05 Mayıs 2009 Salı

Rusya'da Yeni Tugay Sistemin İlk Sınavı

Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri, SSCB'nin yıkılışından bu yana ağır aksak ilerleyen kapsamlı bir dönüşüm süreci geçirmekte. SSCB'nin yıkılışından sonra değişen tehdit ortamı, ABD'nin karşısında süper güç olma iddiasını devam ettirme zorunluluğu, ekonomik sıkıntılar, gelişen teknolojiye ayak uydurma gibi sorunlarla boğuşan Rusya, Çeçenistan ve en son Gürcistan'da önemli sınavlar verdi.

Modern muharebe ortamına ayak uydurma açısından Gürcistan'da parlak bir performans sergilendiğini söylemek mümkün değil.

2008 Ağustos'undaki Kafkasya Savaşı'nda Gürcüler toplam 20 Rus helikopter ve uçağını düşürdüklerini iddia ediyor; Rusya'nın beyanlarına göre bu sayı 4 (1 Tu-22M + 3 Su-25). Çoğu bağımsız kaynakta sayı 6 ile 10 arasında değişiyor. Bu derece sınırlı, kısa süreli ve nispeten zayıf bir düşmana karşı 4 - 10 arası uçak kaybı çok fazla. Nedenleri olarak düşük harbe hazırlık seviyesi (yetersiz bakım), yetersiz muharebe eğitimi (düşük yıllık uçuş saati) ve hizmetteki uçakların yıpranmış + yaşlanmış olmaları gösterilebilir.

Rus HvK'nin esir düşen ya da ölen pilotları arasında binbaşı ile yarbay rütbelerinin çokluğu da dikkat çekiciydi. Bunun sebebi olarak da, üsteğmen ve yüzbaşı rütbelerindeki daha genç ve aktif (olması beklenen) personelin yıllık uçuş saati, dolayısıyla tecrübe ve kabiliyet seviyelerinin son derece düşük olması, önem arzeden bu harekât için en tecrübeli, dolayısıyla en kıdemli ve yaşlı personelin ileri sürülmesi gösterilebilir. Nitekim hayatını kaybeden personelden biri, uçuş test merkezinden harekât alanına sevk edilmişti.

Harekât sırasında kullanılan hava silahları olarak ise açık kaynaklarda şimdiye kadar FAB-250 genel maksat bombası, RBK-250 salkım bombası ve S-8 80mm güdümsüz roket göze çarpıyor. Güdümlü bomba / füze kullanımına dair bir şey çıkmadı; kullanıldıysa bile muhtemelen sınırlı sayıdadır.

Benzer şekilde savaş boyunca Rus uçak ve helikopterleri gece saatlerinde neredeyse yok denecek kadar az uçuş gerçekleştirdi.

İşte bu zorluklarla karşı karşıya olan Rus Silahlı Kuvvetleri, kuvvet dönüşümü ve etkinleşerek küçülme faaliyetleri kapsamında önemli bir dönemeci geride bıraktı.

Jane's Missiles and Rockets muhabiri David Isby'nin haberine göre Rus 74'ncü Motorlu Piyade Tugayı, Yurga tatbikat sahasında 16-24 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen tatbikatta modern güdümlü mühimmat ve yeni taktikler denedi.

Tamamı profesyonel personelden müteşekkil 74'ncü Tugay, Rus Ordusu'ndaki klasik tümen ve alayların yerini alacak yeni tugayların öncülü sayılabilir.

Habere göre Tugay tatbikatta, K
rasnopol lazer güdümlü 152mm obüs mühimmatı, 9K116 Kastet lazer güdümlü 100mm tanksavar mühimmatı, Shturm-S (AT-6 Spiral) tanksavar güdümlü füzelerini denedi. Buna ilaveten hassas güdümlü füze ve bombalara karşı sis perdesi oluşturma ekipmanlarının etkinliği denendi.

Tugay'ın ayrıca envanterindeki 122mm BM-21Grad Çok Namlulu Roketatar Sistemi, hava savunma taburu bünyesindeki Strela-10 (SA-13 Gopher) ve Igla (SA-18 Grouse) hava savunma füzeleri ve ZSU-23-4 Shilka kundağı motorlu uçaksavar topçu sistemi ile gerçek mühimmatlı atışlar da gerçekleştirdiği belirtiliyor.

Söz konusu tatbikat, yeni oluşturuan bağımsız tugay sisteminin etkinliğini sınamak açısından önemli bir deneyim olma özelliğine sahip.



Jane's Missiles & Rockets
Russian brigade exercise includes PGM live firings

David C Isby

The first live-fire field training exercise held by the 74th Motorized Rifle Brigade, a newly reorganised Russian combined-arms brigade, included extensive use of precision-guided munitions (PGMs).

These brigades are replacing the traditional division and regiment organisations in the Russian Army.

Normally based in the Siberian Military District, the 74th Motorized Rifle Brigade carried out the eight-day exercise at the Yurga training range on 16-24 March. Comprised of contract service personnel the brigade does not include conscripts in combat roles.

According to subsequent reports in the Russian press, Krasnopol laser-guided 152 mm artillery projectiles, 9K116 Kastet laser-guided 100 mm smoothbore anti-tank gun projectiles (fired from the MT-12) and Shturm-S AT-6 'Spiral' anti-tank guided missiles were used. In addition, 122 mm Grad multiple rocket launchers carried out live firing, as did the brigades' air defence battalion, which is equipped with batteries of Strela-10 (SA-13 'Gopher') and Igla (SA-18 'Grouse') surface-to-air missiles and ZSU-23-4 self-propelled anti-aircraft guns. The exercise was the first to use a new smokescreen-generation system developed as a countermeasure to enemy PGMs.

Because it was the first live-fire training involving one of the new brigades, General of the Army Vladimir Boldyrev, Ground Forces commander in chief, was personally in overall command of the exercise. Siberian Military District commander Colonel General Aleksandr Postnikov was also a participant. The operation was observed by large numbers of VIPs and received extensive press coverage.

Etiketler: , , ,

15 Şubat 2008 Cuma

Ka-50'nin Çeçenistan Macerası

http://www.defense-update.com/images/ka50.jpg

Rus Kamov firması üretimi Ka-50 "Hokum" taarruz helikopteri, askeri havacılıkla ilgilenen pek çok kişinin dikkatini celbetmiştir. Bunun başlıca nedenleri arasında helikopterin sıradışı çizgileri, koaksiyel rotor sistemi, fırlatma koltuğu gibi özellikleri sayılabilir. Soğuk Savaş'ın sonlarına doğru NATO zırhlı birliklerine karşı geliştirilen bu helikopter Rus Kara Kuvvetleri havacılık birlikleri envanterine henüz girmedi. Ancak bu, Ka-50'nin herhangi bir çatışma tecrübesinin bulunmadığı anlamına gelmiyor.

Çeçenistan'da 1994'ten bu yana devam eden düşük yoğunluklu çatışma, Rus askeri gücü için oldukça zorlu bir deneyim olageldi. Hala net bir çözüme kavuşturulamayan Çeçenistan sorununu çok sert askeri önlemlere başvurarak çözmek isteyen Rus hükümeti, amacında başarıya ulaşamadığı gibi, mücadelede son derece ağır kayıplar verildi. Çok kanlı geçen bu düşük yoğunluklu çatışmada Rusya tarafından değişik tipte füzeler, muhabere ekipmanı ve taktiklerine ilaveten Ka-50 taarruz helikopterinin de denendiği haberleri, havacılık camiasında geniş yankı buldu. Bölgeden gelen haberlere göre Rusya, bu helikopteri, ilk uçuşunun üstünden 18 sene geçtikten sonra ilk kez ciddi bir teste tabi tutuyordu.

HeliTac dergisinin 5. sayısında Alexander Mladenov imzasıyla yayınlanan "A State of Conflict: No Ordinary War" başlıklı makale, Rus Kara Kuvvetleri havacılık birimlerinin 2. Çeçen Savaşı'ndaki harekatlarını ve bu harekatlar sırasında karşılaşılan güçlükleri, harekata katılan unsurların performanslarını irdeliyor. Söz konusu makale, Ka-50'lerin Çeçenistan'da kullanımına dair de ayrıntılı bilgiler sunması açısından önem arz etmekte.

Mladenov'un bildirdiğine göre Rusya Çeçenistan'da 2 adet Ka-50 Hokum taarruz helikopteri kullandı. Helikopterlerden biri Rus KK Kara Havacılık 344. Muharebe ve İntibak Test Merkezi Filosu'na, diğeri ise Kamov'a aitti. İki helikopterin bölgedeki görevleri, 2000 yılının Kasım ayının sonunda Grozni havaalanına intikalleri ile başladı.

Hokum'lar standart kamuflaj boyası ile boyalıydılar, ancak üzerlerinde herhangi bir seri numarası ya da milliyet işareti bulunmamaktaydı. Görev sistemi ve aviyonik olarak sadece gündüz uçuş ekipmanı mevcuttu. Kullanılan silah sistemleri ise 80mm S-8 güdümsüz roketleri, 9A4172 Vihr-M lazer güdümlü tanksavar füzeleri ve 30mm 2A42 toptu.

Ka-50'ler hemen hemen tüm görevlerine Ka-29VPNTS helikopterinin desteğinde ve en az bir Mi-24 "Hind"'in refakatinde çıktılar. Ka-29 Helix donanma helikopterinin, Ka-50'nin de kullandığı I-251V Shkval-V TV/lazer hedef tespit teşhis sistemi ile donatılı versiyonu olan Ka-29VPNTS, Hokum'a hedef tespit ve teşhis desteği sağlamakla görevliydi.

Bahsi geçen 2 Ka-50 Çeçenistan'da, tamamı gündüz uçulan ve silahlı keşif, serbest devriye ve yakın hava desteği maksatlı toplam 14 göreve çıktı. Helikopterler toplam 929 adet S-8 roketi, 1,600 adet 30mm top mermisi ve 3 adet 9A4172 Vikhr-M tanksavar güdümlü füzesi ateşlediler. Ateşlenen Vikhr-M'lerin tamamı hedefini buldu.

Peki bu kariyer Ka-50'nin kaderini nasıl etkiledi?

Seri üretimine 1991 yılında başlanan Hokum'un hizmete girişi dönemin Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin tarafından 25.08.1995 tarihinde onaylanmıştı. 9 adet helikopterin 344. Filo'ya teslimini müteakip, bütçe kesintileri nedeniyle üretim durmuş, üretilen gövdeler depoya kaldırılmıştı. 2006 yılında yeniden bütçe ayrılması ile birlikte üretim tekrar başladı ve hazır olan gövdeler tekrar üretim bandına sokuldu. Rusya, İçişleri Bakanlığı'na bağlı İstihbarat Dairesi için bu helikopterlerden 12 adet sipariş vermiş durumda. Teslimatları 2015 yılında tamamlanacak helikopterler terörizmle mücadele maksadıyla kullanılacaklar.

Etiketler: , , ,

21 Mayıs 2006 Pazar

Meskun Mahal Savaşları, Çeçenistan Örneği

Daha önce "Şehir Savaşlarında Anti-Tank Taktikleri, Çeçenistan Örneği" başlığı ile yabancı kaynaklı bir çalışmanın özet çevirisini sunmaya çalışmıştım. İnsani boyutu bir yana (ki insanlık ayıbı boyutlarını misliyle aşmıştır bu savaşın niteliği), askeri açıdan da ilgimi çeken Çeçen Direnişi'nin en önemli özelliği, modern savaş taktik ve stratejilerindeki meskun mahalde savaş kavramının önemini planlayıcılara hatırlatmış olmasıdır, yeni boyutlar getirmiş olmasına ilaveten.

Small Wars Journal isimli sitede, Çeçenistan savaşı ile ilgili ayrıntılı makaleler ve Çeçen direnişini yürütmüş belli başlı askeri liderler yapılmış görüşmeler yer alıyor. Söz konusu makale ve görüşmeler, ABD Deniz Piyadeleri'nin meskun mahal çatışmalarına dair doktrin geliştirme çalışmaları çerçevesinde gerçekleştirilmiş.

Makaleler:

View From the Wolves' Den - The Chechens and Urban Operations

David Slays Goliath: A Chechen Perspective on the War in Chechnya (1994 - 1996)

General-Major Tourpal-Ali Kaimov - On Urban Warfare in Chechnya


Mülakatlar:

Aslan Maşadov
Süleyman Bustayev
Dalhan Kozev
Ahmed Zakaev
Aydemir Abalaev
Ali Demaev
Ruslan Alihaciyev
Ali Atgireyev
Abdi Batalov
Huseyin Ishanov
Hamid Iangulbaev
Ilyas Ahmedov
Magomed Khambiev
Feyzullah Nutsulkhanov
Said Ishanov
Said Ishanov - II

Etiketler: , , ,

15 Mayıs 2006 Pazartesi

Reelpolitik... Really?


Şu fotografı hep birlikte dikkatle inceleyelim:



Ne görüyoruz?

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, samimi bir şekilde objektiflere poz veriyorlar. Sarılmışlar. Gülümsüyorlar.

Kim bu zat-ı muhteremler?

Biri eski KGB ajanı. Devlet Başkanı olduğu ülkenin selefi -"sabık dev"- Türkiye'nin son 20 yılına damgasını kanla vurmuş bir terör örgütünü kurdurmuş, desteklemiş. Bu eski KGB ajaının lideri olduğu "halef ülke", söz konusu örgütle bağını halen asgari de olsa sürdürmekte.

Öteki ise, kıdemli ve tecrübeli bir hukukçu. Reisi olduğu cumhuriyet, hasım "halef ülke"nin başına bela olan özerk cumhuriyete örtülü askeri ve maddi destek sağlamış; halkı arasında o özerk cumhuriyetteki direnişe karşı büyük bir sempati var. Öyle ki, gönüllü olarak savaşmaya giden gençler bile var.

Bu iki ülke arasında büyük hacimli enerji anlaşmaları var, biri diğerine büyük miktarda silah satmak istiyor. Hatta daralan savunma piyasasındaki payını artırmak için ideal bir müşteri olarak görüyor. İnşaat, turizm gibi sektörlerde büyük iş hacimleri söz konusu.. Cinsel sektör ise konumuz haricinde.

Ama iki ülkenin de parmağı diğerinin yarasını kaşıyor "çaktırmadan".

Bir ülke, üzerindeki Atlantik İttifakı baskısını kırmak için Avrasyacılık akımının dikte ettirdiği İslam tamponunu kullanmak istiyor, Pers devletine göz kırpıyor.

Diğeri "siyah" bir denizi yüzyıllar sonra tekrar kendi gölü haline getirmek üzere, kement sıkıyor.

"Reelpolitik"i tanımlamıyor mu sizce de?

Etiketler: , , , ,

04 Mayıs 2005 Çarşamba

Şehir Savaşlarında Anti Tank Taktikleri: Çeçenistan Örneği


Aralık 1994'te başlayan I. Çeçenistan Savaşı'nın ilk ayında Rus kuvvetleri 225 tank ve zırhlı araç kaybettiler. Bu kayıp, Rusya'nın harekatta kullandığı zırhlı araç sayısının %10'una tekabül etmektedir.

Bu savaşta Ruslara karşı savaşan Çeçenlerin hemen hemen tamamı eski SSCB ordusunda görevli personelden oluşmaktaydı ve kullandıkları silah ve teçhizat Rus yapımı idi. Genel olarak Çeçenler 15-20 kişilik savaş gruplarından oluşmuş bir askeri yapıda mücadele ettiler. Bu savaş grupları, RPG-7 veya RPG-18 kullanan bir anti-tankçı, bir makineli tüfekçi ve bir keskin nişancı içeren, 3-4 kişilik hücrelere bölünmüştü. Ayrıca ek olarak cephane taşıyan personel de bu hücrelre eklenmekteydi. Bu hücrelerin öncelikli görevi tank ve zırhlı araçların imhası idi. Keskin nişancı ve makineli tüfekçinin görevi zırhlı araçlara eşlik eden askerlerin etkisizleştirilmesiyken, eşgüdümlü hareket eden roketçiler araçlara saldırıyordu. Genelde 5-6 hücre (ya da anti-tank timi) eşgüdümlü olarak hareket ediyordu. Saldırılar yer seviyesi, apartmanların zemin, birinci ve ikinci katlarından gerçekleştirilmekteydi. Roketle yapılan saldırılarda araçların üst ve arka kısımları özellikle hedef alındı ayrıca bol miktarda Molotof kokteyli de kullanıldı. Saldırıların ilk aşamasında öncelikle konvoyların ilk ve son sıralarındaki araçlar hedef alındı (arada kalan araçları hareketsiz kılmak için).

Çeçenlerin bu savaşta uyguladıkları anti-tank taktikleri şu şekilde sınıflandırılabilir:

1) Anti-tank personelini koruyacak makineli tüfekçi ve keskin nişancıdan oluşan anti-tank timleri oluşturulması.

2) Binaların zırhlı araç manevrasını kısıtladığı bölgelerde pusu noktaları belirlenmesi.

3) Belirlenen bölgelerde, zırhlı araçları tuzağa sürecek şekilde pusu tertiplenmesi.

4) Eşgüdümlü çalışacak timlerin zeminde ve bina katlarında mevzilenmesi.

5) Tank ve zırhlı araçların özellikle arka ve üst bölgelerinin hedeflenmesi. Ön taraftan yapılacak saldırılar, sadece saldıranın yerinin açığa çıkması sonucu doğurmuştur.

6) Konvoya eşlik eden uçaksavar topçusunun ilk başta safdışı bırakılması.

Savaşta imha edilen zırhlı araçlara ortalama 3 ila 6 arasında roket fırlatıldı. Çeçenler özellikle zırhlı araçların motor ve yakıt deposu bölgelerini hedeflediler. Aşağıdaki çizimlerde, savaşta kullanılan tank ve zırhlı araçların en çok ölümcül isabet aldıkları bölgeler koyu renkle gösterilmiştir:







Rusların ilk etapta verdiği kayıpların hemen hemen tamamı ilave zırh koruması taşımayan, uygun taktiklerle hareket etmeyen ve savaşa hazırlık seviyesi düşük araçlardan oluşmaktadır. Buna ilaveten Rus askeri personelinin düşmanı küçümsemesi de kayıpların yüksek olmasında etkili olmuştur. Savaşın ilk ayından sonra Ruslar zırhlı konvoylara kundağı motorlu uçaksavar topçu sistemlerini de kattılar (ZSU-23-4 ve 2S6). Bundaki etken, tank toplarının Çeçen anti-tank timlerine karşı tamamen etkisiz olması ve yüksek atış süratine sahip uçaksavar toplarının düşman personeline karşı daha etkili olmasıydı. Rusların geliştirdiği bir başka yöntem ise konvoyların güzergahlarındaki muhtemel noktalara pusu kurulmasıydı. Yem olarak gelen zırhlı konvoya saldırmak üzere harekete geçen Çeçen timleri, böylelikle tespit ve imha ediliyordu.

Savaşın ilk ayında Çeçenler 62 Rus tankını imha ettiler. Ölümcül isabetlerin hemen hemen tamamı reaktif zırhla korunmayan bölgelere kaydedildi. Çeçenistan'da kullanılan T-72 ve T-80 tankları, ağır zırhla kaplı ön bölgelerinden etkili isabet almadılar, buna karşın sürücü mahali, arka-üst ve arka-yan taraflar ile taretin üst kısmı en savunmasız bölgeler idi.

Şehir savaşında ve kapalı alanda roket kullanımında karşılaşılan sorunlar roketin yerinin kolaylıkla tespit edilebilmesi ve zehirli roket egsoz gazıdır. Ayrıca fırlatmadan sonra yeni roketin doldurulması arasında geçen süre de önemli bir sorundur. Çeçenler bu sorunu birden fazla roketçinin birbiri ardına atış yapması ile çözmüştür. Gelecekte şehir savaşlarında ihtiyaç duyulacak anti-tank roketlerinin, düşük tespit edilebilirliğe sahip, birden fazla kullanılabilen ve çabuk doldurulabilen hafif ve kapalı alanlardan ateşlenebilen sistemler olması gerekmektedir.



(http://www.fas.org/man/dod-101/sys/land/row/rusav.htm adresinde yer alan ve Lester W Grau tarafından hazırlanmış "Russian-Manufactured Armored Vehicle Vulnerability in Urban Combat: The Chechnya Experience" adlı çalışmasından özet çeviridir.)

Etiketler: , , , , , ,