16 Block 50 capability range, Jane's understands.

Moreover, the study calls into question the indigenous nature of the programme by stressing the need for a strong partnership with a foreign firm. Seoul has asked several manufacturers, including Boeing, EADS and Saab, to provide input into the feasibility study, in particular regarding costs and development methods, according to one procurement source. Boeing's F/A-18E/F Super Hornet, Eurofighter's Typhoon or Saab's JAS 39 Gripen could therefore inform the development of the KF-X.

The main reason for the shift in approach is budgetary, according to defence analysts. Against the backdrop of the global economic downturn, Seoul has been confronted over recent months with a rising North Korean threat that is likely to require more funding in the short term at the expense of long-term programmes like the KF-X, an industry source said.

By developing the KF-X jointly with a foreign firm, Seoul could reduce the financial burden of a programme that is expected to cost at least USD10 billion. In contrast with his two predecessors, who had pushed hard for the development of a strong home-grown defence industry, President Lee Myung-bak has advocated a more careful budgetary approach based on cost-benefit analysis, which leaves more room for foreign manufacturers to participate.

South Korea's rethink could also reflect the technological challenges faced by its engineers when it comes to developing such an advanced aircraft. "Although they will continue to push for an indigenous programme, they do not yet have the technology. Therefore they need a foreign partner," an industry source told Jane's . Following the example of the Korea Utility Helicopter programme, which involves Eurocopter, the KF-X could potentially lead to important technology transfers.

The Ministry of National Defence refused to confirm the report and denied any strategic shift. "No decision has been made yet but several options are on the table," a source from the presidential office told Jane's . DAPA plans to take a decision on the KF-X programme in December, based on the ongoing feasibility study to be concluded in October.

Etiketler: , , ,

17 Mart 2009 Salı

Haftalık Bakış #1: MiG-21'in Halefi Kim Olacak?


Savunma Sanayi Haftalık Haber Gazetesi'nde, "Haftalık Bakış" adı altında bir köşede yazmaya başladım. Amatör bir ruhla savunma sanayiine yönelik haber ve yorum sunmayı hedefleyen bu internet gazetesindeki ilk köşe yazımın başlığı, "MiG-21'in Halefi Kim Olacak?"...

Her türlü yorum ve eleştiriye açığım, hatta açım.

Etiketler: , , ,

06 Mart 2009 Cuma

Brezilya'nın F-X2 Projesi

DefPro'nun aşağıdaki haberine göre Boeing (F/A-18E/F), Dassault (Rafale) ve Saab (Gripen NG), 36 adet yeni nesil savaş uçağı tedariği kapsayan F-X2 projesi kapsamındaki tekliflerini 2 Şubat itibariyle Brezilya Hava Kuvvetleri (FAB) ve Savunma Bakanlığı müşterek komisyonuna sunmuşlar. FAB komutanı TümGeneral Juaniti Saito, seçimin Haziran - Temmuz civarında yapılacağını ve sözleşmenin Ekim ayında imzalanacağını beyan etmiş.

Ancak 5 Şubat'ta Savunma Bakanı Nelson Jobim, sürpriz bir beyanatta bulunmuş: Kendisini ziyart eden Rus Rosoboronesport şirketi yetkililerinin, Su-35 uçağı ile ihale kapsamında değerlendirmeye alınmak istediklerini söylediğini, kendisinin de bunun kesinlikle mümkün olduğu şeklinde cevap verdiğini söylemiş. Bakan, aynı durumun Eurofighter için de geçerli olduğunu eklemiş. Üstelik teknik değerlendirmenin Temmuz - Ağustos gibi biteceğini ve kararın daha sonra verileceğini eklemiş.

Haberde, bu durumda Lockheed Martin'in de kesinlikle tekrar yarışa dahil olmak için ısrar edeceği yorumu yapılmış.


Su-35 and Eurofighter back in Brazil

08:42 GMT, March 6, 2009 On 2 February, the three final contenders in the Brazilian Air Force's F-X2 competition for the procurement of 36 new-generation combat aircraft - Boeing with the F/A-18E/F, Dassault with the Rafale and Gripen International with the Gripen NG - submitted their detailed technical, financial and industrial proposals to the Air Force/Ministry of Defence joint commission that is formally in charge of the programme. The Commander of the Brazilian Air Force (FAB), Lt.Gen. Juaniti Saito is on record having stated that the winning design will be selected by June or July at the latest, with contract signature then expected by around October.

But on 5 February, the Defence Minister Nelson Jobim made a totally surprising statement during his official radio programme, 'Bom Dia, Ministro'. The Minister said: “Yesterday [4 February] I received at the Ministry a visit by a delegation of the Russian organisation Rosoboronexport, which represents Sukhoi company which offered to bring their Su-35 aircraft to Brazil for a new examination by the FAB. I said that it was certainly possible for them to bring their aircraft here, and that the FAB would evaluate it. The same will apply to the Italians who are offering the Eurofighter. That is, by July/August we will have the results of the technical options currently being assessed by the FAB, and we will then take a political decision."

On the face of it, the statement by the Minister would seem to indicate a political intervention to effectively overturn the results of the first selection by the joint commission, which did eliminate the Su-35, the Eurofighter and the F-16 and force the FAB into re-evaluating all proposals again (if Rosoboronexport and Alenia are actually allowed to re-enter the competition, Lockheed Martin would most certainly demand the same).

At the time of this writing, the official position of the Command of the FAB is that they have not been informed of any change in the programme structure and time schedule.

Apart from the perplexing implications of the Defence Minister's apparent move to interfere with an ongoing technical and financial evaluation process, any delay in the F-X2 programme risks to wreck the entire process. The FAB absolutely needs to arrive at a binding decision within the next few months, both because the impact of the global economic crisis is already being felt (Treasury has demanded for 50% of the investment portion of this year's defence budget to be freezed), and because 2010 being a presidential election year any major procurement decision will have to be postponed until a new administration takes office.

It is sobering to remember in this regard that the programme is called F-X2 because a previous F-X programme collapsed in 2005 under very similar circumstances.
http://www.defpro.com/daily/details/262/

Etiketler: , , , , , ,

18 Şubat 2009 Çarşamba

Komşunun Hava Kuvvetleri Üzerine Bir İki Kelâm



Yunan Hava Kuvvetleri'nin halihazırdaki muharip filolarının dağılımı ve kullandıkları uçak tipleri şu şekilde özetlenebilir:

110PM (Larissa)
  • 337MPK: F-16C/D Block 52+ (önceden F-4E SRA [modernize edilmemiş] kullanıyorlardı)
  • 346M: F-16C/D Block 30 (Peace Xenia I)
  • 348MTA: RF-4E
  • 349M: N/F-5A/B, RF-5A - Filo lağvedildi

111PM (Nea Anchialos)
  • 330M: F-16C/D Block 30 (Peace Xenia I)
  • 341M SEAD: F-16C/D Block 50 HARM (Peace Xenia II, önceden F-5A/B kullanıyordu)
  • 347M: F-16C/D Block 50 LANTIRN (Peace Xenia II)
  • 111PM SMET (OCU): F-16C/D Block 30/50

114PM (Tanagra)
  • 331M: Mirage 2000EGM/BGM (Mirage 2000-5 Mk2)
  • 332M: Mirage 2000EG/BG
  • 114PM SMET (OCU): Mirage 2000 EG/BG
  • 342MPK: Mirage F1 - Filo lağvedildi

115PM (Souda, Girit)
  • 340M: F-16C/D Block 52+ (Peace Xenia III; 20x C, 10x D; önceden A-7H kullanıyordu, JHMCS'leri ilk alan filo)
  • 343M: F-16C/D Block 52+ (Peace Xenia III; 20x C, 10x D, IRIS-T'leri ilk alan filo, önceden F-5A/B kullanıyordu)
  • 340MV: T/A-7H - Filo lağvedildi, uçakların bir kısmı 335MV ve 336MV'ye dağıtıldı
  • 345MV: T/A-7H - Filo lağvedildi, uçakların bir kısmı 335MV ve 336MV'ye dağıtıldı

116PM (Araxos)
  • 335MV: T/A-7C/E/H (Peace Xenia IV F-16 Block 52+'leri gelecek)
  • 336MV: T/A-7C/E/H (Peace Xenia IV F-16 Block 52+'leri gelecek)
  • 116PM SMET (OCU): T/A-7E/C

117PM (Andravida)
  • 338MPK: F-4E AUP (Peace Icarus 2000)
  • 339MPK: F-4E AUP (Peace Icarus 2000)
  • 117PM SMET (OCU): F-4E AUP, RF-4E
  • KEAT (Silah ve Taktikler Filosu): Diğer filolardan rotasyon

Bu tabloya bakarak:

Yunanistan'ın deniz saldırı görevli filoları Souda'da konuşlu 340 ve 345 filoların A-7'leri ile Tanagra'daki Mirage 2000 331 ve 332 filolar. Souda'daki A-7 filoları lağvedildi ve bu uçakların görevleri, Souda'ya yeni gelen F-16 Block 52+'lere verildi (340, 343 filolar)

Kalan A-7'ler (335 ve 336) kağıt üstünde saldırı görevli olsalar da pratikte LIFT görevli olarak uçmaktalar. Peace Xenia IV Block 52+'leri bu filolara gelecek.

Yunanistan 2+2 DB-110 keşif podu siparişi vermişti. Bu, muhtemelen keşif görevli 348MTA filosunun lağvı anlamına gelmekte.

Mirage 2000'ler 1988'de, F-16'larla aynı sene, teslim alınmaya başladı (1988-1989'da 28 uçak; 1992'de 12 uçak). Kalan Mirage 2000'ler için halen, aynı F-16'lar gibi, CCIP veya benzeri bir kapsamlı aviyonik modernizasyon gündemde değil. 2000-5 Mk2 projesinde modernize edilenler 1988-1989'da teslim edilenler. Modernizasyon projesinde 3 yeni uçak + 5 modernize = +8'lik opsiyonu işletmediler. Dolayısıyla Mirage 2000 filoları oldukça modern ve genç sayılır.

F-16 Block 30'ları, aynı bizim Block 30'lar gibi, öncelikli olarak OCU / geçiş eğitimi maksatlı alınmıştı: Yani daha uzun gövde ömrüne sahipler ve 346M'de tamamen, 330M'de büyük çoğunlukla eğitim uçuşlarına çıktılar / çıkmaktalar. Yani gövde ya da aviyonik açısından acil bir modernizasyon ihtiyaçları yok. Tahminim en fazla gövde tadilatı / Falcon Up ve belki kısıtlı aviyonik güncelleme tarzı bir şey yapılır. HAI (Hellenic Aerospace Industries) bu konuda yavaş yavaş tecrübe kazanıyor zaten.

Yunan HvK'nin yeni uçağa ihtiyaç açısından ilk sıradaki filoları, doğal olarak, 338 ve 339 olarak görünüyor. Zaten proje 30-40 uçağı kapsıyor, yani iki muharip filo + SMET (OCU) filosu. Yeni 5 yıllık tedarik planı 2011'de yürürlüğe girecek. Dolayısıyla, 2011'de karar alınsa bile teslimatların 2012'de başlaması çok zor, 2013 en muhtemel tarih.

Yunanistan'ın ekonomik durumu, kamuoyunun savunma harcamalarına bakışı, Deniz Karakol Uçağı ve LIFT uçağı ihtiyaçlarının çok daha acil olmaları hesaba katılırsa, yeni savaş uçağı için çok da acele etmeyeceklerini, ilk aday F-35 olmak üzere yeni nesil savaş uçağını çok daha uzun vadede ele alacaklarını ve bu süreçte bazı filoların kapanmalarının gündeme gelebileceğini düşünüyorum.

Etiketler: , , , , ,

07 Haziran 2008 Cumartesi

Fas'a 24 Adet F-16C/D Block 52+

Bilindiği gibi Fas'ın yeni nesil savaş uçağı gereksinimi kapsamında 2006 ortalarında Dassault Rafale savaş uçağının adı geçmiş, Dassault başta yalanladığı görüşmeleri daha sonra teyit etmişti.

19.12.2007 tarihinde DSCA tarafından ABD Kongresi'ne, Fas'a yapılması olası 24 adet F-16C/D Block 52+ savaş uçağı ve ilgili alt-sistemlerin satışına dair bir bilgi notu gönderilmişti. Bu bilgi notuna göre,

· 24 adet F-16C/D Block 50/52 (F100-PW-229 ya da F110-GE-129IPE [Increased Performance Engine] motoru ve APG-68(V)9 radarı ile),

· 5 adet F100-PW-229 ya da F110-GE-129IPE yedek motor,

· 4 adet APG-68(V)9 radar yedek parça seti,

· 30 adet AN/ALE-47 karşı tedbir salıcı sistem,

· 30 adet AN/ALR-56M Radar Warning Receiver (RWR),

· 60 adet LAU-129/A lançer (AIM-120 AMRAAM ve/veya AIM-9X Sidewinder için),

· 30 adet LAU-117 lançer (AGM-65 Maverick için),

· 6 adet JHMCS (Joint Helmet Mounted Cueing System) kaska monteli görüş sistemi,

· 4 adet AN/ARC-238 SINCGARS (Single Channel Ground and Airborne Radio System) telsiz sistemi,

· 24 çift CFT (Conformal Fuel Tank) gövdeye monteli harici yakıt tankı,

· 4 adet Link-16 terminali,

· 2 adet Link-16 yer istasyonu,

· 4 adet GPS ve entegre GPS/INS sistemi,

· 12 adet AN/AAQ-33 SNIPER veya AN/AAQ-28 LITENING hedefleme podu,

· 5 adet TARS (Tactical Air Reconnaissance System) veya DB-110 keşif podu,

· 4 adet AN/APX-113 AIFF (Advanced Identification Friend or Foe) dost düşman tanımlama sistemi,

· 28 adet AN/ALQ- 211 AIDEWS (Advanced Integrated Defensive Electronic Warfare Suite) veya AN/ALQ-187 ACES (Advanced Countermeasures Electronic Systems) veya AN/ALQ-178 SPEWS (Self-Protection Electronic Warfare Suite) Elektronik Harp sistemi

· 1 adet Unit Level Trainer kategorisinde simülatör ve

· 15 yıl boyunca eğitim ve yedek parça, destek hizmetlerini içeren pakedin azami USD 2,400,000,000 tutacağı bildirilmişti.

06.06.2008 tarihinde Lockheed Martin tarafından yapılan basın açıklamasına göre ABD Hükümeti, Fas için F-16C/D üretimine başlaması için bu şirkete USD 233,600,000 tutarında bir ön ödeme gerçekleştirmiş.

Çok benzer bir içeriğe sahip olası Romanya F-16 alımından sonra bu Fas başarısı, F-16'nın havacılık tarihindeki efsane konumunu daha da pekiştirecek gibi.

Etiketler: , , , , ,

20 Mayıs 2008 Salı

Romanya'ya 48 Adet F-16

Romanya, savunma bakanlığının 48 adet olarak daha önceden tespit ve ilan etmiş olduğu çok rollü savaş uçağı ihtiyacına binaen ABD'den toplam 48 adet F-16 savaş uçağı almaya hazırlanıyor. FMS (Foreign Military Sales) kanalı ile yapılacak satış ile ilgili DSCA'nın (Defense Security Cooperation Agency) ABD Kongresi'ne bildiriminde satış pakedinin azami 4.5 milyar ABD Doları tutacağı belirtilmiş. Pakedin kalemleri şu şekilde:

  • 24 adet F-16C/D Block 50 veya Block 52 (F100-PW-229 veya F110-GE-129IPE motor seçimine bağlı olarak)
  • APG 68(V)9 radar,
  • 24 adet F-16C/D Block 25 uçağının, EDA (Excess Defense Articles) kanalı ile tedariği ve F100-PW-220IPE motoru ile APG-68(V)1 radarı dahil olmak üzere modernizasyonu,
  • 4 adet F100-PW-229 veya F110-GE-129IPE yedek motor,
  • 5 adet F100-PW-220IPE yedek motor
  • 4 adet APG-68(V)9 yedek radar,
  • 60 adet LAU-129/A lançer (AIM-9 Sidewinder ve AIM-120 AMRAAM füzeleri için)
  • 30 adet LAU-117 lançer (AGM-65 Maverick füzesi için)
  • 6 adet JHMCS (Joint Helmet Mounted Cueing System) kaska monteli görüş sistemi,
  • 4 adet AN/ARC-238 SINCGARS (Single Channel Ground and Airborne Radio System) telsiz sistemi
  • 24 çift CFT (Conformal Fuel Tank) gövdeye monteli harici yakıt tankı
  • 4 adet Link-16 terminali,
  • 2 adet Link-16 yer istasyonu,
  • 4 adet GPS ve entegre GPS/INS sistemi,
  • 12 adet AN/AAQ-33 SNIPER veya AN/AAQ-28 LITENING hedefleme podu,
  • 4 adet TARS (Tactical Air Reconnaissance System) veya DB-110 keşif podu,
  • 4 adet AN/APX-113 AIFF (Advanced Identification Friend or Foe) dost düşman tanımlama sistemi,
  • 28 adet AN/ALQ-213 Elektronik Harp sistemi
  • 28 adet AN/ALQ- 211 AIDEWS (Advanced Integrated Defensive Electronic Warfare Suite) veya AN/ALQ-187 ACES (Advanced Countermeasures Electronic Systems) veya AN/ALQ-178 SPEWS (Self-Protection Electronic Warfare Suite) Elektronik Harp sistemi
  • İlgili destek, eğitim teçhizatı, yazılım - donanım desteği vb



Romania Plans To Buy 48 F-16 Fighters -US Defense Dept

Dow Jones

May 19, 2008: 02:11 PM EST

WASHINGTON (AFP)--The U.S. military notified Congress Monday of the possible sale of 48 F-16 fighters to Romania as part of a deal valued at $4.5 billion.

Twenty-four of the fighters would be new F-16C/D Block 50/52 aircraft built by Lockheed Martin Corp. (LMT), and the other 24 will be refurbished surplus F-16C/ D Block 25 aircraft, the Defense Security Cooperation Agency said.

"The proposed sale will allow the Romanian Air Force to modernize its aging air force by acquiring both new and used fighter aircraft, thereby enabling Romania to support both its own air defense needs and coalition operations," the agency said in a statement.

The sale would include engines, radars, communications systems, targeting pods, navigation systems, electronic warfare systems and electronic countermeasures systems.

http://money.cnn.com/news/newsfeeds/articles/djf500/200805191411DOWJONESDJONLINE000484_FORTUNE5.htm

Etiketler: , , , , ,

10 Nisan 2008 Perşembe

Türk Hava Kuvvetleri'nin Geleceği - II

Türk Hava Kuvvetleri muharip uçak olarak halen F-16C/D Block 30, Block 40 ve Block 50, F-4E 2020 Terminator ve F-4E Phantom II kullanmakta; yedekte ise ileri eğitim görevlerinde kullanılan N/F-5A/B 2000 bulunuyor.

F-16 filosu Peace Onyx III modernizasyon projesi kapsamında modern teknolojiler ve silah sistemleri ile donatılacak. Peace Onyx IV projesi kapsamında da 30 adet yeni F-16C/D Block 50+ tedarik edilecek.

F-35’lerin 2010’ların ortalarından itibaren hizmete girmesi planlanıyor. Sayı olarak 116 telaffuz edilmekte.

Çok büyük bir kuvvet çarpanı olan F-4E 2020 Terminator’lar, kod isimlerinden de anlaşılacağı üzere 2020’lerde emekliye ayrılacak.

Son derece yaşlı ve yıpranmış olan F-4E Phantom II’ler ise 2010’ları görürlerse rekor kırmış olacaklar: Dayanıklılık rekoru.

Bu çerçevede Türk Hava Kuvvetleri’nin muharip gücünü ABD yapımı platformlara dayandırmaya devam edeceği görünmekte. Peki, ulusal çıkarlarımız açısından son derece tehlikeli bu durumun alternatifleri nelerdir?

Benim düşünceme göre yapılması gereken, UCAV / İMHA yatırımı yapmak ve bu alanda ortak geliştirme projelerine yönelmek, ileride kademeli olarak F-16 Block 50+ / F-35 / UCAV karması ve akabinde kademeli olarak F-35 / UCAV karmasının kurulmasıdır.

"F-35, insansız son savaş uçağıdır"ın haddinden fazla iddialı bir söylem olduğunu düşünüyorum. Ancak bu, insansız hava aracı teknolojilerinin önümüzdeki 15 - 20 yıl içerisinde ne kadar muazzam bir gelişme kaydedeceğini değillemiyor .

EF-2000 öteden beri düşündüğüm ve arzuladığım bir seçenekti. Ancak bu seçenek artık gündemde değil. Murad Bayar bunun gerekçesini şöyle vermiş:

EF projesine baştan girseydik çok doğru bir adım olurdu. 15 yıl önce girseydik bizim için çok iyi olurdu. Çünkü sanayimiz o gelişme fazının içine girmiş olacaktı ve dediğimiz o teknoloji transferi o zaman tam olarak gerçekleşmiş olacaktı. Avrupa’da 4 tane üretim hattı var ve üretiliyor. Şimdi Avrupa’da böyle bir modelleme yapıldığı için 4 ülkenin sanayisine katılarak ve 4 tane üretim hattıyla pahalıda bir uçak. Çünkü işin içinde birazda verimsizlik var. 6 tane uçak için 4 tane hat kurmana gerek yok 1 hat yeterli ama işin politik şartları gereği her ülkeye bir tane hat kuruluyor. Şimdi siz sonradan gelen bir oyuncu olduğunuz zaman 15 senedir o ülkelerin yaptığı yatırım ve kendi sanayilerine dönen yatırımında maliyetini ödüyorsunuz. Payınıza düşeni ödüyorsunuz ama onun faydasını almamış oluyorsunuz. Çünkü neticede gelişmiş bir proje. Yani biz bundan sonrasında da ortak olabiliriz. Bundan sonrada EF de geliştirilecek çok şey var. Şu anada uçak ağırlıklı olarak hava hava modelidir. Hava yer özellikleri geliştirilecek. Bize yapılan tekliflere göre orada da girebiliriz. Mevcut uçağın teknolojisini açalım diyorlar tamam o da iyi bir şey ama bu teknoloji öyle kitaptan öğrenilecek bir şey değil. Uygulamanın içinde öğrenirsin. Şimdi diyelim ki sana yazılımı açtı 5milyon satır yazılım buyur satır satır çöz. Onun yazılımı sırasında içinde bulunman gerekiyordu . 15 yıllıkta bir süreç söz konusu 15 yılık bir sürecin içinde olmadıktan sonra bir değeri var ama Türkiye öyle bir projeye baştan girmeliydi A400 M’de olduğu gibi. O zaman sanayi işin başından itibaren işin içinde, eşit haklara sahip yatırdığın para bir miktar fazla ödense bile hazır uçak almaktan iyidir ve o yatırdığın para olduğu gibi sanayine geri geliyor. O zaman mantıklı. EF zaten 15 senedir sanayide geliştirilmiş şimdi ben geldiğim zaman bütün o primi ödeyeceğim ama karşılığında sınırlı bir şey alacağım. Bunları söylerken de EF değerlendirmeye devam etmemiz gereken bir uçak.

http://www.trmilitary.com/forum/1-vt8789.html?start=0

Oldukça makul bir açıklama aslında ama bir yandan da "Peki ya Tranche 3?" diye sorası geliyor insanın, ya da ABD'nin F-16IN Block 70 pakedinde Hindistan'a tam teknoloji transferi önermesini (her ne kadar pazarlık unsuru olarak öne çıkarılmış olsa da). Tranche 3 için bir ortaklık ihtimali az, çok az da olsa mevcut. Gerçekleşir mi? Şüpheliyim. Düşünüyorum da, Eurofighter'ın teklifi 1990'larda gelmiş olsaydı ya da Tranche 3 2000'lerin ilk yıllarında daha somutlaşabilmiş olsaydı belki de çok daha ideal olacaktı.

F-35 gerçekten son insanlı savaş uçağı olmayacak büyük ihtimalle, ama zamanlama açısından oldukça kritik bir süreci işgal edecek. F-35 seri üretim aşamasına geldiğinde ve belki teslimatlara başlayınca, kuvvetle muhtemeldir ki artık havacılık ve uzay sanayiinde yönlendirilebilir enerji silahları, insansız savaş uçakları çok daha olgunlaşmış teknolojileri içerecekler. Kuvvetle muhtemeldir ki, İHA/İMHA'lar 2030'lu yıllarda modern hava kuvvetlerinin esas unsuru olacaklar, tek unsur olmasalar da.

Bu nedenle, Türkiye'nin başını çektiği ya da eşit ortağı olduğu bir geliştirme projesi gibi bir yaklaşımla, İMHA teknolojilerine yönelinmesinin geleceğe yatırım yapmak adına önümüzdeki seçeneklerin en önemlilerinden biri, hatta en önemlisi olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan, F-16 / F-35 karmasının ulusal çıkarlarımız açısından oldukça riskli bir yatırım olduğunu kabul etmekle birlikte ben bu tercihi bir çeşit teknik trade-off olarak görüyorum, daha doğrusu görmek istiyorum. Sonuçta Türkiye hiç bir zaman seçeneksiz değildir. Yarın başka gelişmeler olur, ve belki o gelişmeler dünden öngörülmüş ve/veya planlanmıştır, bir bakarız F-16 / F-35 ikilisinin yanına ne bileyim Çin'le L-15 tabanlı bir şeyi koymayı tartışıyor oluruz ya da Kore ile bir şeyleri. Bunlar başka mevzu.

Etiketler: , , , , , , ,

01 Nisan 2008 Salı

Türk Hava Kuvvetleri'nin Geleceği - I

Aşağıdaki yazıyı 2006 Kasım’ında yazmışım bir tartışma platformunda, başka bir konuda yazdıklarımı ararken buldum... Not düşmek adına buraya almak istedim.

Yazının üzerinden yaklaşık 1.5 sene civarında zaman geçmiş. Bu süre zarfında yazının içeriğine dair önemli gelişmeler oldu:

1. IDEF 2007 fuarı sırasında açıkça ortaya çıktı ki, Türkiye EF-2000 tedariğini çeşitli sebeplerden ötürü rafa kaldırdı. Bu sebepler uçağın halen gelişmekte olmasından, lojisitk ve maliyet faktörlere, Türkiye’nin EDA’ya katılımının engellenmesine kadar geniş bir yelpazede sıralandı.

2. CCIP projesinde, tüm F-16 filosu modernizasyon kapsamına alındı, yani ikinci 100 adetlik paket de projeye dahil edildi.

3. Gerçekleşen kaza kırımlar sonucu güncel envanterdeki F-16 sayısı 211’e indi.

4. Türkiye F-16 ve F-4E 2020 uçakları ile Kuzey Irak’ta nokta hedef harekatları icra etti ve hala icra etmeye devam ediyor. Bu harekatlarda gündüz / gece seyrüsefer, hedefleme ve keşif podları, modern güdümlü mühimmat kullanılıyor; uçuşların ekserisi gece uçuluyor.

***

Açıkçası Türk Hava Kuvvetleri’nin sadece JSF istediğinden pek de emin değilim. Bazı yabancı kaynaklı basın organlarının son zamanlardaki kaynağı belirsiz, daha doğrusu hep "adının açıklanmasını istemeyen bir yetkiliye" dayanan haberleri her ne kadar aksini söylese de. Toplantı terkedilmesi gibi bir şeye ihtimal vermiyorum, gerçek olduğuna inanmıyor, inanamıyorum. Bence ATAK ve YNMU projeleri üzerinden siyasi hesaplaşma yaratılmak isteniyor ve TSK buna alet ediliyor.

Türk Hava Kuvvetleri çok uzun bir süredir belli bir konsept ve doktrin çerçevesinde uçak tedarik etmiştir. Bu doktrinin iki parçası vardır:

1. Türkiye'yi doğu-batı olarak iki sektöre ayırıp bu iki sektöre ikiz filolar yerleştirme

2. Biri ucuz, tek motorlu, diğeri daha sofistike ve tercihen çift motorlu iki uçağın birbirini tamamlayacak şekilde görev yapması.

Bu doktrin Soğuk Savaş ihtiyaçlarına göre oluşturulmuştu. Bu yüzden 1. ve 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlıkları kurulmuş, bu kuvvetlere ayrılacak filolar birbirlerinin ikizi olacak şekilde planlanmıştır.

İkinci hususa göre de F-5 / F-104 & F-100 / F-4 / F-102 tedarikleri gerçekleştirilmiştir. Çeşitli harmanlamalarla bu birbirini tamamlayan uçak bulundurma sistemi devam ettirilmiştir. En sonunda bu süreç F-5 + F-16 / F-4 ve sonunda F-16 / F-4 olarak günümüze gelmiştir.

Ancak son 10 yılda THvKK kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Filo yapıları ve görevlerinde kaymalar olmuş, Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ". ve 2. Hava Kuvvetleri olarak değiştirilmiştir. Sadece ABD menşeili savaş uçağı yapısı da modernizasyon projeleriyle İsrail yedeklemesiyle desteklenmiştir (F-4E 2020 ve F-5 2000).

CCIP projesine baktığımız zaman THvKK'nın yoğun bir yer saldırı / darbe gücünü idame ettirmek istediğini anlıyoruz. Dikkat edilecek olursa CCIP ile F-16 için tedarik edilecek silah sistemlerinin neredeyse tamamı F-35 için de sertifiyelidir. THvKK bu silahlarla birlikte F-35'e de hazırlık yapmayı planlamakta anlaşılan.

Şimdi F-4 filolarına baktığımızda şöyle bir durum var:

111 + 171: F-4E 2020. Bu uçaklar 2000 yılından bu yana sadece 2 kırım ile ve çok yüksek harbe hazırlık oranı, performans ile uçuyorlar. Özellikle Elta EL/M-2032 radarlarının performansından büyük memnuniyet söz konusu.

112 + 172: Bu filolardaki F-4E'ler elimizdeki en yaşlı uçaklar. 1966, 1967 civarında üretilen, çok yıpranmış ve artık ömürlerininn sonlarına gelmiş uçaklar.

111: 173ncü filodaki RF-4E'lerin bir kısmının da gelmesiyle takviye edilen bu filodaki RF-4E'ler zaten Türkiye'ye teslim edilmeden önce modernizasyondan geçmişti, şimdi ASELSAN ve Eskişehir HİBM tarafından Işık projesi altında kısmi modernizasyondan geçiyorlar. Tek taktik keşif filomuz olan 113 Işık'ın bir süre daha bu uçaklarla göreve devam edeceğini varsayabiliriz.

173: RF-4E'leri gönderip Konya F-4E'leri ile donatılarak F-4E ileri / harbe hazırlık filosu olarak dönüştürüldü. Bu filodaki F-4E'ler de oldukça yaşlı, 112+172 ile benzer durum söz konusu.

48 adetlik Terminator II projesi iptal edildikten sonra 112+172 Phantom'ları için kısmi modernizasyon/iyileştirme planlandı. SSM Murad Bayar'ın beyanatına göre hedeflenen, azami yerel katkı ile bu uçakların ömürlerini bir 10 sene daha uzatmak. Muhtemelen yapısal iyileştirme, INS/GPS, muhabere sistemi gibi işlemler uygulanacak. Yaklaşık 10 senelik ömür artışı, bu uçakların 2015'ten sonra, 2016-2018 arası emekliye ayrılacağına işaret eder. Bu tarih aralığı da F-35 Şimşek 2'nin THvKK envanterine girme tarihi ile çakışmaktadır.

Öte yandan THvKK 30 yeni F-16 Block 50+ alımı ve ilk pakette 117 F-16 modernizasyonu ile (ilk açıklanan plana göre 76 Block 50 ile 4 Block 40 F-16, Block 50+ seviyesine yükseltilecek, 37 Block 30'a ise nispeten daha dar çerçeveli bir modernizasyon uygulanacaktı, son kaza kırımlar ile bu sayı ne oranda değişti bilmiyorum) F-16 filosunu yaklaşık olarak 2030+ civarına kadar envanterde tutacak gibi görünüyor. Şahsen ben 100 adetlik ikinci paket CCIP modernizasyonunun gerçekleşme olasılığını nispeten düşük görüyorum. Ancak gerçekleşirse 100 adet Block 40 F-16 Block 50+ seviyesine yükseltilecek.

Şimdi muharip filoları ele alırsak:

F-4E: 2015+

F-4E 2020: 2020+

F-16 Block 50 CCIP (Öncel Proje 2 ile üretilip Öncel Proje 3.1 ile modernize edilenler): 2035+ hatta belki 2040+

F-16 Block 40 CCIP (Öncel Proje 1 ile üretilip Öncel Proje 3.2 ile modernize edilenler): 2030-2040

F-16 Block 30 CCIP (Öncel Proje 1 ile üretilip Öncel Proje 3.1 ile modernize edilenler): ~2030

F-16 Block 50+ (Öncel Proje 4 ile yeni tedarik edilenler): 2045+

yıllarında emekliye ayrılacaklar diye değerlendiriyorum.

F-35'in tahmini envantere giriş tarihi her ne kadar basına 2014 olarak yansısa da, harbe hazır hale gelmesi 2015-2020 arası gerçekleşecektir.

Bu durumda benim değerlendirmem, F-35'in envanterde F-4E'nin yerini alacağıdır. Halihazırda F-4E 2020 filolarının yegane görevi darbe (interdiction) ve hassas güdümlü mühimmat ile saldırıdır. İptal edilen Terminator II projesi de sadece yer saldırı görevli idi ve 112+172 filolar ağırlıkla yer saldırı görevi eğitimi icra etmektedir. Dolayısıyla hassas güdümlü mühimmatla uzun menzilden saldırı görevlerinin 111+112+171+172 filoların asli görevi haline geldiğini söylemek yanlış olmaz.

Yani THvKK geleneksel "tek motorlu + çift motorlu" kombinasyonu yerine görev bazlı kombinasyona gidiyor gibi görünüyor. Zira çift motorlu saldırı uçağını tek motorlu saldırı uçağı ile değiştirecek anlaşılan. Bu, gelişen ve ayrıca F-35'in vaat ettiği teknolojiler de hesaba katılırsa anlaşılabilir ve makul bir yaklaşım.

Öte yandan EF-2000 konusunda ise,

EF-2000'in kabiliyet ve tasarım yönünden 3 ana modeli var: Tranche 1, Tranceh 2 ve Tranche 3. Tranche 1 ve 2 arasında yapısal olark neredeyse hiç bir fark yok, tüm farklılıklar minör alt sistem ve yazılım tabanlı. Halen Tranche 2 versiyonu üretimde. Tranche 3 ise pek çok motor, radr ve elektronik yeniliği bünyesinde toplayan, tam anlamıyla yeni nesil ve çok rollü bir uçak (olacak). Ancak Tranche 3'ün geliştirme çalışmaları halen devam ediyor ve ilk versiyonlarının bir gecikme olmazsa 2011-2014 arası hizmete girmesi planlanmış durumda. 2-3 senelik kayma beklenebilir.

Türkiye'ye Tranche 2'den itibaren projeye katılım teklif edilmişti. Tranche 2 her ne kadar yer saldırı için bazı silahları kullanabilse de esas olarak hava-hava ağırlıklı göreve sahip. Teknolojik olarak büyük fırsatlar vaat edilse de ben basına yansıtıldığı gibi 100% sınırsız transfer falan gibi şeylere sadece gülüyorum. Resmi anlaşmaya geçmedikçe her türlü vaat mübahtır ancak 1980'lerin başından beri devam edip milyarlarca dolar akıtılan bir projede hop tepeden inme bir "beşinci eşit ortağa" kimse onay vermez. Türkiye'de bu işler öyle bir hale getirildi ki "kaynak kodu" ve "teknoloji transferi" kelimeleri geçti mi akan sular duruyor. Teknoloji transferi, gelişmiş ülkelerin kurtulmak istedikleri, atıl durumdaki teknolojilerden kurtulmak için uydurdukları bir kılıftır. Kimse yıllar ve milyarlar harcadığı bir projeyi, teknolojiyi, bilgiyi öylesine kimseyle paylaşmaz. Ha, eşit ortak olursunuz. Ne zaman? Diğer eşit ortaklar kadar projeye para, insan ve kaynak yatırırsanız.

Şimdi bu noktada THvKK şu değerlendirmeyi yapıyor olabilir: "F-35 hizmete girene kadar F-4'ler beni idare etsin, ondan sonra zaten darbe filolarımı F-35 yenileyecek. Tamamlayıcı olarak F-16 Block 50+'larım ve modern güdümlü mühimmatım o alandaki açığı kapayacak. Hava-hava alanında ise F-16'lar + AIM-9X + AIM-120C + AWACS kombinasyonu beni idare eder komşulara karşı. Hele şu EF-2000 bir olgunlaşsın, daha sonra bakarız". Bu benim kişisel gözlemim.

Türkiye öyle ya da böyle Kasım ayında F-35 kararını açıklamak durumundaydı. Bunun direkt olarak YNMU projesiyle alakası yok. Zaten Murad Bayar da başından beri YNMU projesinde üç seçeneğin olduğunu bunların ya tek başına EF, ya tek başına JSF ya da her iki modelden de tedarik etmek olduğunu açıklamıştı. F-35 katılım kararının açıklanması ile ilk seçenek otomatikman devre dışı kaldı. Bu SSİK toplantısında diğer iki seçenekten biri seçilecek. Ancak bu toplantıda EF kararı çıkmasa bile bu THvKK'nin EF-2000'den (veya başka bir "hi" uçaktan) tümden vazgeçtiği anlamına gelmeyecektir. Er ya da geç ikinci bir uçak tedariği gerekecek. THvKK'nin tüm hava kuvvetlerini ABD yapımı tek bir uçak tipine dayandıracağını hiç sanmıyorum. Bu gerek politik gerekse teknik olarak çok riskli bir karar olur. Zaten F-35, hava üstünlüğünün diğer savaş uçakları ile sağlandığı ortamda hareket etmek için tasarlanmış, her ne kadar iyi hava-hava özellikleri olsa da yer saldırı ağırlıklı bir uçak. F-35 projesindeki ABD hava üstünlüğünü F-22 ile, İngiltere ve İtalya da EF-2000 ile sağlayacak. Ben Türkiye'nin de benzer bir yol izleyeceğini sanıyorum.

Etiketler: , , , , , , ,